⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 376
🕐 Son Güncelleme: 02.11.2026 23:32
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Gazeteci Fatih Altaylı, bir iş insanına yönelik 300 milyon TL değerinde bir borsa manipülasyonu planı sunulduğunu iddia etti.
- İddiaya göre, batık bir şirket halka açık bir şirketle birleştirilerek sahte bir halka arz süreciyle yüksek gelir elde edilmek istendi.
- Türkiye İşçi Partisi Milletvekili Ahmet Şık, konuyu sosyal medya üzerinden Adalet Bakanı Akın Gürlek’e işaret ederek gündeme taşıdı.
Gazeteci Fatih Altaylı, kaleme aldığı son köşe yazısında Türkiye’nin ekonomi ve hukuk dünyasını yakından ilgilendiren çarpıcı bir iddiayı gündeme getirdi. Altaylı, uzun yıllardır tanıdığı bir iş insanının, bir hukukçu tarafından borsada manipülasyon içeren bir operasyona dahil edilmek istendiğini öne sürdü. Söz konusu planın, şirketlerin değerini yapay yollarla artırarak piyasadan büyük miktarda kaynak sağlamayı hedeflediği belirtildi.
300 Milyon Liralık Operasyon Planı
Altaylı’nın aktardığı bilgilere göre, Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) üyeliğiyle de tanınan bir hukukçu, bir iş insanına “şirketi halka arz etme” vaadiyle yaklaştı. Ancak plan, geleneksel bir halka arzdan oldukça farklı bir yöntem içeriyordu. İddiaya göre hukukçu, iş insanına batık durumdaki şirketini doğrudan halka arz etmek yerine, halihazırda halka açık bir şirketi satın alıp kendi şirketiyle birleştirmeyi önerdi. Bu yöntemle, şirket aslında halka arz edilmeden halka açık hale getirilecek ve borsada hisse satışı yapılarak yaklaşık 300 milyon TL toplanacaktı.
Büyük ölçekli finansal piyasalardaki büyük hedefler ve yatırım süreçleri konuşulurken, bu tür usulsüzlük girişimlerinin yatırımcı güvenini sarsabileceği vurgulanıyor. İş insanının, operasyonun bir aşaması olan SPK raporu için istenen 3 milyon TL’lik maliyeti ödemeyi reddetmesi üzerine planın suya düştüğü ifade edildi.
Enron Skandalı ve Denetim Şirketlerinin Sorumluluğu
Fatih Altaylı, yazısında bu durumu dünya ekonomi tarihinin en büyük skandallarından biri olan Enron vakasına benzetti. Enron döneminde, şirketin yüksek borçlarının gizlenmesi ve denetim şirketlerinin bu durumu raporlamaması sonucu binlerce yatırımcı büyük zarara uğramıştı. Altaylı, Türkiye’deki benzer süreçlerde bağımsız mali denetim şirketlerinin ve ilgili kurumların sorumluluğuna dikkat çekerek, denetim mekanizmalarının işleyişini sorguladı.
Söz konusu iddiaların ardından yasal süreçlerin nasıl ilerleyeceği merak konusu olurken, meclisteki çeşitli kanun teklifleri ve düzenlemelerle piyasa denetiminin ne derece sıkılaştırılacağı tartışılmaya başlandı. Altaylı, Tera Yatırım ve bu süreçteki denetim faaliyetlerinin mercek altına alınması gerektiğini savundu.
Ahmet Şık’tan Akın Gürlek’e İşaret
Altaylı’nın bu ağır ithamları sosyal medyada geniş yankı buldu. Türkiye İşçi Partisi (TİP) İstanbul Milletvekili Ahmet Şık, yazıyı paylaşarak konuyu doğrudan siyasetin ve hukukun merkezine taşıdı. Şık, paylaşımında Adalet Bakanı Akın Gürlek’i etiketleyerek, iddiaların takipçisi olunması




