Gündem

İHD’den Varto ve Karlıova’daki Jeotermal Projelerine İtiraz

İHD Ekoloji Komisyonu, Varto ve Karlıova'daki jeotermal enerji projelerinin yaşam hakkı ve ekolojik denge üzerindeki risklerine dikkat çekerek keşif öncesi uyarıda bulundu.

OKUMA AYARLARI
İHD'den Varto ve Karlıova'daki Jeotermal Projelerine İtiraz
İHD'den Varto ve Karlıova'daki Jeotermal Projelerine İtiraz
📍 Konum: Muş, Türkiye
⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 383
🕐 Son Güncelleme: 31.10.2026 14:52

📌 Öne Çıkan Başlıklar

  • Muş’un Varto ve Bingöl’ün Karlıova ilçelerinde planlanan jeotermal kaynak arama projeleri için 2 Kasım 2026 tarihinde bilirkişi keşfi yapılacak.
  • İnsan Hakları Derneği (İHD), projelerin ekolojik dengeyi bozabileceğini ve deprem riskini tetikleyebileceğini belirterek yaşam hakkı vurgusu yaptı.
  • Bölge halkının tepkisi sürerken, mahkemeden çevresel ve toplumsal hakları gözeten bir karar çıkması talep ediliyor.

Muş’un Varto ilçesine bağlı Çalıdere köyü ile Bingöl’ün Karlıova ilçesindeki Ilıpınar ve Kantarkaya köylerinde planlanan jeotermal kaynak arama projeleri, bölgedeki ekolojik endişeleri yeniden gündeme taşıdı. Bingöl İdare Mahkemesi’nde görülen ve “ÇED Olumlu” kararlarının iptali istemiyle açılan davalar kapsamında, 2 Kasım 2026 tarihinde bilirkişi eşliğinde saha keşfi yapılması kararlaştırıldı.

Yaşam Hakkı ve Ekolojik Denge Vurgusu

İnsan Hakları Derneği (İHD) Ekoloji ve Yaşam Hakkı Komisyonu, keşif öncesinde yaptığı açıklamada enerji projelerinin sadece ekonomik verilerle değerlendirilmesinin kabul edilemez olduğunu savundu. Açıklamada, “Her proje; insan hakları, ekolojik denge, demokrasi ve gelecek kuşakların yaşam hakkı temelinde ele alınmalıdır” denildi. Anayasa’nın 17. ve 56. maddelerine atıfta bulunan dernek, temiz ve sağlıklı bir çevrede yaşamanın evrensel bir hak olduğunu vurguladı. Benzer şekilde, toplumsal hakların korunması konusu, Meta’nın genç kullanıcıların açtığı bağımlılık davası gibi örneklerde olduğu gibi hukuki bir zeminde tartışılmaya devam ediyor.

Deprem Riski ve Çevresel Tehditler

Bölgenin jeolojik yapısına dikkat çeken uzmanlar ve İHD temsilcileri, Karlıova ve Varto’nun yüksek deprem riski taşıyan fay hatları üzerinde bulunduğuna işaret ediyor. 1966 yılında ağır yıkım yaşayan Varto’nun jeolojik gerçekliğinin göz ardı edilmemesi gerektiği belirtilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi: “Jeotermal enerji santrallerinde kullanılan akışkanın yeraltına basılması ve çıkarılması, bölgenin depremselliğini tetikleyebilir. Ayrıca, atık sulardaki arsenik ve bor gibi elementlerin su kaynaklarına karışma ihtimali, tarım ve ekosistem için ciddi riskler taşımaktadır.”

Yaşanan bu süreç, bölge halkı için sadece ekonomik bir mesele değil, aynı zamanda kültürel ve yaşamsal bir varlık mücadelesi olarak görülüyor. Hatırlanacağı üzere, Türkiye’nin farklı bölgelerinde doğa tahribatına karşı benzer direnişler yaşanmıştı. Osmaniye’nin Sumbas ilçesinde meydana gelen deprem gibi jeolojik hareketlilikler, bu tür projelerin yer seçiminde daha dikkatli olunması gerektiğini bir kez daha hatırlatıyor.

Toplumsal İrade ve Gelecek Beklentisi

Çalıdere köyünde 27 Ocak 2026’da başlayan direniş, bölge halkının yaşam alanlarını koruma konusundaki kararlılığını simgeliyor. İHD, mahkeme sürecinin sadece teknik raporlarla değil, bölge halkının talepleri ve ekolojik gerçeklikler ışığında sonuçlanması gerektiğini savunuyor. Toprak, su ve meraların sadece birer yatırım sahası olarak görülmesinin, halkın temel geçim kaynaklarını ve toplumsal huzurunu bozacağı ifade ediliyor.

REKLAMŞipŞakMedya – Görev yap para kazan

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yapımcı: eritir.com.tr