⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 369
🕐 Son Güncelleme: 03.11.2026 14:40
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Bilkent Şehir Hastanesi, 3-9 Kasım Organ Bağışı Haftası kapsamında düzenlediği toplantıyla bugüne kadar 534 hastanın organ nakli ile sağlığına kavuştuğunu duyurdu.
- Hastane yönetimi, 4 bin 50 yatak kapasitesi ve gelişmiş fiziki altyapısıyla kalp, akciğer, karaciğer ve böbrek nakillerini 365 gün gerçekleştirebildiklerini belirtti.
- Türkiye’de canlıdan nakil oranlarının yüksekliğine dikkat çeken uzmanlar, kadavradan nakil sayısının artırılması için toplumsal farkındalığın önemini vurguladı.
Ankara Bilkent Şehir Hastanesi, 3-9 Kasım Organ Bağışı Haftası dolayısıyla düzenlediği basın toplantısında organ nakli alanındaki güncel verileri ve tedavi kapasitesini paylaştı. Türkiye’nin ve Avrupa’nın en büyük eğitim ve araştırma hastanesi olma özelliği taşıyan merkezde, bugüne kadar toplamda 534 hastaya başarılı organ nakli gerçekleştirildi.
Gelişmiş Altyapı ve Kesintisiz Hizmet
Toplantıda konuşan Bilkent Şehir Hastanesi Koordinatör Başhekimi Prof. Dr. Levent Öztürk, 4 bin 50 yatak ve 125 ameliyathaneye sahip hastanenin, akademik ve fiziki altyapısıyla 4 ana solid organ naklini aynı anda yapabilecek kapasitede olduğunu belirtti. Prof. Dr. Öztürk, “Yılın 365 günü, organ bulunduğu takdirde kalp, akciğer, karaciğer ve böbrek nakillerini gerçekleştirebilecek donanıma sahibiz. Kornea nakli gibi işlemler de merkezimizde başarıyla uygulanıyor” ifadelerini kullandı.
Hastanede bugüne kadar 49 kalp, 53 akciğer, 189 karaciğer ve 243 böbrek nakli ameliyatı başarıyla tamamlandı. Bu rakamlar, Türkiye’nin sağlık turizmi ve nakil kapasitesindeki gücünü ortaya koyarken, zaman zaman yaşanan ekonomik ve lojistik zorluklar gibi toplumsal süreçlerin sağlık sistemindeki verimliliği nasıl etkilediği de uzmanlarca tartışılıyor.
Canlı ve Kadavradan Nakil Dengesi
Organ Nakli Müdürü Prof. Dr. Erdal Birol Bostancı, Türkiye’nin canlıdan nakil konusunda dünyada lider konumda olduğunu hatırlatarak, kadavradan nakil oranlarının ise geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. Kalp ve akciğer gibi organların sadece kadavradan nakledilebildiğini belirten uzmanlar, vatandaşları organ bağışı konusunda daha duyarlı olmaya çağırdı. Sağlık sektöründeki bu gelişmeler, toplumun farklı kesimlerinde de yankı buluyor. Örneğin, sosyal farkındalık etkinlikleri gibi organizasyonlar, organ bağışının önemini anlatmak için etkili birer araç olarak görülüyor.
Kalp Nakli Sorumlusu Prof. Dr. Ümit Kervan ise Türkiye’de 1500’ün üzerinde hastanın kalp nakli beklediğine dikkat çekerek, Bilkent Şehir Hastanesi’nin bu alanda uluslararası bir eğitim merkezi olduğunu hatırlattı. Kervan, “Kalp ve akciğer nakli oldukça zorlu süreçlerdir; ancak ekibimizle birlikte bu hayat kurtaran operasyonları dünya standartlarında sürdürüyoruz” dedi.
Hastanenin başarısı, sadece tıbbi müdahalelerle sınırlı kalmayıp, aynı zamanda hastaların yaşam kalitesini artırmaya yönelik bütüncül bir yaklaşımı da kapsıyor. Organ bağışının artmasıyla birlikte, bekleme listesindeki hastaların çok daha hızlı bir şekilde sağlığına kavuşması hedefleniyor.




