Dünya

Türkiye ve BAE’nin Libya Ordusunu Yapılandırma Girişimi

Yunan basınına göre Türkiye ve BAE, Libya ordusunun yeniden yapılandırılmasında kilit rol oynuyor. Doğu Akdeniz'deki güç dengeleri değişiyor.

OKUMA AYARLARI
Türkiye ve BAE'nin Libya Ordusunu Yapılandırma Girişimi
Türkiye ve BAE'nin Libya Ordusunu Yapılandırma Girişimi
📍 Konum: Atina, Yunanistan
⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 432
🕐 Son Güncelleme: 02.11.2026 18:20

📌 Öne Çıkan Başlıklar

  • Yunan basını, Türkiye ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) Libya’nın birleşik ordusunu yeniden yapılandırma sürecinde aktif rol üstlendiğini iddia ediyor.
  • Ankara’nın Libya’nın doğusundaki Halife Hafter yönetimiyle kurduğu yeni ilişkiler, Doğu Akdeniz’deki jeopolitik dengeleri yeniden şekillendiriyor.
  • Bu diplomatik ve askeri hamleler; Yunanistan, Mısır ve İsrail’in bölgedeki nüfuz arayışlarını doğrudan etkileyen stratejik bir gelişme olarak değerlendiriliyor.

Yunanistan’ın önde gelen medya kuruluşlarından biri olan Kathimerini, Türkiye’nin Libya üzerindeki diplomatik ve askeri ağırlığına dair kapsamlı bir analiz yayımladı. Gazeteci Vasilis Nedos tarafından kaleme alınan analizde, Türkiye ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE), Libya ordusunun yeniden yapılandırılması sürecinde kritik bir iş birliği içinde olduğu öne sürüldü. Bu gelişme, Doğu Akdeniz’deki güç dengelerinin yeniden tanımlanması açısından büyük önem taşıyor.

Libya’da Yeni Askeri ve Siyasi Dönem

Analize göre, Bingazi merkezli siyasi süreçlerde Türkiye ve BAE en büyük kazananlar arasında yer alıyor. İki ülkenin, Libya’nın birleşik bir ordu yapısına kavuşması için ortak bir görev üstlendiği iddia ediliyor. Özellikle Libya ordusunun üst düzey komutanlarından Saddam Hafter’in, Türkiye ile Libya arasındaki deniz yetki alanları mutabakatının Bingazi’deki Temsilciler Meclisi tarafından onaylanması sürecinde kilit bir rol oynadığı belirtiliyor.

Ankara’nın, Saddam Hafter’e gelecekteki cumhurbaşkanlığı süreciyle ilgili diplomatik destek vaat ettiği ileri sürülse de, Libya’nın kabileler ve yerel güç odakları arasındaki bölünmüş yapısının bu süreci zorlaştırabileceği vurgulanıyor. Bölgedeki istikrarsızlık ve İsrail ordusunun bölgedeki hareketliliği gibi dış etkenler, Libya’daki siyasi dönüşümün hızını belirleyebilir.

Doğu Akdeniz’de Jeopolitik Gerilim

Türkiye’nin Libya’nın doğusundaki askeri ve diplomatik nüfuzunun artması, bölgedeki diğer aktörleri de doğrudan etkiliyor. Yunanistan, Türkiye’nin Libya ile imzaladığı deniz yetki alanları mutabakatının Bingazi yönetimi tarafından onaylanmasını stratejik bir tehdit olarak görüyor. Mısır ise Türkiye’nin Libya’nın doğusundaki varlığının kendi sınırlarına kadar genişlemesinden duyduğu rahatsızlığı gizlemiyor. İsrail’in ise Halife Hafter ve ailesiyle temas kurmasına rağmen, Bingazi’de beklediği nüfuzu tam olarak oluşturamadığı ifade ediliyor.

Küresel siyasetin değişen dinamikleri içerisinde, ABD seçimlerinin sonuçları gibi büyük ölçekli gelişmelerin de bu bölgedeki güç savaşlarını nasıl etkileyeceği merak konusu olmaya devam ediyor.

Enerji Projeleri ve Deniz Yetki Alanları

Türkiye-Libya yakınlaşmasının bir diğer kritik ayağını ise enerji projeleri oluşturuyor. Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin üzerinde çalıştığı Büyük Deniz Bağlantısı (GSI) elektrik projesi, Türkiye’nin bölgedeki hamlelerinden olumsuz etkilenme riskiyle karşı karşıya. Fransız araştırma gemisi Abeille Marengo’nun Girit’in Kandiye Limanı’nda beklediği ve deniz tabanı araştırmaları için hazırlık yaptığı belirtiliyor.

Fransa’nın, projedeki şirket çıkarları ile Yunanistan’ın stratejik pozisyonu arasında bir denge kurmaya çalıştığı, ancak Ankara ile Paris arasındaki son diplomatik temasların bu sürecin kaderini belirleyeceği öngörülüyor. Türkiye’nin Libya üzerindeki diplomatik kazanımları, Doğu Akdeniz’deki enerji haritasını kökten değiştirebilecek bir potansiyele sahip.

REKLAMŞipŞakMedya – Görev yap para kazan

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yapımcı: eritir.com.tr