⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 370
🕐 Son Güncelleme: 04.11.2026 16:41
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Resmi Gazete’de yayımlanan yeni ilke kararlarıyla nitelikli doğal koruma alanları ile sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanları rüzgar ve hidroelektrik santrallerine açıldı.
- Yapılan düzenlemeyle Rüzgar Enerji Santrallerinde (RES) uygulanan 50 megavatlık kapasite sınırı tamamen kaldırıldı, Hidroelektrik Santraller (HES) için ise yeni rapor şartları getirildi.
- Alınan bu kararlar çevre örgütleri ve uzmanlar tarafından doğal yaşam alanlarına vereceği zararlar gerekçesiyle eleştirilmeye ve tepki çekmeye devam ediyor.
Türkiye genelindeki doğal sit alanları ve ekolojik hassasiyete sahip bölgelerle ilgili enerji yatırımlarını doğrudan etkileyecek yeni bir yasal düzenleme hayata geçirildi. Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren yeni ilke kararları, enerji sektöründe tartışmaları beraberinde getirirken çevrecilerin de tepkisine yol açtı.
Doğal SİT Alanlarında Yeni Enerji Yatırımları
Yayımlanan kararlara göre, nitelikli doğal koruma alanları ile sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanları statüsündeki bölgeler, artık rüzgar enerji santralleri (RES) ve hidroelektrik santralleri (HES) projeleri için tahsis edilebilecek. Uzun süredir enerji yatırımcılarının gündeminde yer alan bu bölgelerin enerji üretimine açılması, özellikle ekosistem üzerindeki olası etkileri nedeniyle kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.
Bu karar, dünya genelinde iklim kriziyle mücadele kapsamında sürdürülebilir kalkınma hedeflerinin tartışıldığı döneme denk geldi. Benzer şekilde, Christine Lagarde: Antalya’daki COP31 Önemli Bir Fırsat açıklamalarıyla uluslararası düzeyde çevre ve ekonomi politikalarının önemi vurgulanırken, yerelde atılan bu adımlar çelişkili bulundu. Sürdürülebilir bir gelecek için finansal ve eğitsel yatırımların desteklendiği, örneğin DenizBank ve Unıcef’ten Gençlerin Yeşil Ekonomi Eğitimi İçin İş Birliği gibi projelerin yürütüldüğü bir dönemde korunan alanların enerjiye açılması dikkat çekti.
RES Projelerinde Kapasite Sınırı Kaldırıldı
Yeni düzenlemenin en dikkat çekici maddelerinden biri Rüzgar Enerji Santralleri (RES) için getirilen esneklik oldu. Buna göre, daha önce uygulanan 50 megavatlık kapasite sınırı tamamen kaldırıldı. Bu hamleyle birlikte yatırımcıların daha büyük ölçekli rüzgar enerjisi projelerini korunan alanlarda hayata geçirmesinin önü açılmış oldu. Uzmanlar, kapasite sınırının kaldırılmasının özellikle ormanlık alanlar ve kuş göç yolları üzerinde baskı oluşturabileceğini belirtiyor.
HES Projelerine Rapor Şartı
Hidroelektrik santralleri (HES) açısından ise süreç biraz daha farklı şekillendi. Yapılan düzenlemeyle korunan alanlarda kurulacak HES projeleri için özel rapor hazırlama şartı getirildi. Çevre savunucuları ise bu rapor şartının doğayı korumaktan ziyade bürokratik bir onay mekanizması olarak işletilebileceğinden endişe duyuyor. Akarsu yataklarının ekolojik dengesini bozabilecek bu projelerin, bölgedeki yaban hayatı ve su kaynakları üzerinde kalıcı hasarlar bırakabileceği ifade ediliyor.
Çevre örgütleri ve meslek odaları, Resmi Gazete’de yayımlanan kararların iptali için hukuki süreç başlatmaya hazırlanırken, önümüzdeki günlerde konunun yargıya taşınması bekleniyor.




