Gündem

Diyarbakır Sur’daki Zenkar-2 GES Projesine Mahkemeden Durdurma Kararı

Diyarbakır 1. İdare Mahkemesi, Sur ilçesindeki Zenkar-2 GES projesinin "ÇED Olumlu" kararının yürütmesini durdurdu. İşte mahkemenin gerekçeleri...

OKUMA AYARLARI
Diyarbakır Sur’daki Zenkar-2 GES Projesine Mahkemeden Durdurma Kararı
Diyarbakır Sur’daki Zenkar-2 GES Projesine Mahkemeden Durdurma Kararı
📍 Konum: Diyarbakır, Türkiye
⏱️ Okuma Süresi: 3 dk
📝 Kelime: 565
🕐 Son Güncelleme: 04.11.2026 22:16

📌 Öne Çıkan Başlıklar

  • Diyarbakır’ın Sur ilçesine bağlı Kervanpınar Mahallesi’nde yapılması planlanan Zenkar-2 GES projesinin “ÇED Olumlu” kararı, idare mahkemesi tarafından hukuka aykırı bulunarak durduruldu.
  • Ekoloji Derneği, Diyarbakır Barosu ve mahalle sakinlerinin açtığı davada hazırlanan bilirkişi raporu, projenin 1. derece arkeolojik sit alanını tehdit ettiğini ve tarım arazilerine zarar vereceğini ortaya koydu.
  • Mahkeme, projenin hayata geçirilmesi durumunda ekosistem dengesinin bozulacağına ve Anayasal “sağlıklı çevrede yaşama hakkı”nın ihlal edileceğine hükmetti.

Diyarbakır’ın Sur ilçesine bağlı Kervanpınar (Arzoxlî) Mahallesi’nde yerel halkın günlerdir nöbet tutarak hayata geçirilmesini engellemeye çalıştığı “Zenkar-2 Güneş Enerji Santrali (GES) ve Enerji Depolama Tesisi” projesine karşı yürütülen hukuk mücadelesinde çok kritik bir dönemeç geride kaldı. Ekoloji Derneği, Diyarbakır Barosu Çevre ve Kent Hukuku Komisyonu ve mahalle sakinleri tarafından Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına karşı açılan davada, Diyarbakır 1’inci İdare Mahkemesi yürütmeyi durdurma kararı verdi.

Mahkeme, dava kapsamında bölgede inceleme yapan bilirkişi heyetinin hazırladığı raporu hükme esas alarak, idarenin verdiği “ÇED Olumlu” kararında hukuka uyarlık bulunmadığını belirtti. Karar, bölgedeki ekolojik yaşam savunucuları ve yöre halkı tarafından büyük bir sevinç ve memnuniyetle karşılandı.

Arkeolojik Sit Alanı Görmezden Gelindi

Dava dosyasında yer alan en kritik tespitlerden biri, projenin hayata geçirilmek istendiği alanın tarihi niteliği oldu. Mahkeme kararında, Kervanpınar Mahallesi sınırları içindeki 118 ada 63, 70 ve 72 parsel sayılı taşınmazları kapsayan alanın, Diyarbakır Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun 20 Ocak 2026 tarihli kararıyla “Girab Bajar Yerleşim Yeri” adıyla 1’inci derece arkeolojik sit alanı olarak tescil edildiği anımsatıldı. Bu tescile rağmen hazırlanan ÇED raporunun, bölgenin arkeolojik ve tarihi kıymeti açısından son derece yetersiz kaldığı hükme bağlandı.

Tarihi mirasın korunması uluslararası düzeyde de büyük yankı uyandırırken, Türkiye’nin zengin geçmişine yönelik bu tip yargı kararları büyük önem taşıyor. Kültürel mirasın korunması hassasiyeti, tıpkı İstanbul’un 1600 yıllık tarihi V&A Müzesi’nde sergileniyor örneğinde olduğu gibi, hem yerel hem de küresel ölçekte kamuoyunun yakından takip ettiği konular arasında yer alıyor.

Heyelan ve Ciddi Erozyon Riski Kapıda

Yargılama sürecinde projenin çevreye ve tarım alanlarına vereceği zararlar bilimsel verilerle tek tek gözler önüne serildi. Mahkemenin gerekçeli kararında yer alan teknik detaylara göre, proje alanı doğrudan aktif bir heyelan bölgesi üzerinde bulunmasa da yerleşim yerlerine olan yakınlığı ve yüksek yamaç eğimi risk teşkil ediyor. Kazı çalışmaları sırasında ortaya çıkacak hafriyat toprağının (pasa) kontrolsüzce doğaya bırakılmasının ciddi bir erozyon riski doğuracağı, alt kısımlarda yer alan tarım arazilerini ve yerleşim alanlarını doğrudan tehdit edeceği vurgulandı. Sunulan ÇED raporunda ise bu devasa riske yönelik hiçbir koruyucu tedbirin öngörülmediği açıklandı.

Toplumsal muhalefet ve protesto hakkının sınırları zaman zaman tartışmalara yol açsa da, yasal hak arayışları çoğunlukla demokratik zeminlerde sürüyor. Nitekim benzer kısıtlamalar içeren Ataşehir’de Okul Çevresinde Bildiri Dağıtılması ve Stant Açılması Yasaklandı gibi yerel güvenlik kararları gündeme gelse de, Kervanpınar’da yurttaşların anayasal haklarını korumak adına sergiledikleri kararlılık yargı kararıyla meşruiyet kazanmış oldu.

Mera Alanları ve Bölgesel Hayvancılık Tehdit Altında

Projenin işletme aşamasında bölgedeki hayvancılık faaliyetlerinin nasıl darbe alacağı da mahkeme kararında detaylandırıldı. Yaklaşık 804 bin 500 metrekarelik toplam mera arazisinin 313 bin 60 metrekarelik bölümünün proje kapsamında kalıcı olarak kapatılacağı belirtildi. Bu durumun mera alanlarını daraltarak bölgedeki hayvanların diğer küçük meralarda aşırı otlatılmasına yol açacağı, bunun sonucunda ise bitki örtüsünün tahrip olacağı, ciddi yem açığı çıkacağı ve mera verimliliğinin düşeceği ifade edildi.

Diyarbakır 1’inci İdare Mahkemesi, projenin biyolojik çeşitlilik üzerindeki olumsuz etkilerini gidermeye yönelik sunulan tedbirleri de tamamen yetersiz buldu. Mahkeme, telafisi güç veya imkansız zararların doğmasını engellemek adına anayasal “sağlıklı çevrede yaşama hakkı” gereğince Zenkar-2 GES projesi hakkında yürütmeyi durdurma kararı verdi.

REKLAMŞipŞakMedya – Görev yap para kazan

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yapımcı: eritir.com.tr