⏱️ Okuma Süresi: 3 dk
📝 Kelime: 509
🕐 Son Güncelleme: 04.11.2026 12:48
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in Ankara’daki Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi’ne katılmaması, iki ülke arasındaki diplomatik görüş ayrılıklarını su yüzüne çıkardı.
- Tartışmalar, Azerbaycan’daki okullarda uygulanan laik kıyafet düzenlemesine Türkiye’den gelen tepkiler ve Bakü’nün bunu iç işlerine müdahale olarak değerlendirmesiyle başladı.
- Karşılıklı söylemlerin ardından Bakü yönetimi 31 Türk vatandaşını “istenmeyen kişi” ilan ederken, liderler düzeyinde telefon diplomasisi gerçekleştirildi.
Ankara ve Bakü hattında son dönemde yaşanan diplomatik gelişmeler, iki ülke arasındaki köklü ilişkilerde yeni bir diyalog sürecine işaret ediyor. Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın davetine karşın Ankara’da 29-30 Ekim tarihlerinde düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Zirvesi’ne katılmaması, iki devlet arasındaki görüş ayrılıklarını yeniden kamuoyunun gündemine taşıdı. Siyasi analistler, Aliyev’in zirvede yer almamasını, son haftalarda tırmanan fikri ve idari anlaşmazlıkların yansıması olarak değerlendiriyor.
Eğitim Düzenlemesi ve İç İşlerine Müdahale Tartışması
İki ülke iktidarları arasındaki gerginliğin ilk kıvılcımı, Azerbaycan Eğitim Bakanlığı tarafından alınan bir karar ile çakıldı. Bakü yönetimi; ilkokul, ortaokul ve liselerde uygulanan üniformaların “Genel eğitimin laiklik ilkesine uygun” olması gerektiği yönünde bir standart getirdi. Okullardaki başörtüsü uygulamalarını da etkileyen bu karar, Türkiye’deki bazı hükümet yetkilileri ve kamuoyundaki farklı kesimler tarafından eleştirildi.
Türkiye’den gelen sert tonda açıklamalar, Bakü tarafında tepkiyle karşılandı. Azerbaycanlı yetkililer ve uluslararası ilişkiler uzmanları, Türkiye’den gelen bu çıkışların “tek millet, iki devlet” ilkesine tezat oluşturduğunu ve ülkelerin iç egemenlik alanlarına müdahale olarak algılandığını belirtti. Türkiye iç siyasetinde yaşanan tartışmalar ve liderlerin tutumları, örneğin Müsavat Dervişoğlu’ndan TBMM Grup Toplantısında Sert Tepki gibi gelişmelerle gündem bulurken, dış politikada müttefik ülkelerin iç hukukuna gösterilen hassasiyet bir kez daha tartışmaya açıldı.
‘İstenmeyen Kişi’ Kararı ve Üst Düzey Temaslar
Karşılıklı açıklamaların ardından Azerbaycan hükümeti, 21 Ekim tarihi itibarıyla okul düzenlemesi hakkında eleştirel paylaşımlarda bulunan ve kamuoyunda açıklama yapan 31 Türk vatandaşını “istenmeyen kişi” (persona non grata) ilan etti. Yabancı uyrukluların statüsü ve sınır yönetimi alanında dikkat çeken bu adım, krizin boyutunu bürokratik bir düzleme taşıdı. Son dönemde Göç İdaresi İkamet İzni ve Dijital Hizmet Süreçlerini Güncelledi haberleriyle bölgesel mobilite gündemde kalırken, diplomatik düzeyde alınan bu yaptırım kararı ilişkilerdeki soğukluğu pekiştirdi.
Alınan kararların hemen ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev arasında kritik bir telefon görüşmesi gerçekleşti. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada, Erdoğan’ın görüşmede Türkiye ile Azerbaycan’ın kardeşlik hukukundan aldığı güçle iş birliğini daha ileri seviyelere taşıyacağını vurguladığı ifade edildi. Türkiye’de MEB 2026-2027 Kasım Ara Tatili Tarihlerini Açıkladı haberlerinde olduğu gibi eğitim takvimleri ve içerikleri ulusal yetki alanında değerlendirilirken, Bakü yönetimi de kendi eğitim sistemindeki laiklik vurgusunun korunması konusunda kararlı bir tutum sergiliyor.
İsrail İle İlişkiler ve Bölgesel Dış Politika Farklılıkları
Siyasi uzmanlara göre Ankara ve Bakü arasındaki görüş ayrılıkları yalnızca eğitim ve sosyal politikalarla sınırlı değil. Azerbaycan’ın İsrail ile sürdürdüğü stratejik ve askeri ilişkiler ile Ortadoğu’daki son gelişmeler karşısında iki ülkenin benimsediği farklı diplomatik diller, arka plandaki diğer fikir ayrılıkları arasında yer alıyor. Buna karşın, her iki ülkede de diplomatik kanalların açık tutulması ve liderler arası iletişimin sürmesi sayesinde stratejik ortaklığın korunması hedefleniyor.




