⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 464
🕐 Son Güncelleme: 04.11.2026 13:15
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- İsrail ordusunun 2 Mart’ta başlattığı saldırılar ve işgal, Lübnan’ın güneyindeki tarım arazilerini ve zeytinlikleri erişilmez hale getirdi.
- Kefer Şuba beldesindeki yaklaşık 85 bin zeytin ağacından mahsul almak isteyen çiftçiler, İsrail askerlerinin tehditleri ve izin zorunluluğu nedeniyle engelleniyor.
- Geçimlerini tamamen zeytincilikten sağlayan üreticiler, mülklerine ulaşabilmek için acilen güvenlik ve geçiş izni talep ediyor.
İsrail ordusunun Lübnan’a yönelik Mart ayında başlattığı askeri operasyonlar ve sınır hattındaki işgal girişimleri, ülkenin güneyindeki tarımsal üretimi durma noktasına getirdi. Özellikle bölge ekonomisinin omurgasını oluşturan zeytincilik sektörü, güvenlik engelleri ve askeri kısıtlamalar yüzünden tarihinin en zor dönemlerinden birini yaşıyor. Tarım arazileri ve zeytinlikleri işgal altında kalan çiftçiler, tarlalarına adım dahi atamazken, ağaçların bakımını yapmakta ve yeni ekim sezonu için hazırlık yürütmekte büyük güçlük çekiyor.
Krizin en yoğun hissedildiği yerlerin başında gelen Lübnan’ın güneydoğusundaki Kefer Şuba beldesi, yaklaşık 85 bin zeytin ağacına ev sahipliği yapıyor. Belde sakinleri için hayati bir geçim kaynağı olan zeytincilik, bölge halkının yıl boyunca beklediği en önemli ekonomik dönemi oluşturuyor. Ancak bu yıl ekim ayında başlaması gereken hasat dönemi, İsrail askerlerinin uygulamaları nedeniyle aksadı. Üreticiler, ürünlerini toplayabilmek için uzun süredir belirsizlik içinde bekliyor.
İzin Şartı ve Askeri Baskılar Hasadı Engelliyor
Kefer Şuba’daki üreticiler, bu yıl hasada 15 Ekim’de toplu halde başlamak istedi. Ancak resmi makamların onayı ve koordinasyonu olmadan zeytinliklerine giden çiftçiler, kısa süre içinde İsrail askerlerinin müdahalesiyle karşılaştı. Askeri tehditler ve taciz atışları nedeniyle ürünlerini toplayamadan tarlalarından ayrılmak zorunda kalan bölge halkı, duruma tepki gösteriyor. Benzer krizler uluslararası diplomasi gündemine de yansırken, uzmanlar konuyu yakından takip ediyor; nitekim uluslararası siyasetteki gelişmeler, tıpkı ABD ara seçimleri sonrası İsrail siyasetinde Netanyahu tartışması ekseninde olduğu gibi sahadaki askeri baskıların boyutunu da doğrudan etkiliyor.
Kefer Şuba Belediye Başkanı Kasım el-Kadiri, yaptığı açıklamalarda çiftçilerin zeytinliklerine gidebilmek için ateşkesi denetleme mekanizması üzerinden İsrail’den izin almasının istendiğini belirtti. Kadiri, vatandaşların kendi topraklarına erişmek için vize alır gibi kimlik numarası ve kişisel bilgilerini vermek zorunda bırakılmasının kabul edilemez olduğunu vurguladı. Sabırlarının tükendiğini belirten Belediye Başkanı, insanların kendi mülklerine gitmek için bu kadar bürokratik ve askeri engelle karşılaşmasının hak ihlali olduğunu ifade etti.
Geçim Kaynağını Kaybetme Korkusu
Bölgede yaşayan emekli Lübnanlı çiftçi Husni Ganim, zeytin ağaçlarına güvenerek geçimini sağlamaya çalıştığını ancak İsrail askerlerinin “Sarı Hat” bahanesiyle kendilerini uzaklaştırdığını belirtti. Ganim, askerlerin bölgeden uzaklaşmaları için iki kez topçu atışı gerçekleştirdiğini ve bu nedenle tarlalarına yaklaşamadıklarını ifade etti. Ömrünü bu ağaçları büyütmeye adayan binlerce üretici, başka bir gelir kaynaklarının kalmadığını belirterek seslerini duyurmaya çalışıyor. Benzer ekonomik ve sosyal hak arayışları, Türkiye’deki Tüm Emekliler Sendikası: Sefaleti Rakamlarla Gizleyemezsiniz vurgusunda olduğu gibi, geçim sıkıntısının küresel ve yerel boyutlardaki ortak aciliyetini gözler önüne seriyor.
Lübnanlı çiftçiler, bir an önce uluslararası toplumun devreye girmesini ve zeytinliklerine güvenli bir şekilde giriş yapabilmek için kalıcı bir çözüm bulunmasını talep ediyor. Aksi takdirde, hem bu yılki mahsulün tamamen zayi olacağı hem de bölgedeki tarımsal altyapının kalıcı olarak zarar göreceği endişesi dile getiriliyor.




