⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 389
🕐 Son Güncelleme: 30.10.2026 07:15
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis, BM Güvenlik Konseyi’nde düzenlenen oturumda Türkiye ve Libya arasındaki deniz yetki alanları mutabakatını hedef aldı.
- Miçotakis, söz konusu anlaşmanın uluslararası deniz hukukuna aykırı, yasa dışı ve coğrafi gerçeklerle bağdaşmayan bir girişim olduğunu ileri sürdü.
- Konuşmasında Yunanistan ile Libya’nın doğal komşu olduğunu savunurken, Türkiye ve Libya arasındaki sınır çizimini “yapay” olarak nitelendirdi.
Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi çatısı altında gerçekleştirilen diplomatik oturumda, Doğu Akdeniz’deki deniz yetki alanları tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı. Yunanistan başkanlığında düzenlenen ve gelişmekte olan teknolojiler ile deniz güvenliği temalarının işlendiği açık oturumda konuşan Miçotakis, Türkiye ile Libya arasında imzalanan denizcilik mutabakatına yönelik sert eleştirilerde bulundu.
Miçotakis: “Türkiye ve Libya Yapay Bir Sınır Oluşturmaya Çalışıyor”
Başbakan Miçotakis, konuşmasında Türkiye-Libya denizcilik mutabakatını, “uluslararası deniz hukukunun temel ilkelerinin açık bir ihlali” olarak tanımladı. Anlaşmanın niteliği hakkında konuşan Yunanistan lideri, bu mutabakatın “yasa dışı, keyfi ve coğrafyaya aykırı” olduğunu iddia etti. Bölgedeki jeopolitik dengelerin hassasiyeti göz önüne alındığında, bu tür açıklamalar 30 Ekim 2026 ekonomi ve siyaset gündemi içerisinde de dikkat çeken diplomatik gerilimlerin bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Miçotakis, deniz sınırlarının belirlenmesinde coğrafi komşuluk ilişkilerinin esas alınması gerektiğini savunarak, “Yunanistan ile Libya, karşılıklı kıyıları bulunan doğal komşulardır. Bu nedenle deniz bölgelerini karşılıklı anlaşmalarla belirleme hakkına sahibiz. Buna karşılık, Türkiye ve Libya’nın karşılıklı veya bitişik kıyıları bulunmamaktadır. Buna rağmen, aralarında yapay bir deniz sınırı oluşturmaya çalıştılar” ifadelerini kullandı.
Doğu Akdeniz’de Deniz Güvenliği ve Hukuki Tartışmalar
BM Güvenlik Konseyi oturumunun ana temalarından biri olan deniz güvenliği, sadece teknolojik gelişmeleri değil, aynı zamanda bölgesel egemenlik haklarını da kapsıyor. Küresel ölçekte savunma ve güvenlik stratejilerinin yeniden şekillendiği bu dönemde, AB Komisyonu’nun savunma ve güvenlik konusundaki çağrıları gibi kritik gelişmeler, Doğu Akdeniz’deki hukuki ihtilafların uluslararası boyutta ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gösteriyor.
Yunanistan’ın bu çıkışı, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki haklarını koruma konusundaki kararlı duruşuyla karşı karşıya kalıyor. Diplomatik çevreler, Miçotakis’in bu açıklamalarının BM nezdinde yeni bir hukuki sürecin tetikleyip tetiklemeyeceğini merakla bekliyor. Bölgesel istikrarın korunması adına devletlerin milli birlik ve kardeşlik ilkeleri ile uluslararası hukuk normları arasında bir denge kurması bekleniyor.
Özetle, Yunanistan Başbakanı’nın BM kürsüsünden yaptığı bu açıklamalar, Türkiye ve Yunanistan arasındaki deniz yetki alanları krizinin uluslararası platformlarda tartışılmaya devam edeceğinin açık bir göstergesi niteliğinde.



