Dünya

KKTC, Avrupa Komisyonu’nun Türkiye Raporu’ndaki İthamları Reddetti

KKTC Dışişleri Bakanlığı, Avrupa Komisyonu'nun 2026 Türkiye Raporu'nu eleştirerek, Kıbrıs Türk halkına yönelik haksız ithamları ve taraflı tutumu reddetti.

OKUMA AYARLARI
KKTC, Avrupa Komisyonu'nun Türkiye Raporu'ndaki İthamları Reddetti
KKTC, Avrupa Komisyonu'nun Türkiye Raporu'ndaki İthamları Reddetti
📍 Konum: Lefkoşa, KKTC
⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 374
🕐 Son Güncelleme: 05.11.2026 22:30

📌 Öne Çıkan Başlıklar

  • KKTC Dışişleri Bakanlığı, Avrupa Komisyonu’nun 2026 Türkiye Raporu’nda yer alan ifadelerin taraflı ve gerçek dışı olduğunu belirterek resmi bir tepki gösterdi.
  • Açıklamada, AB’nin 2004 yılında Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ni üyeliğe kabul ederek hata yaptığı ve Kıbrıs meselesinde Rum-Yunan tezlerine destek verdiği vurgulandı.
  • KKTC yönetimi, Ada’da kalıcı barışın ancak egemen eşitliğe dayalı iki devletli çözüm modeliyle mümkün olabileceğini yineledi.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Dışişleri Bakanlığı, Avrupa Komisyonu tarafından hazırlanan 2026 Türkiye Raporu‘na ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı. Yapılan açıklamada, raporda yer alan ve doğrudan KKTC ile Kıbrıs Türk halkının meşru haklarını hedef alan ifadelerin taraflı, gerçeklerden kopuk ve haksız olduğu belirtilerek tüm ithamlar kesin bir dille reddedildi. Bakanlık, Türkiye Dışişleri Bakanlığı’nın rapora yönelik yaptığı değerlendirmelere tam destek verdiğini duyurdu.

AB’nin Kıbrıs Politikasındaki Taraflılık Eleştirisi

Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, Avrupa Birliği’nin (AB) Kıbrıs meselesine yaklaşımının nesnellikten uzak olduğu ve Ada’daki mevcut gerçekleri göz ardı ettiği vurgulandı. Özellikle 2004 yılında Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin, AB’nin kendi kural ve mevzuatlarına aykırı bir biçimde, tek taraflı bir tutumla birliğe kabul edilmesine dikkat çekildi. Bu durumun, Kıbrıs Türk halkının haklarını yok sayan bir sürecin başlangıcı olduğu ifade edildi.

Komisyonun son raporunun da AB’nin Rum-Yunan ikilisinin maksimalist tezlerine koşulsuz destek vermeye devam ettiğini gösterdiği kaydedildi. Bölgedeki siyasi dengelerin hassasiyeti göz önüne alındığında, ABD seçim sonuçlarının uluslararası ilişkilere etkisi gibi küresel dinamiklerin de bölgesel istikrar üzerindeki belirleyici rolü tartışılmaya devam ediyor.

İki Devletli Çözüm ve Egemen Eşitlik Vurgusu

Kıbrıs Türk halkını ambargolarla uluslararası toplumdan izole etmeye çalışan bir kurumun, çözüm sürecine yapıcı bir katkı sunmasının mümkün olmadığı belirtildi. KKTC yönetimi, çözümün ancak Kıbrıs Türk halkının özden gelen haklarına dayanan, egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü temelindeki iki devletli çözüm vizyonuyla sağlanabileceğini yineledi. Bakanlık, bu kararlı duruşun ana vatan Türkiye ile koordineli bir şekilde sürdürüleceğini bildirdi.

Dünya genelinde yaşanan insani krizlerin gölgesinde, Gazze’de yaşanan insani dram gibi meselelerde olduğu gibi, Kıbrıs Türk halkının da uluslararası hukuk çerçevesinde adalet beklediği ifade edildi.

Doğrudan Temas Hakkına Yönelik Tanımlamalara Tepki

Açıklamanın en dikkat çekici kısımlarından biri de, Kıbrıs Türk halkının uluslararası toplumla doğrudan temas kurma çabalarının raporda “uluslararası meşruiyet arayışı” olarak nitelendirilmesine verilen yanıttı. Bakanlık, bu tanımın meşru hakları itibarsızlaştırma amacı taşıdığını savunarak, Kıbrıs Türklerinin uluslararası arenadaki varlığının bir “arayış” değil, temel bir hak olduğunu vurguladı. Ada

REKLAMŞipŞakMedya – Görev yap para kazan

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yapımcı: eritir.com.tr