⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 378
🕐 Son Güncelleme: 07.11.2026 12:24
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Adana’da yaşayan görme engelli Cüneyt Arat, mevcut engelli aylıklarının temel yaşam ihtiyaçlarını karşılamaktan uzak olduğunu belirtti.
- Arat, engelli maaşlarının belirlenmesinde “hane geliri” kriterinin adaletsizliğe yol açtığını ifade ederek, bireysel gelirin esas alınması çağrısında bulundu.
- Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’ndan maaşlarda ivedi bir iyileştirme ve başvuru süreçlerinde düzenleme yapılması talep ediliyor.
Adana’nın Seyhan ilçesinde yaşayan 31 yaşındaki görme engelli Cüneyt Arat, engelli bireylerin yaşadığı ekonomik zorlukları ve sosyal dışlanma risklerini gündeme taşıdı. Mevcut engelli aylıklarının, günümüz ekonomik koşullarında temel ihtiyaçları karşılamaya yetmediğini vurgulayan Arat, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na seslenerek sistemde köklü bir değişikliğe gidilmesi gerektiğini ifade etti.
Engelli Aylıkları İhtiyaçları Karşılamıyor
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından belirlenen mevcut ödeme skalasına göre, yüzde 40 ila 69 arası engelli raporu bulunan bireylere 5 bin 793 TL, yüzde 70 ila 100 arası engelli raporu bulunan kişilere ise 8 bin 690 TL aylık ödeme yapılıyor. Ancak Arat, bu rakamların yaşam standartlarını idame ettirmek için oldukça düşük kaldığını belirtti. Ekonomik daralma, küresel piyasalar ve Türkiye ekonomisinde haftanın öne çıkan gelişmeleri ile birlikte değerlendirildiğinde, engelli bireylerin alım gücünün ciddi oranda düştüğü görülüyor.
Arat, “Maksimum 8 bin 690 TL engelli aylığı ile kim geçimini sağlayabilir? Kim başkalarına muhtaç olmadan yaşamını rahat bir şekilde idame ettirebilir?” sözleriyle tepkisini dile getirdi. Sosyalleşme imkanlarının kısıtlandığını ve sürekli birilerine bağımlı kalmanın psikolojik bir yıkım yarattığını ifade eden Arat, engelli bireylerin onurlu bir yaşam sürmesi için maaşların güncellenmesi gerektiğini vurguladı.
Hane Geliri Kriteri Adaletsizlik mi Doğuruyor?
Haberin en dikkat çekici noktalarından biri, engelli aylığı başvuru sürecindeki “hane geliri” kriteri oldu. Arat, aynı hanede yaşayan yakınlarının sigortalı bir işte çalışıyor olmasının, engelli bireyin aylık almasına engel teşkil etmesini “adaletsizlik” olarak nitelendirdi. Arat, “Hanede kazanılan gelir 3’e 5’e mi bölünüyor yoksa ailenin zaruri ihtiyaçları mı karşılanıyor? Bireysel gelir esas alınmalıdır” çağrısında bulundu.
Engelli hakları ve sosyal yardım politikaları, tıpkı siyasetin finansal gücü ve seçimlerdeki yeni stratejiler gibi toplumun genel refahını etkileyen temel konular arasında yer alıyor. Arat, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’a çağrıda bulunarak, engellilerin hayatını kolaylaştıracak düzenlemelerin ivedilikle hayata geçirilmesini istedi.
Yaşanan bu mağduriyetler, sosyal devlet anlayışının engelli vatandaşlara sunması gereken destek mekanizmalarının yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini bir kez daha gözler önüne seriyor. Engelli bireylerin bağımsızlaşması ve toplumla bütünleşmesi için sadece maddi destek değil, aynı zamanda idari süreçlerdeki engellerin de kaldırılması bekleniyor.




