⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 384
🕐 Son Güncelleme: 02.11.2026 09:49
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Hatay’ın Altınözü ilçesinde, deprem sonrası fay hattının kırılmasıyla ikiye ayrılan 33 dönümlük zeytin bahçesinde hasat sezonu açıldı.
- Oluşan devasa yarık nedeniyle arazi ikiye bölünürken, yaklaşık 200 zeytin ağacı uçurumun içinde kalarak telef oldu.
- Çiftçiler, uçurum kenarındaki ağaçlara ulaşmaya çalışırken hayati risk altında, zorlu ve tehlikeli bir çalışma yürütüyor.
Hatay’ın Altınözü ilçesinde, Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından meydana gelen jeolojik değişimler, tarım arazilerini derin bir tahribata uğrattı. Tepehan Mahallesi’nde bulunan 33 dönümlük geniş bir zeytin bahçesi, fay hattının kırılmasıyla adeta ortadan ikiye bölündü. Depremin yarattığı devasa yarık sebebiyle bahçenin iki ucu arasında yaklaşık 300 metrelik bir mesafe oluşurken, 200 adet zeytin ağacı da bu yarık içerisinde kalarak kullanılamaz hale geldi. Asrın felaketinin izlerini taşıyan bu bölgede, çiftçiler için zorlu hasat dönemi başladı.
Uçurum Kenarında Tehlikeli Mesai
Depremin hemen ardından bölgede yaşanan sarsıntılar ve yer kabuğundaki hareketlilik, tarımsal üretimi ciddi şekilde sekteye uğrattı. Bahçede hasat yapan çiftçi Bahattin Temizkan, yaşadıkları korku dolu anları ve mevcut durumu şu sözlerle aktardı: “Deprem sırasında buradan masmavi bir duman yükseldi ve ardından büyük bir yarık oluştu. Gördüğümüzde çok korktuk. Arazi normalde çok düzgün bir yapıdaydı ancak yarık nedeniyle yaklaşık yarısı aşağıya doğru kaydı.”
Hasat sürecinin her geçen gün daha da zorlaştığını belirten Temizkan, özellikle uçurum kenarındaki ağaçlara ulaşmanın büyük bir risk taşıdığını vurguladı. Traktör kullanımının dahi tehlikeli olduğunu ifade eden çiftçiler, bir anlık dikkatsizliğin ağır yaralanmalara veya can kayıplarına yol açabileceği endişesiyle hareket ediyor. Çiftçiler, öncelikle uçurum kenarında kalan ağaçları toplamak için büyük bir titizlik gösteriyor.
Zeytin Yağı Fiyatları ve Verim Sorunu
Tarım sektöründeki dalgalanmalar ve iklim koşulları, bu yılki verimi de doğrudan etkiledi. Çiftçiler, yaz aylarında yaşanan dökülmeler ve son dönemdeki yoğun yağışlar nedeniyle bekledikleri verimi alamadıklarını belirtiyor. Yağışlı hava, arazide yürümeyi ve zeytin toplamak için kullanılan çadırları sermeyi güçleştiriyor. Bu süreçte üreticiler, zeytinyağı piyasasına göre strateji geliştiriyor. Türkiye’nin önemli coğrafi işaretli ürünler arasında yer alan zeytinyağının fiyatları, asit oranına bağlı olarak 130 ile 180 TL arasında değişkenlik gösteriyor.
Bölgedeki tarımsal faaliyetlerin geleceği, hem jeolojik riskler hem de değişen hava koşulları nedeniyle belirsizliğini koruyor. Uzmanlar, bölgedeki arazi yapısının incelenmesi gerektiğini belirtirken, çiftçiler bir yandan geçimlerini sağlamak için hasadı sürdürüyor, bir yandan da doğanın getirdiği bu yeni ve tehlikeli gerçekle mücadele ediyor. Tarımsal üretimdeki bu tür zorluklar, küresel ölçekte tartışılan iklim değişikliği senaryosu ve doğal afetlerin etkileriyle birleşince, yerel üreticinin üzerindeki yük daha da ağırlaşıyor.




