⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 494
🕐 Son Güncelleme: 04.11.2026 13:13
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki okul saldırılarının ardından Telegram üzerinden tehdit ve korku yayan şüpheliler hakkındaki soruşturmayı tamamladı.
- Hazırlanan iddianamede, 11’i tutuklu toplam 13 şüphelinin eğitim kurumlarına yönelik yeni saldırı ihtimallerini aleni bir şekilde körüklediği belirtildi.
- Sanıklar hakkında 4 yıla kadar hapis cezası talep edilirken, şüphelilerin ifadelerinde takipçi artırma ve eğlence amaçlı hareket ettiklerini öne sürdükleri öğrenildi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma çerçevesinde, Türkiye’yi sarsan olayların ardından sosyal medya mecralarında korku ve panik yaratan hesaplara yönelik operasyonlar sonuç verdi. 14 Nisan tarihinde Şanlıurfa’da ve hemen ertesi gün Kahramanmaraş’ta meydana gelen trajik okul saldırıları sonrasında, dijital platformlar üzerinden suç ve şiddet içeren paylaşımlarda bulunan şüpheliler hakim karşısına çıkmaya hazırlanıyor. Yürütülen soruşturma neticesinde hazırlanan iddianamede, aralarında 11 tutuklunun da bulunduğu toplam 13 şüpheli hakkında hapis cezası istendiği bildirildi.
Telegram Üzerinden Tehdit ve Korku Yaydılar
Hazırlanan kapsamlı iddianamede, iki ildeki saldırıların ardından toplumda eğitim kurumlarına yönelik yeni bir şiddet dalgası olabileceğine dair yoğun bir endişe ve tedirginlik ikliminin hakim olduğu vurgulandı. Bu hassas dönemin fırsat bilinerek Telegram platformu üzerinde kurulan 4 farklı grupta, okul saldırıları, öldürme eylemleri ve yeni saldırı senaryoları üzerine provokatif paylaşımlar yapıldığı tespit edildi. Emniyet güçlerinin dijital mecralardaki denetimlerini artırdığı bu süreçte, İstanbul Güvenlik Şube Müdürlüğü Kamu Güvenliği Büro Amirliği ekipleri söz konusu hesapları ve arkasındaki isimleri kısa sürede deşifre etti.
Yargı makamları tarafından değerlendirilen deliller ve mesaj içerikleri, yapılan paylaşımların sıradan birer internet tartışması veya soyut küfürleşmeler olmadığını ortaya koydu. İddianamede, bu ifadelerin gerçekleşen saldırıların ardından yeni eylemlerin kapıda olduğu yönünde aleni birer tehdit ve korkutma mesajı niteliği taşıdığı, kamu düzenini hiçe sayan bir yapıda olduğu net bir dille ifade edildi.
Şüphelilerden İlginç Savunmalar: “Takipçi Artırmak İstiyorduk”
Soruşturma dosyasında sanıkların emniyetteki ve savcılıktaki ifadelerine de geniş yer verildi. Telegram grubunun kurucusu olduğu tespit edilen sanık Eren Evren, savunmasında suçlamaları reddetti. Evren, grubu söz konusu saldırıların ardından oluşan popülarite nedeniyle açtığını, amacının ilerleyen dönemde ismi değiştirerek reklam ve gelir elde etmek olduğunu iddia etti. Mesajları kendisinin üretmediğini, 15-20 bin kişilik başka bir gruptan kopyalayıp yapıştırdığını savunan Evren, olay sırasında alkollü olduğunu ve durumun ciddiyetini gözaltına alındıktan sonra anladığını öne sürdü.
Bir diğer sanık Emre Topci ise lise mezunu olduğunu belirterek, gruptaki insanları sinirlendirip kavga ortamı yaratarak eğlenmek amacıyla bu paylaşımları yaptığını, herhangi bir şiddet eylemi planlamadığını öne sürdü. Ancak savcılık, bu savunmaların suçun hukuki niteliğini değiştirmeyeceğini, yapılan paylaşımların toplumsal huzuru ve kamu güvenliğini doğrudan hedef aldığını belirtti.
Yargı Süreci ve Beklenen Gelişmeler
Gündemi meşgul eden bu kritik davanın yanı sıra, ülke genelinde asayişi ve toplumsal huzuru sarsabilecek olaylara karşı denetimler aralıksız sürdürülüyor. Hatırlanacağı üzere, geçtiğimiz günlerde Etiler’de toprak kayması: 4 katlı binanın girişi çöktü haberiyle sarsılan metropolde, kurumlar arası koordinasyon ve güvenlik önlemleri en üst seviyeye çıkarılmış durumdadır. Benzer şekilde, vatandaşların güvenliğini tehdit eden her türlü provokatif dijital faaliyet de emniyet birimlerinin radarında kalmaya devam ediyor.
Hazırlanan iddianame kapsamında yargılanacak olan 13 şüpheli, ilerleyen günlerde hakim karşısına çıkacak. Savcılık makamı, sanıkların işledikleri fiillerin ağırlığı göz önünde bulundurularak 4 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılmalarını talep ediyor. Yetkililer, dijital mecralarda bu tür korku ve panik yaratmaya yönelik paylaşımlarda bulunan kişilere karşı sıfır tolerans politikasıyla mücadelenin süreceğini önemle vurguluyor.




