Gündem

Diyarbakır’da Kitle Örgütlerinden Kobane Davası Açıklaması

Diyarbakır'da bir araya gelen kitle ve meslek örgütleri ile barolar, Kobane Davası'nda AİHM kararlarının uygulanmasını ve tahliyeleri talep etti.

OKUMA AYARLARI
Diyarbakır'da Kitle Örgütlerinden Kobane Davası Açıklaması
Diyarbakır'da Kitle Örgütlerinden Kobane Davası Açıklaması
📍 Konum: Diyarbakır, Türkiye
⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 397
🕐 Son Güncelleme: 04.11.2026 17:35

📌 Öne Çıkan Başlıklar

  • Diyarbakır’da çeşitli kitle örgütleri, meslek kuruluşları ve bölge baroları, Diyarbakır Adliyesi önünde Kobane Davası hakkında ortak bir basın açıklaması düzenledi.
  • Açıklamada, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesi’ne demokratik siyaset alanını daraltan yaklaşımdan vazgeçilmesi çağrısında bulunuldu.
  • Heyet, hapisteki siyasetçiler için AİHM kararlarının gereği olan tahliye kararlarının bir an önce verilmesini talep etti.

Diyarbakır‘da bir araya gelen kitle ve meslek örgütleri ile bölge baroları, kamuoyunda “Kobane Davası” olarak bilinen yargı sürecine ilişkin Diyarbakır Adliyesi önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. Düzenlenen ortak açıklamada, yargı kararlarının hukuki güvenlik ilkesi çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği vurgulanırken, bölgede kalıcı barışın tesisi için atılması gereken adımlara dikkat çekildi.

Basın açıklamasını okuyan İnsan Hakları Derneği (İHD) Diyarbakır Şube Başkanı Ercan Yılmaz, Halkların Demokratik Partisi’ne (HDP) yönelik yargısal süreçlerin 10 yılı geride bıraktığına işaret etti. Yılmaz, 2013-2015 yılları arasındaki çözüm sürecinin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından yeniden başlayan çatışmalı ortamda HDP temsilcilerinin demokratik siyasetin dışına itilmek istendiğini ifade etti.

Kobane Davası Süreci Nasıl Başladı?

IŞİD’in Kuzeydoğu Suriye’ye yönelik saldırılarına karşı HDP Genel Merkezi tarafından yapılan sosyal medya paylaşımının gerekçe gösterildiğini hatırlatan Yılmaz, 6-8 Ekim 2014 tarihlerindeki toplumsal olayların sorumlusu olarak HDP MYK üyelerinin gösterildiğini kaydetti. Bu kapsamda dönemin siyasetçileri hakkında geniş çaplı soruşturmalar başlatıldığını belirtti.

Yılmaz, 20 Mayıs 2016 tarihinde TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilen anayasa değişikliği ile milletvekili dokunulmazlıklarının kaldırılmasının hukuki altyapısının oluşturulduğunu hatırlattı. Resmi Gazete’de yayımlanan karar sonrasında aralarında eski HDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ın da yer aldığı milletvekillerinin gözaltına alındığını ve tutuklandığını dile getirdi. Sonraki süreçte de benzer dosyalar üzerinden yeni tutuklama kararlarının devreye sokulduğunu aktardı.

“AİHM Kararları Uygulanmalı”

Bölge baroları ve kitle örgütleri adına yapılan çağrıda, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesi’nin demokratik siyaset alanını daraltan yaklaşımını terk etmesi istendi. Açıklamada, hapishanelerde hukuka aykırı biçimde tutulan siyasetçiler hakkında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararları doğrultusunda tahliye kararı verilmesi talep edildi.

Bu kararın sadece hukuki güvenlik ilkesinin bir gereği olmadığını, aynı zamanda coğrafyanın tamamında kalıcı bir barışın tesisi için en önemli adımlardan biri olacağı ifade edildi. Türkiye’nin iç ve dış politika gündeminde adalet mekanizmalarının işleyişi yakından takip edilirken, benzer hukuki süreçler ekonomi alanındaki gelişmelerle de sıkça kıyaslanıyor. Örneğin, Merkez Bankası verileriyle Türk Lirası 6,5 yılın zirvesinde yer alması gibi finansal haberler ile hukuk alanındaki gelişmeler kamuoyunun odağında bulunuyor. Öte yandan, uluslararası alandaki gelişmeler ve Moskova’dan ABD seçimleri açıklaması: Barış çabaları sürmeli gibi küresel açıklamalar da bölgesel istikrar tartışmalarında yakından izleniyor.

REKLAMŞipŞakMedya – Görev yap para kazan

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yapımcı: eritir.com.tr