⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 417
🕐 Son Güncelleme: 31.10.2026 18:58
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Kemal Kılıçdaroğlu, CHP Gençlik Kolları toplantısında kurultaylarda rüşvet yoluyla oy yönlendirilmesi iddialarına karşı çıktı.
- Siyasi ikna ile irade satın alma arasındaki farkı vurgulayan Kılıçdaroğlu, bu durumu “içimize sızma” olarak tanımladı.
- Kamu kaynaklarını şahsi menfaatleri için kullanan belediye başkanlarının partide kalmaması gerektiğini belirtti.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) eski Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Ankara’da düzenlenen CHP Gençlik Kolları İl Koordinasyon Toplantısı’nın kapanış konuşmasında siyasetin etik değerlerine dair kritik açıklamalarda bulundu. Kurultay süreçlerinde yaşanan tartışmalara değinen Kılıçdaroğlu, siyasi iknanın bir yöntem olduğunu ancak para karşılığı irade satın almanın kabul edilemez bir ahlaksızlık olduğunu vurguladı.
“İrade Satın Almak Siyasi Bir Ahlaksızlıktır”
Kılıçdaroğlu, kurultaylarda delegelerin fikirlerinin değiştirilmesi ile maddi çıkar sağlanması arasındaki keskin çizgiyi ortaya koydu. Siyasi tartışmaların ve ikna süreçlerinin demokrasinin bir gereği olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, “Bir kişiyi ikna etmek ayrı, o kişinin iradesini satın almak ayrıdır. Ben gelirim, siz beni ikna edersiniz, ben buna eyvallah derim; ben sizi ikna ederim, eyvallah derim,” ifadelerini kullandı.
Para karşılığı oy yönlendirenlerin partinin gerçek değerlerini temsil etmediğini söyleyen Kılıçdaroğlu, bu durumu “İçimize sızdılar” sözleriyle nitelendirdi. Kılıçdaroğlu’nun bu sert çıkışı, siyasi partilerdeki etik arayışın bir parçası olarak değerlendirilirken, daha önce Kemal Kılıçdaroğlu’ndan AK Parti İçin Yeni Arınma Mesajı haberinde de değinilen genel siyasi arınma temasıyla paralellik gösterdi.
Belediye Başkanlarına İstifa Çağrısı
Konuşmasında sadece parti içi kurultay süreçlerine değil, yerel yönetimlerdeki kaynak kullanımına da değinen Kılıçdaroğlu, belediye başkanlarına yönelik ciddi uyarılarda bulundu. Kamu kaynaklarının halkın hizmetine sunulması yerine, şahsi veya yakın çevrenin menfaatleri doğrultusunda harcanmasının CHP ilkeleriyle bağdaşmadığını belirtti.
Kılıçdaroğlu, “Hiçbir belediye başkanı, halka hizmet etmekten çekinmemeli. Ama parayı kendisi için, yakınları için harcıyorsa ve hâlâ ‘Ben CHP’liyim’ diyorsa sakın CHP’de kalmasın,” diyerek bu durumdaki isimleri derhal istifaya davet etti. Yerel yönetimlerdeki iddialar ve bu iddialara verilen yanıtlar siyaset gündemini meşgul etmeye devam ederken, örneğin Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras Hakkındaki İddialara Yanıt Verdi haberi gibi süreçler, yerel siyasetin denetim mekanizmalarının önemini bir kez daha hatırlatıyor.
Siyasi Ahlak Kanunu Vazgeçilmezimizdir
Siyasetin kirlilikten arındırılması gerektiğini savunan Kılıçdaroğlu, “Siyasi Ahlak Kanunu” kavramının partinin temel taşlarından biri olacağını ifade etti. Bir avuç kişinin zenginleştiği, milyonların ise fakirleştiği bir düzenin Türkiye’nin huzurunu kaçırdığını belirten eski Genel Başkan, ahlaki temelleri güçlü bir siyasetin inşasının şart olduğunu söyledi.
Kılıçdaroğlu’nun sözlerine konu olan rüşvet iddiaları, geçmişte de çeşitli delege beyanlarıyla gündeme gelmişti. Özellikle Bitlis delegesi Veysi Uyanık’ın, kurultay döneminde delegelere oy karşılığı para dağıtıldığına dair iddiaları, partinin kurultay süreçlerindeki şeffaflık tartışmalarını yeniden alevlendirmişti.




