⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 386
🕐 Son Güncelleme: 30.10.2026 19:25
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Yunan basınında çıkan haberlerde, Türkiye’nin Libya modeliyle Suriye ile de deniz yetki alanlarını sınırlandırma anlaşması yapabileceği iddia edildi.
- Söz konusu olası hamlenin, Doğu Akdeniz’deki Yunanistan ve İsrail’in ekonomik ve askeri planlarını doğrudan etkileyeceği savunuldu.
- Ankara’nın bu adımı atması durumunda Güney Kıbrıs’ın denizden çevreleneceği ve Yunan kıta sahanlığı üzerinde stratejik bir baskı oluşacağı öne sürüldü.
Doğu Akdeniz’deki enerji ve jeopolitik rekabet, Türkiye’nin Libya ile imzaladığı deniz yetki alanları mutabakatının ardından yeni bir boyuta taşındı. Yunan medyasında yer alan analizlerde, Ankara’nın Libya’da elde ettiği diplomatik ve stratejik başarıyı bölgedeki diğer ülkelerle genişletebileceği üzerinde duruluyor. Bu kapsamda, Türkiye ile Suriye arasında olası bir deniz yetki alanı sınırlandırma anlaşması, Atina’da yakından takip edilen bir senaryo haline geldi.
Denizlerde Yeni Bir Stratejik Hat mı Kuruluyor?
Yunanistan merkezli yayın organlarında paylaşılan değerlendirmelerde, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de Osmanlı dönemine benzer bir nüfuz alanı oluşturma çabasında olduğu öne sürülüyor. Habere göre, Ankara’nın Şam yönetimi ile deniz geçidini kapatacak bir mutabakat zaptı imzalaması, bölgedeki mevcut güç dengelerini kökten değiştirebilir. Bu durum, Milli Savunma Bakanlığı gibi kurumların bölgedeki stratejik hamlelerinin uluslararası yansımaları olarak değerlendiriliyor.
Yunanistan ve İsrail İçin Risk Faktörü
İddialara göre, Türkiye’nin Suriye ile atacağı olası bir adım, Yunanistan’ın yanı sıra İsrail’in de Doğu Akdeniz’deki ekonomik ve askeri planlarını riske atıyor. Tel Aviv yönetiminin, daha önce Türkiye-Libya mutabakatına yönelik sert tutumu hatırlatılarak, Suriye ile yapılacak benzer bir anlaşmanın İsrail’in bölgedeki ticari çıkarlarını kısıtlayabileceği belirtiliyor. Öte yandan, Tahir Büyükakın’dan Avrupa Konseyi’nin AİHM müdahilliğine tepki haberlerinde olduğu gibi, Türkiye’nin dış politikadaki kararlı duruşu uluslararası arenada dikkatle izlenmeye devam ediyor.
Analizlerde, Türkiye’nin bu hamlesinin Güney Kıbrıs’ı denizden çevreleyeceği ve Yunanistan’ın kıta sahanlığını daraltacak kesintisiz bir “deniz yayı” oluşturacağı ifade ediliyor. Yunan yetkililerin, bu “tehlikeli” olarak nitelendirilen plana karşı Mısır, Güney Kıbrıs ve İsrail ile ortak hareket etmesi gerektiği vurgulanıyor.
Bölgesel Gelişmeler ve Türkiye’nin Etkisi
Doğu Akdeniz’deki bu gelişmeler, bölgede yaşanan diğer krizlerle de paralellik gösteriyor. Dünyanın farklı bölgelerinde yaşanan çatışmalar ve insani dramlar, örneğin Yemen’in Taiz kentinde Husilerin saldırıları sonucu 189 sivil öldü haberiyle gündeme gelen istikrarsızlıklar, bölgesel ittifakların önemini artırıyor. Türkiye, hem diplomasi hem de saha stratejileriyle kendi kıta sahanlığını koruma konusundaki kararlılığını Libya’dan sonra Suriye hattına da genişletme sinyalleri veriyor.




