⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 385
🕐 Son Güncelleme: 01.11.2026 13:33
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Cumhurbaşkanı Erdoğan, Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae Myung’un daveti üzerine iki günlük resmi bir ziyaret gerçekleştirmek üzere Güney Kore’ye gidiyor.
- Ziyaretin ana gündem maddelerini nükleer enerji santrali projeleri, savunma sanayii iş birliği ve ticaret hacminin 15 milyar dolara çıkarılması hedefleri oluşturuyor.
- Görüşmelerde ayrıca Avrupa Birliği’nin “Made in Europe” düzenlemesinin iki ülke ekonomisi ve otomotiv sektörü üzerindeki olası etkileri ele alınacak.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, iki ülke arasındaki stratejik ortaklığı güçlendirmek ve ekonomik iş birliğini yeni bir seviyeye taşımak amacıyla 8 yıllık bir aranın ardından Güney Kore’ye resmi bir ziyaret gerçekleştiriyor. Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae Myung’un davetiyle gerçekleşecek olan bu iki günlük ziyaret, diplomatik ilişkilerin 2027 yılında 70. yıl dönümüne yaklaşırken büyük bir önem taşıyor.
Enerji ve Nükleer Güç Santrali Görüşmeleri
Ziyaretin en kritik başlıklarından birini enerji alanındaki iş birliği oluşturuyor. Türkiye’nin enerji arz güvenliğini sağlamak adına nükleer güç santrali kurma konusundaki çalışmaları kapsamında, Güney Kore ile yapılan görüşmelerde önemli bir mesafe katedildiği belirtiliyor. Türkiye’nin nükleer yatırım stratejisi belirlenirken, Rusya ve Kanada gibi ülkelerin sunduğu alternatif tekliflerin de masada olduğu ve Güney Kore ile yapılacak anlaşmaların bu dengeler gözetilerek şekilleneceği öngörülüyor.
Ticaret Hacmi ve “Made in Europe” Etkisi
İki ülke arasındaki ticaret hacmi son yıllardaki ivmeyle 11 milyar dolar seviyesine ulaşmış durumda. Liderler, bu rakamı 15 milyar dolara çıkarmayı hedefliyor. Ancak ekonomik ajandanın önünde yeni bir zorluk bulunuyor: Avrupa Birliği’nin sanayiyi güçlendirmek amacıyla hayata geçirdiği “Made in Europe” düzenlemesi. Bu düzenleme, üretim süreçlerini Avrupa odaklı hale getirirken, Türkiye ve Güney Kore gibi dış aktörlerin de bu yeni ekonomik dengeye uyum sağlaması gerekiyor. Özellikle otomotiv gibi lokomotif sektörlerin bu süreçten olumsuz etkilenmemesi için stratejik adımlar atılması bekleniyor. Türkiye turizmde bölgesel krizlere rağmen büyümesini sürdürürken, sanayi ve teknoloji alanındaki bu yeni küresel düzenlemeler ticaretin geleceğini belirleyecek.
Yüksek teknoloji transferi ve yerli üretim kapasitesinin artırılması da görüşmelerin bir diğer önemli ayağı. Türkiye’nin teknolojik bağımsızlık yolundaki hamleleri, tıpkı Bakan Memişoğlu’nun robotik cerrahi cihazının Türkiye’de üretileceğine dair açıklaması gibi kritik teknolojik gelişmelerle paralellik gösteriyor. Güney Kore ile yüksek teknoloji alanında kurulacak ortaklıkların, Türkiye’nin üretim ekosistemini dönüştürmesi bekleniyor.
Savunma Sanayiinde Stratejik Ortaklık
Savunma sanayii, iki ülke arasındaki en somut iş birliği alanlarından biri olmaya devam ediyor. Altay Tankı projesindeki mevcut ortaklığın, farklı askeri platformlara ve yeni teknolojik sistemlere yayılması hedefleniyor. Liderlerin görüşmesinde sadece ikili ilişkiler değil, aynı zamanda küresel ve bölgesel güvenlik meseleleri de kapsamlı bir şekilde ele alınacak.




