⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 404
🕐 Son Güncelleme: 07.11.2026 14:52
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İstanbul’da düzenlenen TRT World Forum 2026 kapsamında küresel jeopolitik riskleri ve ticaret rotalarının güvenliğini değerlendirdi.
- Fidan, enerji ve taşımacılık hatlarının politik baskı aracı haline getirilmesinin küresel ekonomide yapısal savunmasızlık yarattığını belirtti.
- Türkiye’nin bağlantısallığı artırmak için koridorları çeşitlendirme ve mevcut rotaları güvenlik düzenlemeleriyle güçlendirme vizyonunu benimsediği ifade edildi.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İstanbul Kongre Merkezi’nde bu yıl 10’uncusu düzenlenen TRT World Forum 2026 kapsamında önemli açıklamalarda bulundu. “Merkezsiz Dünya: Kurallar Geçersiz Kaldığında Kim Liderlik Eder?” temasıyla gerçekleşen forumda “Bağlantılılığın Yeni Jeopolitiği: Deniz Yolları, Darboğazlar ve Koridorlar” başlıklı oturuma katılan Fidan, küresel ticaret ağlarının karşı karşıya kaldığı yapısal risklere dikkat çekti.
Küresel Ticaret Rotalarında Güvenlik Kaygısı
Bakan Fidan, konuşmasında özellikle bölgedeki politik dinamiklere değinerek İsrail’in genişleme politikalarının ve Gazze’deki insani durumun küresel istikrar üzerindeki olumsuz etkilerini vurguladı. Fidan, “İsrail’in genişleme politikaları ve agresyonunun sürmesi, komşu ülkeler ve Gazze’deki katliam göz önüne alındığında, maalesef yeterince önem verilmeyen konular arasında yer alıyor,” ifadelerini kullandı. Bu durumun, küresel ekonominin can damarı olan ticaret rotaları üzerinde ciddi bir tehdit oluşturduğunu belirtti.
Dünyanın dört bir yanındaki küresel bağlantısallık süreçlerini değerlendiren Bakan, enerji hatlarının ve gemi rotalarının politik baskı araçları haline gelmesinin kabul edilemez olduğunu savundu. Fidan, “Bir gemi rotası savaş rotası haline gelmemeli; bir enerji hattı politik şantaj aracı olarak kullanılmamalıdır. Tek bir darboğazın tıkanması, binlerce kilometre ötedeki ekonomileri sarsabilir,” uyarısında bulundu.
Bağlantısallık ve Ekonomik Güvenlik Dengesi
Küresel ekonominin gidişatını yakından takip eden uzmanlar, benzer şekilde küresel piyasalar üzerindeki baskıların arttığı bir dönemden geçildiğini belirtiyor. Fidan’a göre, ülkelerin kendi kaynaklarına erişimini koruma çabası, stratejik bir anksiyeteye dönüşmemeli. Bu noktada Türkiye’nin rolünün, sadece bir köprü olmak değil, güvenli ve refah odaklı bir bölgesel aktör olarak sorumluluk üstlenmek olduğunu vurguladı.
Türkiye’nin vizyonunun “daha kapsayıcı ve dirençli bir bağlantısallık” olduğunu belirten Fidan, koridorların çeşitlendirilmesinin zorunluluk olduğunu ifade etti. Bu strateji, sadece dijital ve yeşil dönüşüm süreçlerinde değil, aynı zamanda fiziksel lojistik ağlarının güçlendirilmesinde de kritik bir rol oynuyor. Bakan, mevcut rotaların etkili güvenlik düzenlemeleriyle tahkim edilmesi gerektiğini belirterek, Türkiye’nin bu hedefe ulaşmak için uluslararası iş birliğini artırmaya hazır olduğunu sözlerine ekledi.
Sonuç olarak, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ülkelerin bağlantısallığı sıfırlamak yerine, bu ağları daha dirençli hale getirecek kurumları ve mekanizmaları güçlendirmesi gerektiğinin altını çizdi. Türkiye’nin coğrafi konumunu stratejik bir sorumluluk alanı olarak gördüğünü belirten Fidan, global tedarik zincirlerinin güvenliğinin, küresel barışın anahtarı olduğunu yineledi.




