⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 341
🕐 Son Güncelleme: 01.11.2026 08:01
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Suriye yetkilisi Şeybani, İsrail’in Suriye topraklarındaki askeri varlığının gayrimeşru olduğunu belirterek güçlerin çekilmesi çağrısında bulundu.
- İsrail’in mevcut tutumunun barış anlaşmalarının önünde bir engel teşkil ettiği ve Golan Tepeleri’nin Suriye toprağı olduğu vurgulandı.
- Suriye yönetimi, toprak bütünlüğüne saygı duyulması halinde müzakerelere açık olduğunu ancak savunma kararlılığını sürdüreceğini ifade etti.
Suriye yönetimi, İsrail’in bölgedeki askeri faaliyetlerine ve toprak bütünlüğüne yönelik müdahalelerine karşı sert bir duruş sergileyerek, İsrail güçlerinin Suriye topraklarından çekilmesi gerektiğini açıkladı. Suriye tarafı, İsrail’in mevcut durumu gerçekçi bir perspektifle değerlendirmesi gerektiğini savunurken, bölgedeki istikrarsızlığın temel kaynağının İsrail’in işgal politikaları olduğunu vurguladı.
İsrail’in İşgal Politikaları ve Barış Süreci
Suriye tarafının temsilcilerinden Şeybani, yaptığı resmi açıklamada İsrail’in taleplerinin iki ülke arasında sürdürülebilir bir barış anlaşmasına varılmasının önündeki en büyük engel olduğunu belirtti. Özellikle 8 Aralık tarihinden sonra İsrail tarafından bölgede gerçekleştirilen askeri hareketliliğin ve işgalin hukuki bir dayanağı olmadığını ifade eden Şeybani, bu durumun uluslararası hukuk açısından gayrimeşru olduğunu dile getirdi. Orta Doğu’daki jeopolitik dengelerin hassasiyeti göz önüne alındığında, Doğu Akdeniz’de Türkiye ve Yunanistan arasındaki gerilim sürecek haberlerinde görülen bölgesel kırılganlıklar, Suriye-İsrail hattındaki bu gerilimin etkilerini daha da kritik hale getiriyor.
Golan Tepeleri ve Egemenlik Hakları
Açıklamada, Golan Tepeleri’nin tartışmasız bir şekilde Suriye toprağı olduğu ve bu bölgedeki İsrail varlığının Suriye’nin egemenlik haklarına doğrudan saldırı niteliği taşıdığı belirtildi. Suriye’nin egemen, istikrarlı ve haklarından taviz vermeyen bir devlet yapısına sahip olduğunu hatırlatan Şeybani, İsrail’in Suriye’nin toprak bütünlüğüne saygı duyması durumunda güvenli ve istikrarlı sınırların inşa edilebileceğini savundu. Suriye yönetimi, dış müdahalelere ve sınır ihlallerine karşı halkını ve ailesini savunma konusundaki kararlılığını yineledi.
Diplomatik kanalların açık tutulması konusuna da değinilen açıklamada, ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Büyükelçi Tom Barrack’ın sergilediği olumlu tutum takdirle karşılandı. Şeybani, Barrack’ın açıklamalarının temsil ettiği makamın gerekliliklerine uygun olduğunu ifade etti. Bölgedeki diplomatik süreçlerin yönetimi, tıpkı Mısır heyetinin kriz çözme çabaları gibi karmaşık ve çok katmanlı bir yapı arz ediyor. Suriye, müzakereleri sürdürmek için gerekli siyasi iradeye sahip olduğunu ancak bu sürecin ancak İsrail’in işgalci tutumundan vazgeçmesiyle mümkün olabileceğini net bir şekilde ortaya koydu.




