⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 430
🕐 Son Güncelleme: 30.10.2026 09:36
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Çalıştığı şirket tarafından rızası dışında yüzlerce kilometre uzaklıktaki başka bir işyerine gönderilen ve maaşında düşüş yaşanan bir teknisyen, hakkını aramak için mahkemeye başvurdu.
- Bölge Adliye Mahkemesi işverenin yönetim hakkına vurgu yaparak davanın reddine karar verse de, dosyayı inceleyen Yargıtay 9. Hukuk Dairesi bu kararı bozarak hukuka aykırılığın tespit edilebileceğine hükmetti.
- Emsal niteliğindeki bu karar, çalışma şartlarında esaslı değişiklik yapılan ve rızası alınmadan sürgün niteliğinde atamalara maruz kalan binlerce çalışan için yeni bir güvence oluşturdu.
Türkiye genelinde istihdam piyasasını yakından ilgilendiren kritik bir hukuki gelişme yaşandı. Çalışma hayatında sıkça karşılaşılan ve işçilerin rızası dışında gerçekleştirilen zorunlu tayinlerle ilgili Yüksek Mahkeme’den emsal niteliğinde bir karar çıktı. Kendi istek ve iradesi dışında yüzlerce kilometre uzaklıktaki farklı bir şehre görevlendirilen ve bu süreçte ücretinde de düşüş yaşayan teknisyenin hukuk mücadelesi, işçi hakları açısından yeni bir dönemin kapısını araladı.
Zorunlu Görev Değişikliği ve Yargı Süreci
Olay, bir şirkette teknisyen olarak çalışan işçinin, merkezinden 400 kilometre uzaklıktaki başka bir tesise gönderilmesiyle başladı. Kısa bir süre sonra ise aynı çalışan bu kez 600 kilometre uzaklıktaki farklı bir şehre tayin edildi. Görev yerinin sürekli değiştirilmesi ve buna bağlı olarak maaşında azalma meydana gelmesi üzerine mağdur olan çalışan, hakkını aramak amacıyla İş Mahkemesi’ne başvurdu. Yerel mahkeme, yapılan atamanın çalışma koşullarında esaslı değişiklik yarattığını ve işçinin rızasının alınmadığını belirterek davanın kabulüne karar verdi.
Ancak davalı şirket avukatlarının kararı istinafa taşımasıyla süreç farklı bir boyut kazandı. Bölge Adliye Mahkemesi, İş Kanunu kapsamında işverenin yönetim hakkına dikkat çekerek, bu tür tayinlerin iptali için özel bir dava türünün öngörülmediğini savundu ve yerel mahkeme kararını bozarak davanın reddine hükmetti. Bu aşamada iş arayan vatandaşların yakından takip ettiği Türkiye genelinde İŞKUR arama hacmi zirvede haberinde olduğu gibi, istihdam ve çalışma şartları ekonominin en sıcak gündem maddeleri arasında yer almaya devam etti.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nden Emsal Karar
Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararının ardından dosyayı temyiz eden davacı işçi, hukuki mücadelesini Yüksek Mahkeme taşıdı. Dosyayı inceleyen Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, nakil işlemlerinde işverenin yönetim hakkının sınırsız olmadığını bir kez daha vurguladı. Yüksek Mahkeme, nakil işleminin iptaline doğrudan karar verilemese bile, hukuki yarar bulunması durumunda işlemin hukuka aykırı olup olmadığının tespitine karar verilebileceğini belirtti. Bu karar, iş dünyasında büyük yankı uyandırırken ekonomik ve sosyal dengeleri korumaya yönelik diğer gelişmeleri de akıllara getirdi. Nitekim benzer şekilde küresel ekonomide yaşanan dalgalanmalar ve finansal stratejiler de Japonya Merkez Bankası enflasyon hedefine 13 yıl sonra ulaştı başlığıyla uluslararası kamuoyunda geniş ses getirmişti.
İşçiler İçin Yeni Bir Güvence
Yargıtay’ın verdiği bu karar, çalışma şartlarında tek taraflı olarak esaslı değişiklik yapılan, maaşı düşürülen veya rızası dışında farklı şehirlere gönderilen tüm çalışanlar için güçlü bir hukuki dayanak oluşturuyor. Uzmanlar, işverenlerin yönetim hakkını kullanırken dürüstlük kuralına uyması gerektiğine ve işçinin ekonomik veya sosyal hayatını çekilmez hale getirecek atamaların yargı denetimine tabi olduğuna dikkat çekiyorlar.



