⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 449
🕐 Son Güncelleme: 06.11.2026 21:48
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- ABD Başkanı Donald Trump’a yönelik komplo iddialarını inceleyen Güney Florida Federal Başsavcısı Jason Reding Quinones, 6 Kasım’da görevinden istifa etti.
- Soruşturmada istenen düzeyde dava aşamasına ulaşılamaması ve bakanlık yönetiminden gelen baskılar Quinones’in ayrılmasında etkili oldu.
- Cumhuriyetçilerin ara seçim yenilgisinin ardından Adalet Bakanlığı bünyesinde üst düzey istifa eden yetkili sayısı üçe yükseldi.
Amerika Birleşik Devletleri’nde siyasi gündemi uzun süredir meşgul eden ve eski federal yetkililer ile rakipleri kapsayan soruşturmalarda kritik bir gelişme yaşandı. ABD Başkanı Donald Trump’ın müttefiklerinin “büyük komplo” olarak nitelendirdiği iddiaları soruşturan Güney Florida Federal Başsavcısı Jason Reding Quinones, 6 Kasım tarihi itibarıyla görevinden ayrıldı. Yaşanan bu istifa, Adalet Bakanlığı içerisindeki hareketliliği bir kez daha gözler önüne serdi.
Washington yönetimi tarafından yapılan açıklamalara göre, Quinones’in yanı sıra Bakanlığın Ulusal Güvenlik Dairesi Başkanı John Eisenberg de görevini bıraktı. Sivil Haklar Dairesi Başkanı Harmeet Dhillon’ın bir gün önce istifa etmesiyle birlikte, Cumhuriyetçilerin ara seçimlerde aldığı yenilginin ardından üst düzey bakanlık yetkililerinden gelen ayrılık sayısı üçe ulaştı. Benzer uluslararası ve stratejik gelişmeler dünya genelinde yakından takip edilirken, benzer şekilde TRT World Forum 2026’da Türkiye’nin bölgesel gücü ele alındı başlığıyla düzenlenen uluslararası zirvelerde de küresel siyasi dengeler masaya yatırılıyor.
Eski İstihbarat Yetkilileri Soruşturma Kapsamındaydı
Florida’nın Fort Pierce kentindeki federal büyük jüri aracılığıyla yürütülen kapsamlı çalışma, Obama ve Biden dönemlerinde görev yapmış eski istihbarat ve kolluk kuvveti yetkililerinin Trump’a karşı ortak hareket ettiği iddialarına odaklanıyordu. 2016 ile 2024 yılları arasında Trump ve seçim kampanyası hakkında yürütülen soruşturmalarda rol alan isimler mercek altına alınmıştı. Eski CIA Direktörü John Brennan ve eski Ulusal İstihbarat Direktörü James Clapper da büyük jüri önünde ifade vermeye çağrılan önde gelen isimler arasında yer alıyordu.
Ancak aylardır süren yoğun incelemelere rağmen beklenen hukuki sonuçların alınamaması ve dava açılabilecek düzeyde somut ilerleme kaydedilememesi, Adalet Bakanlığı içinde rahatsızlık yarattı. Kaynaklar, Quinones’in kısa süre içinde dava açılabileceğini öngördüğünü ancak bu beklentinin karşılıksız kalması üzerine üst yönetim tarafından sorumlu tutulduğunu aktarıyor.
Dosyanın Geleceği ve Beklenen Süreç Belirsizliğini Koruyor
Adalet Bakanı Todd Blanche, istifa haberini duyururken Quinones’in şiddet suçları, uyuşturucu kaçakçılığı ile mücadele alanındaki çalışmalarına ve eski Küba Devlet Başkanı Raul Castro hakkında hazırlanan iddianameye vurgu yaparak teşekkür etti. Quinones ise yayımladığı veda mesajında görev fırsatı için Trump’a minnettarlığını dile getirdi. Öte yandan, süreçle ilgili küresel diplomasi ve dış politika kulislerinde İsrail’de Eisenkot dört partili acil durum hükümeti hedefliyor gibi farklı coğrafyalardaki yönetim krizleri de dikkatle izleniyor.
Soruşturmayı yürütmekle görevlendirilen özel isimlerden Joseph diGenova ve ekipte yer alan Kurt Olsen daha önce projeden ayrılmıştı. Washington Post’un paylaştığı bilgilere göre, aylar süren incelemeler Trump ve müttefiklerinin arzuladığı kapsamlı ve nihai iddianameyle sonuçlanmadı. John Brennan dahil olmak üzere bazı eski yetkililerin büyük jüri önündeki ifadelerinin 2027 yılına ertelenmesi, dosyanın geleceğindeki belirsizliği artırıyor.




