⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 381
🕐 Son Güncelleme: 02.11.2026 00:35
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Eskişehir’de tarım, hayvancılık ve sanayi sektörlerinde çalışan göçmen ve mülteci işçiler, ağır çalışma koşulları ve güvencesiz istihdamla karşı karşıya kalıyor.
- İşçiler; düşük ücretler, sigortasız çalışma, ödenmeyen maaşlar ve sınır dışı edilme (deport) korkusu gibi ciddi hak ihlalleri yaşıyor.
- Avukat Şahap Arpacı, bu güvencesizliğin sadece göçmenleri değil, tüm işçi sınıfının emek standartlarını tehdit ettiğine dikkat çekiyor.
Eskişehir’de tarımdan sanayiye, hayvancılıktan otomotiv sektörüne kadar pek çok alanda faaliyet gösteren göçmen ve mülteci işçiler, ciddi bir güvencesizlik sarmalıyla mücadele ediyor. Bölgedeki üretim süreçlerinin önemli bir kısmını sırtlayan bu iş gücü, düşük ücretler, sigortasız çalışma ve ödenmeyen alacaklar gibi temel hak ihlalleriyle karşı karşıya kalıyor. Yaşanan bu durum, sadece sosyal bir mesele değil, aynı zamanda geniş çaplı ekonomik sorunlar ve toplumsal dinamiklerin bir sonucu olarak değerlendiriliyor.
Tarım ve Hayvancılıkta Mevsimlik Emek Sömürüsü
Eskişehir’in kırsal bölgelerinde, özellikle Alpu, Beylikova, İnönü, Mihalıççık ve Seyitgazi çevrelerinde tarımsal üretim büyük oranda mülteci emeğine dayanıyor. Köylerde tarımla uğraşacak genç nüfusun azalmasıyla birlikte, patates, domates ve pancar gibi ürünlerin hasat süreçlerini Afgan ve Suriyeli işçiler üstlenmiş durumda. Ancak bu emek, karşılığını bulamıyor. İşçiler, yerli işçilere oranla çok daha düşük ücretlerle çalıştırılırken, herhangi bir sosyal güvenceden de yoksun bırakılıyor.
Avukat Şahap Arpacı, bu durumun yarattığı tehlikeye dikkat çekerek, iş kazası veya hastalık durumunda mülteci işçilerin hukuki bir mekanizmaya erişemediğini vurguluyor. Kayıt dışı çalışmanın getirdiği bu savunmasızlık, işçilerin temel insan haklarından mahrum kalmasına neden oluyor. Toplumun genelinde ekonomik göstergeler üzerindeki hassasiyet artarken, bu görünmez emeğin sömürülmesi sosyal adaleti zedeliyor.
Sanayi ve Otomotiv Sektöründe Kayıt Dışılık
Göçmen işçilerin yoğunlaştığı bir diğer kritik alan ise Eskişehir sanayisi. Teksan ve Baksan Sanayi Siteleri başta olmak üzere, otomotiv tamirhaneleri, boya ve mobilya sektörlerinde Iraklı ve Suriyeli işçilerin çalıştığı gözlemleniyor. Organize Sanayi Bölgesi’nde (OSB) ana fabrikalara üretim yapan yan sanayi işletmelerinde de benzer bir tablo hakim. Çalışma izinlerinin bulunmaması ve sigorta girişlerinin yapılmaması, işçilerin maaşlarını zamanında alamamalarına ve haklarını arayamamalarına yol açıyor.
Hukuki Engeller ve Deport Tehdidi
Mülteci işçilerin karşılaştığı en büyük psikolojik baskı ise sınır dışı edilme (deport) korkusu. İşverenlerin, güvencesiz koşulları maliyetleri düşürmek için bir araç olarak kullanması, işçileri sessiz kalmaya zorluyor. Hak ihlallerine tanıklık etmek isteyenlerin veya ücretlerini talep edenlerin “deport edilme” ile tehdit edilmesi, hukuki süreçlerin işletilmesini imkansız hale getiriyor. Bu durum, kayıt dışı istihdamın kronikleşmesine ve iş gücü piyasasında adaletsiz bir rekabet ortamının oluşmasına sebebiyet veriyor.




