⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 378
🕐 Son Güncelleme: 31.10.2026 09:57
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer, 30 Ekim 2024 tarihinde gerçekleştirilen operasyonun detaylarını ve yaşadığı süreci kamuoyuyla paylaştı.
- Özer, şafak vaktinde evinin polisler tarafından kuşatıldığını belirterek, tutuklanma sürecinin belediyeye kayyum atanması amacıyla gerçekleştirildiğini iddia etti.
- Belediye yönetiminde kamu zararı oluşmadığını savunan Özer, hakkındaki suçlamaların mesnetsiz olduğunu ve akademik geçmişine vurgu yaptı.
Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer, görevden uzaklaştırılması ve tutuklanmasıyla sonuçlanan operasyon sürecine ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu. 30 Ekim 2024 tarihinde düzenlenen operasyonun ardından hukuki süreç devam ederken, Özer yaşadığı şafak baskınını ve belediyeye kayyum atanmasıyla ilgili iddialarını detaylandırdı.
Şafak Baskını ve Gözaltı Anı
Operasyonun gerçekleştiği geceye dair kronolojik bir bilgilendirme yapan Ahmet Özer, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlamalarının ardından rutin hayatına devam ettiğini belirtti. Özer, “Sabaha karşı, henüz şafak sökmemişken onlarca polis evimin etrafını kuşattı. Eşimin beni uyandırmasına bile fırsat verilmeden evden götürüldüm” diyerek operasyonun sertliğini dile getirdi. Yaşanan bu durumun ardından, henüz hakim karşısına çıkmadan belediyeye kayyum atanacağına dair haberlerin yayıldığını ifade etti.
Sürecin bir plan dahilinde ilerlediğini savunan Özer, TRT Haber Canlı Yayın Aramaları Google Trendlerde Yükselişte olduğu dönemlerde, kamuoyunda geniş yankı uyandıran bu gelişmeleri “Ver belediyeyi, gir içeriye; suçun ne olduğuna sonra bakarız” yaklaşımıyla tanımladı.
Kayyum Ataması ve Hukuki İddialar
Belediye yönetiminin didik didik edildiğini belirten Ahmet Özer, görev süresi boyunca herhangi bir kamu zararına yol açmadıklarını vurguladı. Hakkındaki tüm iddialardan beraat ettiğini hatırlatan Özer, tutukluluk sürecinin ardından “görevi ihmal” gibi suçlamalarla karşı karşıya kaldığını öne sürdü. Özer, belediyeye atanan kayyum yönetiminin de şeffaf olmadığını iddia ederek, kayyumun getirdiği bir başyardımcının evinde yüklü miktarda servet ele geçirildiğine dair iddiaları gündeme getirdi.
Akademik Geçmiş ve Mesleki Kimlik
Kendisine yöneltilen suçlamaların mesleki kariyeriyle bağdaşmadığını ifade eden Özer, akademik kimliğinin altını çizdi. Bugüne kadar 40’ın üzerinde kitap kaleme aldığını belirten Özer, 12. Bakü Uluslararası Kitap Fuarı 32 Ülkenin Katılımıyla Açıldı haberi gibi kültürel etkinliklerin önemine değinen bir entelektüel olarak, 40 bin öğrenci yetiştirdiğini söyledi. Rektörlükten genel sekreterliğe kadar pek çok üst düzey görevde bulunduğunu belirten Özer, devletin planlama süreçlerinde yer aldığını hatırlatarak, “Barış ve demokrasi için mücadele eden bir akademisyen olarak, boş bir dosyayla örgüt üyeliğiyle suçlanmam kabul edilemez” dedi.
Özer, Esenyurt’ta aldığı oy oranına dikkat çekerek, demokratik iradenin bir gece yarısı operasyonuyla devre dışı bırakılmaya çalışıldığını savundu. Belediye yönetimindeki incelemelerin sonucunda somut bir usulsüzlük tespit edilmediğini yineleyen Özer, hukuki mücadelesini sürdüreceğini belirtti.




