⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 436
🕐 Son Güncelleme: 06.11.2026 17:53
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- TCMB Başkanı Fatih Karahan, Ankara’da gerçekleştirdiği sunumda fiyat istikrarı sağlanana kadar mevcut sıkı para politikası duruşunun korunacağını açıkladı.
- Piyasa katılımcıları ile hanehalkı arasındaki enflasyon beklentisi makasının açıldığına vurgu yapan Karahan, bu durumun ihtiyatlı politikanın temel nedeni olduğunu belirtti.
- TCMB, finansal riskleri azaltmak amacıyla KOBİ kredi büyüme sınırını artırırken, TL’ye geçiş eğiliminin güçlendiğini ve rezervlerin 188 milyar dolara ulaştığını bildirdi.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, Ankara’da düzenlediği “Enflasyon ve Para Politikası” başlıklı sunumunda, Türkiye ekonomisinin mevcut görünümünü ve gelecek döneme ilişkin politika rotasını değerlendirdi. Karahan, fiyat istikrarı tam anlamıyla sağlanana kadar para politikasındaki sıkı duruşun kararlılıkla korunacağının altını çizdi.
Enflasyon Beklentilerindeki Farklılıklar ve İhtiyatlı Duruş
Sunumunda dikkat çekici veriler paylaşan Karahan, piyasa katılımcıları ile vatandaşın enflasyon algısı arasındaki derin makasa işaret etti. Ekim ayı verilerine göre, 12 ay sonrası yıllık enflasyon beklentisi piyasa tarafında yüzde 23,9 seviyesinde ölçülürken, reel sektörde bu oran yüzde 31,8’e, hanehalkında ise yüzde 43,8’e kadar yükseliyor. Bu beklenti farkının, Merkez Bankası’nın politika kararlarında neden “ihtiyatlı” bir tutum sergilediğini açıkladığını belirten Karahan, enflasyon görünümünde kalıcı bir bozulma yaşanması halinde para politikasının daha da sıkılaştırılabileceği uyarısında bulundu.
Dünyada yaşanan jeopolitik gerilimlerin enerji fiyatlarını canlı tuttuğunu ifade eden Karahan, bu durumun 2026 yılı enflasyon tahminleri üzerinde belirleyici bir unsur olduğunu vurguladı. Öte yandan, yavaşlayan iç talebin enflasyonist baskıları bir nebze olsun sınırladığını da sözlerine ekledi.
Rezervlerde Rekor ve TL’ye Geçiş Eğilimi
Ekonomik verilerdeki iyileşmeye değinen TCMB Başkanı, brüt uluslararası rezervlerin 188 milyar dolara yükseldiğini duyurdu. Altın fiyatlarının etkisinden arındırılmış rezervlerin ise 158 milyar dolar düzeyinde olduğu belirtildi. Yurtiçi yerleşiklerin Türk Lirası’na olan güveninin arttığını belirten Karahan, mevduat ve yatırım fonlarında TL’nin payının yüzde 62,1 seviyesine çıktığını ifade etti. Bu veriler, ekonomik istikrar arayışlarının piyasa üzerindeki yansımaları olarak değerlendiriliyor.
Öte yandan, ekonomi yönetiminin gündeminde yalnızca para politikası değil, toplumsal refahı etkileyen güncel başlıklar da yer alıyor. İş gücü piyasasındaki talepler ve çalışma koşulları gibi konular, ülkenin genel ekonomik iklimini doğrudan etkileyen unsurlar arasında bulunuyor.
Makroihtiyati Önlemler ve Likidite Adımları
Merkez Bankası, finansal riskleri azaltmak ve piyasa dengesini korumak için bir dizi yeni adım atıyor. KOBİ’lerin kredi büyüme sınırı yüzde 4,5’ten yüzde 5’e çıkarıldı. Ayrıca, TLREF’e dayalı tahvil alımları, repo fonlama hacminin artırılması ve TL zorunlu karşılık bloke tesis oranlarının düşürülmesi gibi likiditeyi destekleyici mekanizmalar devreye alındı. Karahan, faiz adımlarının büyüklüğü ve zamanlamasında, veriye dayalı ve toplantı bazlı yaklaşımın süreceğini belirtti.
Mayıs 2024’te yüzde 75,5 olan yıllık tüketici enflasyonunun, Ekim 2026 itibarıyla yüzde 29,8’e gerilemesi, uygulanan sıkı para politikasının sonuçları arasında gösterildi. Karahan, akaryakıttaki eşel mobil sisteminin de küresel enerji şoklarının yerel fiyatlar üzerindeki etkisini önemli ölçüde yumuşattığını sözlerine ekledi.




