⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 425
🕐 Son Güncelleme: 02.11.2026 21:27
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Gazeteci Ersin Çelik ve Stratejist İbrahim Ufuk Kaynak, küresel güç dengelerindeki değişimleri ve Türkiye’nin artan etkisini ele aldı.
- Türkiye’nin 133 yurt dışı üssü ve Somali, Libya, Katar gibi stratejik noktalardaki varlığı programın ana gündem maddesi oldu.
- Libya ile yapılan mutabakatın Mısır üzerindeki jeopolitik etkileri ve yeni bölgesel ittifak modelleri tartışıldı.
Küresel siyasetin değişen dinamikleri ve bölgesel güç merkezlerinin yeniden şekillenmesi, Hafıza Büyük Resim programının 136. bölümünde derinlemesine analiz edildi. Gazeteci Ersin Çelik ve Stratejist İbrahim Ufuk Kaynak, Batı dünyasının, özellikle de ABD ve Avrupa’nın küresel hegemonya üzerindeki etkisinin azalmasını ve bu boşluğun nasıl doldurulduğunu masaya yatırdı.
Batı’nın Güç Kaybı ve Küresel Hegemonya Boşluğu
Programda öne çıkan en kritik tespitlerden biri, ABD ve Avrupa eksenli mevcut dünya düzeninin yaşadığı güç kaybı oldu. Bu durumun yarattığı stratejik boşluğun, Türkiye gibi bölgesel aktörler tarafından nasıl doldurulduğu detaylandırıldı. Türkiye’nin sahip olduğu 133 yurt dışı üssü ile dünyada stratejik bir güç olarak konumlanması, küresel dengeleri değiştiren en önemli unsurlar arasında gösterildi.
Jeopolitik hareketlilik sadece askeri varlıkla sınırlı kalmayıp, ticaret yollarının kontrolüyle de doğrudan bağlantılı bir hal aldı. Bu noktada, Hürmüz Boğazı gibi kritik su yolları ve diğer ticaret rotalarının güvenliği, küresel ekonominin sürdürülebilirliği açısından hayati bir önem taşıyor. Türkiye’nin bu rotalar üzerindeki kontrol gücü, bölgesel bir aktörden küresel bir oyuncuya dönüşme sürecini destekliyor.
Libya Mutabakatı ve Mısır’ın Jeopolitik Zorunluluğu
Programın en dikkat çekici bölümlerinden birini, Türkiye’nin Libya ile gerçekleştirdiği stratejik mutabakat oluşturdu. Bu anlaşmanın, Doğu Akdeniz ve Kuzey Afrika dengelerini nasıl değiştirdiği tartışılırken, Mısır’ın bu yeni jeopolitik gerçekliğe uyum sağlamak zorunda kalacağı vurgulandı. Türkiye’nin Libya üzerinden kurduğu stratejik hat, bölgedeki enerji ve ticaret dengelerini yeniden tanımlıyor.
Bölgesel ittifaklar bağlamında, “İslam NATO’su” olarak nitelendirilen yeni yapılanma modelleri ve Mekke İttifakı ile Bedir Mutabakatı gibi adımlar, İslam dünyasının kendi güvenlik mimarisini oluşturma çabası olarak değerlendirildi. Bu süreçte Türk Devletleri Teşkilatı gibi yapılar ve diğer bölgesel bloklar, siyasi istikrarın korunmasında kilit rol oynuyor. Ayrıca, İsrail’deki siyasi hareketlilik ve bölgedeki diğer gerilimler de bu yeni ittifak modellerinin gerekliliğini perçinleyen unsurlar arasında yer alıyor.
Somali, Katar ve Stratejik Hamleler
Türkiye’nin Somali’den Katar’a kadar uzanan geniş bir coğrafyadaki stratejik hamleleri, programda “Büyük Resim”in bir parçası olarak ele alındı. Bu ülkelerle kurulan güçlü bağlar, Türkiye’nin sadece askeri değil, aynı zamanda ekonomik ve diplomatik bir güç olarak da kendini kanıtladığını gösteriyor. Ersin Çelik ve İbrahim Ufuk Kaynak, bu hamlelerin Türkiye’yi küresel bir oyun kurucu haline getirme noktasındaki kritik önemini vurgulayarak programı tamamladı.



