⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 420
🕐 Son Güncelleme: 03.11.2026 15:27
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- İran’ın yeni dini lideri Mücteba Hamaney’in göreve gelmesinin üzerinden aylar geçmesine rağmen yeni bir fotoğrafı kamuoyuyla paylaşılmadı.
- Bir milletvekili, bu durumun gerekçesi olarak Tel Aviv merkezli olası “okült bilimler” ve büyüsel tehditleri gösterdi.
- İran siyasetinin üst kademelerinde geçmişten bu yana gizli ilimler, kehanetler ve falcı iddialarının zaman zaman gündeme geldiği biliniyor.
Tahran, İran – İran siyasetinin en üst kademelerinde, modern devlet aklı ile geleneksel ve doğaüstü inanışların kesiştiği sıra dışı bir tartışma yaşanıyor. Ülkenin yeni dini lideri Mücteba Hamaney’in göreve gelmesinin üzerinden aylar geçmesine rağmen henüz tek bir güncel fotoğrafının yayımlanmamış olması, meclis koridorlarında farklı gerekçelerle açıklanıyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan siyasi figürler, ulusal güvenlik ile gizli ilimler arasında kurulan bağlara dikkat çekiyor.
Mart 2026’da selefi ve babası Ali Hamaney’in hayatını kaybetmesinin ardından görevi devralan Mücteba Hamaney, aradan geçen yedi aylık süre zarfında henüz kamuoyu önüne çıkmadı. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan İran Meclisi Ulusal Güvenlik Komitesi üyesi Salar Velayetmedar, din alimlerinin ve güvenlik birimlerinin yeni liderin fotoğraflarının yayımlanmaması yönünde tavsiye kararı aldığını belirtti. Velayetmedar, bu kararın arkasında Tel Aviv’de üzerinde çalışıldığı iddia edilen ve “okült bilimler” aracılığıyla lideri hedef almayı amaçlayan tehditlerin bulunduğunu öne sürdü.
Okült Bilimler ve Siyasi Kararlar
Meclis üyesinin sunduğu bu gerekçe resmi makamlar tarafından doğrulanmasa da, İran yönetim kademelerinde doğaüstü unsurların konuşulduğu ilk olay bu değil. Geçmişte İran devlet medyasını yöneten Muhammed Serefraz, 2022 yılında yaptığı açıklamalarda, Mücteba Hamaney’in zaman zaman falcılarla ve gaybi iddialarda bulunan kişilerle bir araya geldiğini öne sürmüştü. Serefraz, bu kişilerden alınan tavsiyelerin bazı idari ve siyasi kararları etkilemiş olabileceğini savunmuştu.
İran toplumsal ve siyasi yapısında “ulum-e garibe” olarak bilinen gizli ilimler; tılsımlar, kehanetler, harf ve sayı kombinasyonlarıyla gelecekten haber verme gibi geleneksel pratikleri kapsıyor. Şii inancındaki gaybet kavramı ve cinlerin varlığına yönelik dini kabuller toplumda olağan karşılanırken, bu inançların siyasi operasyonel birer araç veya güvenlik tehdidi olarak nitelendirilmesi tartışmaları beraberinde getiriyor.
Geçmişten Bugüne Gizli İlimler Geleneği
Devrim Muhafızları Ordusu ile yakın ilişkileri bulunan medya kuruluşlarının yayımladığı bazı anı ve belgeler, İran’ın eski lideri Ali Hamaney’in de gençlik yıllarında bu tür gizli ilimlere ilgi duyduğunu ortaya koyuyor. Özellikle meşhur harf ve sayı kombinasyonlarının çözülmesi suretiyle insan etkileme yöntemlerine dair geçmişteki bazı tanıklıklar, bu coğrafyada mistik öğretilerin siyasetle olan kadim bağını gözler önüne seriyor. Öte yandan, dünyada ve bölgede yaşanan gelişmeler sadece siyasi ve askeri stratejilerle sınırlı kalmıyor; benzer güvenlik tedbirleri ve hassasiyetler uluslararası arenada da farklı şekillerde kendini gösteriyor. Günlük yaşamın akışında ise vatandaşlar kimi zaman ekonomik gelişmeler ve idari kararlarla meşgul olurken, üst düzey siyasetteki bu tür sıra dışı tartışmalar kamuoyunun dikkatini çekmeye devam ediyor.




