⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 363
🕐 Son Güncelleme: 06.11.2026 01:00
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- AB yetkilisi Kallas, Lizbon’da yaptığı açıklamada Avrupa ülkelerinin Rusya karşısında bölünmesinin Moskova tarafından bir yıpratma stratejisi olarak kullanılabileceğini belirtti.
- Rusya’nın dondurulmuş varlıklarının, Ukrayna’ya gerekli tazminat ödenene kadar bloke edilmeye devam edilmesi ve bu süreçte mali yükün üye ülkeler arasında dengeli paylaşılması gerektiği ifade edildi.
- Hürmüz ve Karadeniz gibi kritik su yollarındaki seyrüsefer serbestisi ile Orta Doğu’daki artan askeri gerilimler küresel güvenlik açısından risk olarak tanımlandı.
Avrupa Birliği (AB) yetkilileri, Rusya’nın Ukrayna üzerindeki baskısını artırmasına karşı Avrupa kıtasının stratejik bir birliktelik sergilemesi gerektiğini vurguladı. Portekiz’in başkenti Lizbon’da düzenlenen basın toplantısında konuşan Kallas, Avrupa ülkelerinin Rusya karşısında tek bir ses olmasının hayati önem taşıdığını belirtti. Kallas, Avrupa ülkeleri arasında yaşanabilecek bir bölünmenin, Rusya’nın ülkeleri yıpratma ve dirençlerini kırma stratejisine hizmet edeceğini ifade etti.
Rus Varlıkları ve Ukrayna’nın Finansman İhtiyacı
Abu Dabi’de gerçekleştirilmesi planlanan Ukrayna görüşmelerine ilişkin hazırlıkların sürdüğünü kaydeden Kallas, Rusya’nın yaptırımlar ve dondurulan varlıklar konusundaki taleplerinin ancak AB’nin ortak onayıyla değerlendirilebileceğini söyledi. Rusya’nın müzakerelerde azami taleplerle masaya geldiğini belirten Kallas, Avrupa’nın bu baskıya karşı dengeli bir başlangıç pozisyonu oluşturmak adına dışişleri bakanlarıyla koordineli çalıştığını aktardı.
Dondurulan Rus varlıkları konusuna da değinen Kallas, Ukrayna’ya tazminat ödenene kadar bu varlıkların dondurulmuş kalması yönündeki ortak tutumun korunacağını net bir şekilde ifade etti. Ukrayna’nın savunma kapasitesini sürdürebilmesi için acil finansmana ihtiyaç duyduğunu belirten yetkili, dondurulan varlıkların kullanımıyla ilgili risklerin ve yüklerin üye ülkeler arasında daha adil bir şekilde dağıtılması için görüşmelerin devam ettiğini dile getirdi.
Küresel Deniz Güvenliği ve Orta Doğu’daki Gerilim
Toplantıda sadece Avrupa güvenliği değil, küresel ticaret yollarının güvenliği de masaya yatırıldı. Hürmüz Boğazı, Karadeniz ve Babulmendeb Boğazı gibi stratejik noktalarda seyrüsefer serbestisinin ciddi baskı altında olduğunu belirten Kallas, uluslararası hukuk uyarınca geçiş hakkı olan gemilerden ücret alınmaması gerektiğini hatırlattı. Bu süreçte, İsrail’de hükümet kurma süreci gibi bölgesel istikrarsızlıkların küresel ticaret yolları üzerindeki etkilerine de dikkat çekildi.
Orta Doğu’da ABD ve İran arasında tırmanan askeri gerilimin bölge için ciddi sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulunuldu. Bölgedeki kırılgan dengeler, İran’ın ABD İHA’sı ile ilgili açıklamaları gibi olaylarla daha da karmaşık bir hal alırken, Kallas diplomatik çözümler için Körfez ülkeleriyle yakın temas halinde olduklarını belirtti. Rus hava saldırılarında bu hafta 45’ten fazla sivilin hayatını kaybetmesi ise savaşın insani boyutunun ne kadar ağırlaştığını bir kez daha gözler önüne serdi.


