⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 391
🕐 Son Güncelleme: 04.11.2026 13:11
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Bulgaristan’da yaşanan siyasi istikrarsızlıklar ve son cumhurbaşkanlığı seçim sonuçları ülkenin iç dinamiklerini şekillendiriyor.
- Eski Cumhurbaşkanı Rumen Radev’in istifası sonrasında görevi devralan İliyana Yotova, ülkenin ilk kadın cumhurbaşkanı olarak ulusalcı ve sosyalist çizgide siyasete devam ediyor.
- Doğu Avrupa ve Balkanlar genelindeki değişim dalgası, Bulgaristan’ın dış politika ve jeopolitik konumunu yakından ilgilendiriyor.
Balkanlar’daki siyasi gelişmeler, Doğu Avrupa ve Karadeniz bölgesindeki jeopolitik dinamiklerden bağımsız düşünülemez. Macaristan ve Sırbistan gibi komşu ülkelerde yaşanan iktidar değişimleri, bölge genelinde bir değişim rüzgarının estiğini gösterirken, Bulgaristan kendine has içsel süreçleriyle farklı bir rota izlemektedir. Son 5 yılda 8 parlamento seçimi geçiren ülkede yaşanan siyasi kargaşalar, kurumsal yapılarda köklü değişimleri tetiklemiştir.
Bu süreçte eski Hava Kuvvetleri Komutanı Rumen Radev’in siyasi liderliği ön plana çıkmış, ulusalcı ve sosyalist tabandan gelen Radev, “Progresivna Bulgariya” (İlerici Bulgaristan) hareketini kurarak cumhurbaşkanlığından ayrılmıştır. Radev’in ardından görevi yardımcısı İliyana Yotova devralmış ve böylece Bulgaristan siyasi tarihinin ilk kadın cumhurbaşkanı göreve gelmiştir.
İliyana Yotova Dönemi ve Dış Politikadaki Çizgisi
Kariyerine medya sektöründe başlayan ve ardından Bulgaristan Sosyalist Partisi (BSP) bünyesinde önemli görevler üstlenen İliyana Yotova, Brüksel’deki Avrupa Parlamentosu deneyiminin ardından ulusal politikaya odaklanmıştır. AB üyesi bir ülkenin Brüksel’in ortak politikalarına körü körüne bağlanmak yerine, güçlü ve kendine özgü ulusal politikalar izlemesi gerektiğini savunan Yotova, ülkenin egemenlik haklarını ön planda tutmaktadır.
Uluslararası alanda dengelerin değiştiği bu dönemde, komşu coğrafyalardaki güvenlik adımları ve stratejik hamleler Sofya yönetiminin de dikkatle izlediği başlıklar arasındadır. Özellikle Şubat 2022’de tırmanan Rusya-Ukrayna Savaşı, Bulgaristan iç siyasetinde Avro-Atlantikçi kanat ile Rusofil çizgideki aktörler arasındaki makası açmıştır. Radev ve Yotova yönetimi, Ukrayna’ya doğrudan askeri malzeme gönderilmesine mesafeli duruşlarıyla bilinmektedir.
Seçimlerde Avro-Atlantikçi Alternatif ve Bölgesel Dengeler
Cumhurbaşkanlığı yarışında Yotova’nın karşısına çıkan rakip aday Andrey Gyurov ise Avrupa Birliği ve NATO ile çok daha entegre, uyumlu bir dış politika vizyonunu savunmuştur. Ülkedeki Avro-Atlantikçi blok, Gyurov’un geçici başbakanlık dönemindeki icraatlarını referans alarak geleneksel Rusya yanlısı ya da ulusalcı eğilimlere karşı yeni bir siyasi cephe oluşturma çabasındadır.
Benzer şekilde, küresel ölçekteki demokratik ve siyasi dalgalanmalar da ulusal politikaların seyrini doğrudan etkilemektedir. Bulgaristan halkı, bir yandan ekonomik istikrar arayışını sürdürürken diğer yandan Batı ile Doğu arasında sıkışan dış politika ekseninde yeni bir denge bulmaya çalışmaktadır.
Sonuç olarak, Bulgaristan’daki bu siyasi dönüşüm yalnızca yerel bir iktidar mücadelesi değil, aynı zamanda Karadeniz ve Balkan coğrafyasının geleceğini şekillendirecek kritik bir kırılma noktası olarak kayda geçmektedir.




