⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 424
🕐 Son Güncelleme: 02.11.2026 10:34
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- ABD’deki seçim çalışmaları sırasında, Cumhuriyetçi aday Mike Rogers’ın kampanya ekibinde yer alan iki ismin İsrail hükümeti adına kayıt yaptırdığı ortaya çıktı.
- Söz konusu isimlerin 46.5 milyon dolarlık bir sözleşme kapsamında İsrail yanlısı içerik üretimi ve stratejik iletişim faaliyetleri yürüttüğü belirlendi.
- Konu, Yabancı Ajanlar Kayıt Yasası (FARA) kapsamındaki belgelerin incelenmesiyle gün yüzüne çıktı ve seçim güvenliği tartışmalarını beraberinde getirdi.
Amerika Birleşik Devletleri’nde yaklaşan seçimler öncesinde, siyasi kampanya süreçlerinde yürütülen yabancı kaynaklı faaliyetler kamuoyunun gündemine oturdu. Yapılan incelemeler, Cumhuriyetçi Parti adayı Mike Rogers’ın kampanya ekibinde görevli olan Abigail Ronson ve Jesse Stokes’un, İsrail hükümeti adına yürüttükleri çalışmalar nedeniyle Adalet Bakanlığı’na kaydolduklarını gösterdi.
FARA Kapsamında Kayıt Zorunluluğu
ABD’de yabancı hükümetler adına yürütülen faaliyetlerin kayıt altına alınmasını öngören Yabancı Ajanlar Kayıt Yasası (FARA) belgeleri üzerinde yapılan araştırmalar, siyasi süreçlerdeki şeffaflık tartışmalarını derinleştirdi. Ronson’ın Mayıs ayında, Stokes’un ise Ekim 2025’te İsrail hükümetiyle olan profesyonel ilişkilerini resmi makamlara bildirdiği ortaya çıktı.
Bu isimlerin, ABD Başkanı Donald Trump’ın seçim kampanyasını yöneten Brad Parscale ile iş birliği yapan Convergence Media bünyesinde görev aldıkları biliniyor. Söz konusu şahısların, HAVAS Media Network aracılığıyla gerçekleştirilen ve toplam değeri 46.5 milyon doları bulan bir sözleşmenin parçası oldukları belirtiliyor.
Dijital Propaganda ve Stratejik İletişim
İddialara göre, bu büyük ölçekli sözleşme sadece geleneksel medya çalışmalarını değil, aynı zamanda dijital platformları da kapsıyor. İsrail yanlısı görüşlerin sosyal medya üzerinden yayılması ve büyük dil modellerine bu yönde verilerin yerleştirilmesi, sözleşmenin kritik maddeleri arasında yer alıyor. Ronson’ın kayıtlarında, antisemitizmle mücadele adı altında stratejik iletişim ve medya hizmetleri sunulması görevi açıkça belirtiliyor.
Dünyadaki siyasi gelişmeler ve toplumsal olaylar, tıpkı İngiltere’de Filistin destekçisi eylemcilere yönelik müdahaleler gibi, uluslararası kamuoyunun yakından takip ettiği konular arasında yer alıyor. ABD seçim sürecindeki bu finansman ve lobi faaliyetleri, seçimlerin tarafsızlığı konusundaki soru işaretlerini de beraberinde getiriyor.
Seçim Finansmanı ve Siyasi Rekabet
Sadece kampanya ekibindeki isimler değil, Rogers’a destek veren siyasi komitelerin harcamaları da dikkat çekiyor. “Democrats for Mike Rogers” adlı grubun finansmanında önemli bir rol oynayan “Together for Michigan” adlı siyasi komitenin, Demokrat Parti adayı Abdul El-Sayed’i hedef alan kampanyalar için 5 milyon dolar harcadığı ifade ediliyor. Bu durum, seçim bütçelerinin nasıl kullanıldığına dair tartışmaları alevlendiriyor.
Toplumsal kutuplaşmanın arttığı bu dönemde, vatandaşlar sadece siyasi gelişmeleri değil, aynı zamanda ekonomik verileri veya mevsimsel hava durumu değişikliklerini de yakından takip ederek günlük yaşamlarını planlıyorlar.
ABD seçimlerine yönelik bu tür dış kaynaklı lobi faaliyetlerinin, önümüzdeki günlerde Adalet Bakanlığı ve seçim kurulları tarafından daha detaylı bir incelemeye tabi tutulması bekleniyor.




