⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 468
🕐 Son Güncelleme: 31.10.2026 23:44
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- İsrail’de 27 Ekim’de yapılan genel seçimlerin ardından hiçbir siyasi blok mecliste çoğunluğu sağlayamadı.
- Eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot, yeni bir hükümet kurmak için dört temel ilke belirleyerek geniş tabanlı bir koalisyon çağrısı yaptı.
- Başbakan Netanyahu Arap partilerle görüşmeyi reddederken, Eisenkot’un teklifi İsrail siyasetinde yeni bir dönemin kapısını aralayabilir.
İsrail’de 27 Ekim tarihinde gerçekleştirilen genel seçimlerin ardından ülke siyaseti derin bir belirsizlik sürecine girdi. Yapılan seçimlerde, Başbakan Binyamin Netanyahu’nun temsil ettiği blok ile eski İsrail Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot’un liderliğindeki muhalefet bloğu arasında kıyasıya bir yarış yaşandı. Ancak sonuçlar, 120 sandalyeli mecliste (Knesset) herhangi bir tarafın tek başına iktidar kurmasına olanak tanımadı.
Seçim Sonuçları ve Meclis Aritmetiği
Seçim sonuçlarına göre, Binyamin Netanyahu liderliğindeki blok 53 sandalye kazanarak ikinci sırada yer aldı. Onu 48 sandalye ile Gadi Eisenkot takip etti. Seçimin en dikkat çekici gelişmesi ise Arap partilerin tarihlerindeki en yüksek katılım oranına ulaşarak 19 sandalye kazanması oldu. İsrail’de bir hükümetin kurulabilmesi için gereken 61 sandalye barajına ne iktidar ne de muhalefet bloğu ulaşabildi. Bu durum, koalisyon görüşmelerinin oldukça zorlu geçeceğine işaret ediyor.
Netanyahu, seçim sonrası yaptığı açıklamada Arap partilerle herhangi bir koalisyon görüşmesi yürütmeyeceğini açıkça ifade etti. İsrail’in iç siyasetindeki bu kilitlenme, İran’dan Batı Asya İçin Yeni Bölgesel Düzen Çağrısı gibi dış dinamiklerin de etkisiyle bölgedeki jeopolitik dengeleri daha karmaşık bir hale getirme potansiyeli taşıyor.
Eisenkot’tan “Dört İlkeli” Koalisyon Formülü
Siyasi belirsizliğin ortasında eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot, yeni bir hükümet kurmak adına stratejik bir adım attı. Eisenkot, İsrail’in geleceğini güvence altına alacak ve geniş kapsamlı bir Siyonist hükümet oluşturacak “dört temel ilke” belirledi. Eisenkot, bu ilkeleri kabul eden tüm milletvekillerinin geniş tabanlı bir devlet adamlığı hükümetine katılabileceğini belirtti.
Eisenkot tarafından önerilen dört temel ilke şu şekilde sıralandı:
- Devletin Kimliği: İsrail’in Yahudi, demokratik, liberal ve eşitlikçi bir devlet olarak tanınması ve Bağımsızlık Bildirgesi’nin değerlerine sadık kalınması.
- Ulusal Hizmet: Tüm İsrail vatandaşları için zorunlu askerlik veya sivil ulusal hizmet yükümlülüğünün getirilmesi.
- Hamas’ın Statüsü: Hamas’ın resmi olarak bir terör örgütü olarak tanınması.
- Gazze’nin Yönetimi: Hamas’ın Gazze Şeridi’ndeki tüm askeri ve yönetimsel gücünün tamamen ortadan kaldırılması.
Bölgesel Etkiler ve Gelecek Senaryoları
Eisenkot’un bu teklifi, sadece İsrail iç siyasetini değil, Gazze’deki askeri operasyonların seyrini de doğrudan etkileyebilir. Eisenkot, Gazze’deki Hamas yönetiminin yok edilmesinin bir zorunluluk olduğunu vurgularken, önerdiği koalisyonun devletin temel karakterini koruyacağını savunuyor. Siyasi krizin derinleşmesiyle birlikte, Arnavutluk’ta Eğitim Koşulları İçin Devam Eden Protestolar gibi küresel toplumsal hareketlerin aksine, İsrail’de güç dengeleri tamamen meclis aritmetiği ve koalisyon pazarlıkları üzerinden şekilleniyor.
Önümüzdeki günlerde, Netanyahu ve Eisenkot arasındaki bu rekabetin, İsrail’in hem iç güvenlik politikalarını hem de Filistin ile olan çatışma sürecini nasıl yöneteceğini belirlemesi bekleniyor.




