⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 402
🕐 Son Güncelleme: 05.11.2026 22:54
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- İsrail’de 27 Ekim genel seçimlerinin ardından Başbakan Binyamin Netanyahu’nun koalisyon kurma süreci siyasi bir çıkmaza girdi.
- Likud Partisi birinci parti olsa da, aşırı Ortodoks partilerin aday desteğini çekmesi ve Arap partilerinin muhalefet bloğuna yönelmesi nedeniyle salt çoğunluk sağlanamıyor.
- Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, ülkeyi yeni bir erken seçime sürüklememek adına partilerle istişare sürecini başlatarak 11 Kasım’a kadar sürecek bir takvim belirledi.
İsrail’de 27 Ekim’de gerçekleştirilen genel seçimlerin ardından başlayan hükümet kurma süreci, Başbakan Binyamin Netanyahu için oldukça zorlu bir siyasi sınav haline geldi. Sandıktan birinci çıkan Likud Partisi’nin elde ettiği başarıya rağmen, parlamentodaki aritmetik dengeler Netanyahu’nun iktidarını korumasını imkansız hale getirebilecek bir tablo ortaya koydu.
Likud Partisi Birinci Oldu Ancak Çoğunluk Sağlanamadı
Seçim sonuçlarına göre, 120 sandalyeli İsrail Meclisi’nde (Knesset) Netanyahu’nun liderliğindeki Likud Partisi 27 sandalye kazanarak beklentilerin üzerinde bir performans sergiledi ve birinci parti konumunu korudu. Ancak Netanyahu’nun liderlik ettiği milliyetçi ve dindar partilerden oluşan blok, toplamda sadece 53 sandalyeye ulaşabildi. Bir hükümet kurabilmek için gereken 61 sandyelik salt çoğunluğun gerisinde kalan bu tablo, siyasi dengeleri altüst etti. Bölgedeki bu istikrarsızlık, küresel piyasalarda da yankı bulurken, ABD borsalarında teknoloji hisseleri düştü, petrol fiyatları yükseldi gibi ekonomik dalgalanmalara da zemin hazırlıyor.
Haredi Partilerin Kararı ve Arap Blokunun Desteği
Netanyahu’nun koalisyon kurma çabalarına vurulan en büyük darbe, uzun süredir müttefiki olan Aşırı Ortodoks (Haredi) partilerinden geldi. Birleşik Tevrat Yahudiliği partisinin, hiçbir başbakan adayını desteklememe kararı alması, Netanyahu’nun hükümet kurma zeminini tamamen sarstı. Öte yandan, Netanyahu’nun baş rakibi eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot‘un liderliğindeki blok, 48 sandalye ile güçlü bir alternatif olarak duruyor. İsrail’deki Arap azınlığı temsil eden partilerin, tarihi bir başarıyla kazandıkları 19 sandalyenin desteğini Eisenkot’a vermeye başlaması, siyasi dengeleri muhalefet lehine değiştiriyor. Bölgedeki bu derin siyasi ayrışmaların yarattığı insani kriz ise Gazze’de gözünü kaybeden Filistinli çocuk protez göz bekliyor örneğinde olduğu gibi trajik boyutlarıyla gündemi meşgul ediyor.
Cumhurbaşkanı Herzog Kriz Yönetimine Devreye Girdi
Knesset’te hiçbir tarafın tek başına çoğunluğa ulaşamaması üzerine, yetkileri çerçevesinde hükümeti kuracak adayı belirleme sorumluluğunu taşıyan Cumhurbaşkanı Isaac Herzog devreye girdi. Herzog, ülkeyi yeniden bir erken seçime sürüklemekten kaçınmak amacıyla siyasi aktörlere “aklıselim” çağrısında bulundu. Cumhurbaşkanı, önümüzdeki güvenlik ve diplomasi sınavlarının hassasiyetine dikkat çekerek, iç bölünmelerin ülkenin geleceğine zarar verebileceğini vurguladı.
Herzog’un partilerle yürüttüğü istişare süreci, 11 Kasım tarihine kadar devam edecek. Cumhurbaşkanı, bu süre zarfında kimin hükümeti kurma yetkisine sahip olacağına karar vermek zorunda. Siyasi çevreler, Herzog’un yapacağı görüşmelerin İsrail’in önümüzdeki aylardaki kaderini belirleyeceğini öngörüyor.




