⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 420
🕐 Son Güncelleme: 04.11.2026 17:53
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- İzmir Kültürpark Platformu, Basmane Çukuru’nun satışa çıkarılmasına karşı İzmir’de basın açıklaması düzenledi.
- Açıklamada, alanın ticari satış ve yapılaşma sürecine indirgenemeyeceği ve kamu yararının gözetilmesi gerektiği belirtildi.
- Platform, kent merkezindeki kamusal varlıkların korunması için tüm kesimleri dayanışmaya ve ortak mücadeleye çağırdı.
İzmir, Türkiye – İzmir Kültürpark Platformu, kentin en önemli ve uzun süredir çözülemeyen meselelerinden biri olan Basmane Çukuru‘nun satışa çıkarılmasına sert tepki gösterdi. Basın mülkiyetindeki alanın sermaye gruplarının çıkarları doğrultusunda değerlendirilmesine karşı çıkan platform üyeleri, alan önünde bir araya gelerek ortak bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklama metnini platform adına Cengiz Kaygısız okudu.
Basmane Çukuru Bir Kent Suçudur
On yıllardır süregelen hukuka aykırı uygulamalar, ayrıcalıklı imar kararları ve kamu yararını geri plana iten yaklaşımlar nedeniyle bu alanın kentin planlama tarihindeki en büyük sorunlardan biri haline geldiğine dikkat çekildi. Benzer yerel ve kentsel tartışmaların yanı sıra Türkiye genelinde farklı şehirlerde yaşanan mülkiyet ve imar tartışmaları, kamu vicdanını yakından ilgilendirmektedir. Örneğin, geçmişteki benzer yapılaşma ve rant tartışmaları tıpkı İngiltere Parlamentosu Westminster Sarayı İçin Yangın ve Yıkılma Riski Uyarısı haberinde olduğu gibi kamusal yapıların ve tarihi alanların geleceğinin ne kadar hassas olduğunu göstermektedir. Kaygısız, Basmane arazisinin geleceğinin ticari bir satış ve yapılaşma sürecine indirgenemeyeceğini net bir dille ifade etti.
Açıklamada, “Basmane Arazisi’nin yıllardır çözümsüz bırakılması tesadüf değildir. Kamu yararını esas almak yerine kamu arazilerini ekonomik bir kazanç aracına dönüştüren planlama politikaları, bu alanı sermaye gruplarının çıkar ilişkilerinin konusu hâline getirmiştir” denildi.
“Kentlerin Geleceği Değişen Belediyelere Bırakılamaz”
Kamu arazilerinin sermayenin sömürü ve rant düzenine teslim edilemeyeceğini vurgulayan İzmir Kültürpark Platformu, kentsel politikaların dönemsel yönetim anlayışlarından bağımsız olması gerektiğini savundu. Kimi zaman yerel yönetimlerin aldığı kararlar veya yaşanan trajik olaylar, kent yaşamının ne kadar dikkatli planlanması gerektiğini gözler önüne sermektedir. Nitekim kent genelinde zaman zaman yaşanan acı olaylar, örneğin İzmir Bayraklı’da Denizde Cansız Beden Bulundu gelişmeleri gibi toplumsal huzuru sarsan durumlar, kamusal güvenliğin ve sosyal politikaların önemini bir kez daha hatırlatmaktadır.
Kaygısız konuşmasında şu noktalara dikkat çekti: “Kentlerin geleceği, belediye başkanlarının değişen siyasi tercihlerine, dönemsel yönetim anlayışlarına veya kapalı kapılar ardında yapılan protokollere bırakılamaz. Kamu mülkiyetindeki alanların geleceği kişisel ve siyasi tasarrufların değil, kamusal denetimin ve demokratik karar süreçlerinin konusu olmalıdır.”
Dayanışma ve Ortak Mücadele Çağrısı
31 yıldır süren bu mücadelenin sadece bir arsa davası olmadığını, aynı zamanda halkın ortak ihtiyaçları ile sermayenin kâr beklentileri arasındaki bir duruş olduğunu belirten platform, meslek odalarını, demokratik kitle örgütlerini ve tüm İzmir halkını dayanışmaya davet etti. Basmane Çukuru’nun halkın ortak kullanımına kazandırılması için hukuki ve toplumsal mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceği ifade edildi.




