⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 377
🕐 Son Güncelleme: 31.10.2026 14:46
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Yunanistan Başbakanı Kiriakos Miçotakis, BM Genel Kurulu’ndaki konuşmasında Türkiye’nin deniz yetki alanlarını sınırlamayı hedefleyen bir harita sundu.
- Miçotakis, Yunan adalarına 12 mil ve geniş kıta sahanlığı iddialarını içeren harita üzerinden Türkiye-Libya mutabakatını eleştirdi.
- Türkiye temsilcileri, söz konusu iddiaların uluslararası hukuka aykırı olduğunu belirterek, bölgedeki haklarını korumaya kararlı olduklarını vurguladı.
Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu, uluslararası gerilimin tırmandığı bir oturuma sahne oldu. Yunanistan Başbakanı Kiriakos Miçotakis, konuşması sırasında Türkiye’nin Ege ve Akdeniz’deki deniz yetki alanlarını yok sayan, Anadolu kıyılarına yakın bölgeleri dahi Yunanistan’ın kıta sahanlığı içinde gösteren bir haritayı konsey üyelerine sundu. Bu hamle, bölgedeki diplomatik dengeleri yeniden tartışmaya açtı.
Miçotakis’in Harita İddiaları ve Türkiye-Libya Mutabakatı
Miçotakis, sunumunda Yunan adalarının 12 mil karasuları ve sınırsız kıta sahanlığına sahip olduğunu iddia etti. Türkiye’yi Anadolu kıyılarına hapsetmeyi hedefleyen bu harita, özellikle Türkiye ile Libya arasında imzalanan deniz yetki alanlarını sınırlandırma mutabakatını hedef alıyor. Yunan tarafı, bu mutabakatın uluslararası hukuku ihlal ettiğini savunurken, Ankara yönetimi bu anlaşmanın tamamen BM deniz hukuku ilkeleriyle uyumlu olduğunu savunuyor. Bu diplomatik gerilim, tıpkı Suriye’de okul kitaplarında müfredat değişikliği tartışması gibi uluslararası arenada dikkatle takip edilen bir konu haline geldi.
Türkiye’den Diplomatik Yanıt
BM’deki oturumda söz alan Türk temsilciler, Yunanistan’ın maksimalist taleplerinin bölgedeki barış ve istikrarı tehdit ettiğini belirterek, bu tür “harita dayatmalarının” hukuki bir geçerliliği olmadığını ifade etti. Türkiye, kendi kıta sahanlığının sınırlarını uluslararası hukuk çerçevesinde korumaya devam edeceğini ve hiçbir ülkenin Türkiye’yi kıyılarına hapsetme girişiminin başarılı olamayacağını net bir dille vurguladı.
Diplomatik çevreler, Yunanistan’ın bu hamlesini “iç kamuoyuna mesaj” ve “uluslararası platformlarda Türkiye’yi zor durumda bırakma stratejisi” olarak nitelendiriyor. Türkiye ise bölgedeki haklarını, tıpkı yargıtay gündemdeki arama trendlerinde olduğu gibi, hukuk zemininde savunmaya kararlı olduğunu her fırsatta yineliyor. Türkiye’nin kararlı duruşu, sadece diplomasi alanında değil, sahada da aktif olarak sürdürülüyor.
Bölgesel Gerilim ve Gelecek Beklentileri
Ege ve Akdeniz’deki deniz yetki alanları konusu, iki ülke arasındaki temel anlaşmazlık noktalarından biri olmaya devam ediyor. Uzmanlar, Yunanistan’ın bu tür tek taraflı harita sunumlarının diyalog sürecine zarar verdiğini belirtiyor. Türkiye, sorunların çözümünde “eşit haklar” ilkesinin temel alınması gerektiğini savunurken, Yunanistan’ın maksimalist tezlerinden vazgeçmemesi iki ülke arasındaki gerilimin kısa vadede düşmeyeceğine işaret ediyor. Türkiye, bu süreçte hem diplomatik kanalları açık tutuyor hem de ulusal çıkarlarını korumak için gerekli tüm adımları atmaktan geri durmuyor.




