⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 372
🕐 Son Güncelleme: 05.11.2026 01:30
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- İsrail’in 7 Ekim 2023’ten bu yana sürdürdüğü askeri operasyonlar, Filistin’in en önemli tarımsal mirası olan zeytinliklerin büyük kısmını kullanılamaz hale getirdi.
- BM verilerine göre, Gazze’deki zeytinlik alanların yüzde 90’ı hasar görürken, Batı Şeria’da binlerce aile geçim kaynağını kaybetme riskiyle karşı karşıya kaldı.
- Zeytin ağaçlarını “vatanın kökleri” olarak gören Filistinliler, tarımsal üretimin durmasıyla hem ekonomik hem de kültürel bir yıkımla mücadele ediyor.
Filistin topraklarında binlerce yıldır barışın ve bereketin simgesi olan zeytin ağaçları, İsrail’in süregelen işgal ve saldırıları nedeniyle ciddi bir varoluş mücadelesi veriyor. Filistinli aileler için bir ağaçtan daha fazlasını, yani atalarından kalan bir mirası ve tek geçim kaynağını temsil eden zeytinlikler, günümüzde çatışmaların en doğrudan hedefi haline gelmiş durumda.
Zeytinliklerin Yüzde 90’ı Hasar Gördü
Birleşmiş Milletler (BM) bünyesindeki kuruluşların paylaştığı veriler, bölgedeki tarımsal yıkımın boyutlarını gözler önüne seriyor. BM Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ve BM Uydu Merkezi (UNOSAT) tarafından Eylül 2025’te yayınlanan rapora göre, Ekim 2023 ile Eylül 2025 arasındaki süreçte Gazze’de zeytinlik olarak sınıflandırılan arazilerin yüzde 90’ı geri dönülemez şekilde hasar gördü. Bu durum, sadece bir ekonomik kayıp değil, aynı zamanda Filistin’in kültürel hafızasının da silinmesi anlamına geliyor.
Konuyla ilgili ekonomik etkiler incelendiğinde, Türkiye’nin farklı bölgelerindeki tarımsal sorunlar da benzer bir hassasiyetle takip ediliyor. Örneğin, Osmaniye’de zeytin üreticisi yüksek rekolte ve maliyet kriziyle karşı karşıya kalırken, Filistinli çiftçiler ise üretim yapacak topraklarını dahi koruyamamanın çaresizliğini yaşıyor.
Köklerden Koparılan Bir Gelecek
Zeytin ağacının Filistinliler için taşıdığı anlamı, yerinden edilen bir vatandaş şu sözlerle özetliyor: “Zeytin ağacı bana Filistin’deki köklerimi hatırlatıyor.” Ağaçların sökülmesi veya yakılması, yalnızca bir ürün kaybı değil, aynı zamanda bölgedeki varlık iddiasının da zayıflatılması olarak değerlendiriliyor. İsrailli yerleşimcilerin, Filistinlilerin elinden alınan arazilerde zeytin topladığına dair iddialar, bölgedeki gerilimi daha da tırmandırıyor.
Sadece tarımsal alanda değil, küresel siyasette de yankı bulan bu süreç, birçok ülkede protestolara neden oluyor. Tıpkı Tahran’da ABD ve İsrail liderlerine yönelik protestolar düzenlendi haberinde olduğu gibi, uluslararası kamuoyu yaşanan yıkıma karşı tepkilerini dile getirmeye devam ediyor. Ancak sahadaki gerçeklik, zeytin ağaçlarının gölgesinde hayata tutunmaya çalışan aileler için her geçen gün daha da zorlaşıyor.
Batı Şeria’da 100 bin civarında hane, geçimini zeytin ve zeytinyağından sağlıyordu. Günümüzde ise bu ailelerin büyük bir kısmı, kendi ihtiyaçlarını karşılayacak kadar dahi zeytin toplayamaz hale geldi. Zeytin üretimindeki bu keskin düşüş, Filistin ekonomisinin can damarlarından birinin koparılmasına yol açıyor.




