⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 407
🕐 Son Güncelleme: 07.11.2026 08:57
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Türkiye genelinde turizm amaçlı konut kiralamalarına getirilen izin belgesi zorunluluğu sonrasında, ruhsatsız işletmeciler açık platformlardan ayrılarak sosyal medya ve mesajlaşma gruplarına yöneldi.
- Tahminlere göre yaklaşık 150 bin günlük kiralık konutun büyük kısmı denetim dışı kalırken, saatlik 700 TL’den başlayan fiyatlarla kimlik bildirimsiz kiralamalar devam ediyor.
- Uzmanlar, kayıt dışı pazarın yarattığı vergi kaybı ve asayiş risklerine karşı toplumsal güvenliğin tehlikede olduğuna dikkat çekerek acil denetim çağrısı yapıyor.
Türkiye genelinde turizm amaçlı konut kiralamalarına getirilen yasal zorunluluklar ve izin belgesi uygulaması, sektörde yeni bir kayıt dışı hareketliliği beraberinde getirdi. Açık ilan sitelerinde başlatılan sıkı denetimler ve uygulanan ağır yaptırımlar sonrasında, ruhsatsız faaliyet gösteren işletmeciler çözümü ilanlarını kapalı mecralara taşımakta buldu. Gelen bilgilere göre, denetimlerden kaçmak isteyen ev sahipleri ve emlak aracılar; Instagram, Facebook, TikTok, WhatsApp ve Telegram gibi platformlar üzerinden kimlik bildirimsiz konut kiralamaya devam ediyor.
Ülke genelindeki toplam 150 bin civarındaki günlük kiralık konut havuzunun büyük bir bölümünün hâlen ruhsatsız olarak işletildiği tahmin ediliyor. Bu kayıt dışı pazarda saatlik kiralama ücretleri 700 Türk Lirası’ndan başlarken, günlük konaklama bedelleri ise 4 bin Türk Lirası’na kadar tırmanıyor. Sektördeki bu ekonomik hareketlilik, öngörülemeyen mali hareketleri de tetiklerken, yatırımcılar ve ekonomi çevreleri durumu yakından takip ediyor. Benzer şekilde, küresel piyasalardaki dalgalanmaların ve altın ve döviz kurlarındaki haftalık kapanış verileri gibi ekonomik göstergelerin gayrimenkul sektörüne etkileri de uzmanlar tarafından titizlikle analiz ediliyor.
Asayiş Riskleri ve Güvenlik Zafiyetleri
Özellikle büyükşehirlerdeki kalabalık ve yönetimi zayıf konut sitelerinde yoğunlaşan kontrolsüz kiralamalar, ciddi bir güvenlik zafiyetini beraberinde getiriyor. Konaklayan kişilerin kimlik bildirim sistemine (KABİS) kaydedilmemesi, adli vakaların takibini imkânsız hale getiriyor. Bu durumdan rahatsız olan ve durumu site yönetimlerine ya da adli makamlara bildiren apartman sakinlerinin ise tehdit edildiği yönündeki iddialar her geçen gün artıyor.
Öte yandan, denetimsiz dairelerde tespit edilen gizli kamera vakaları, vatandaşların özel hayatının gizliliği açısından büyük bir tehdit oluşturuyor. Toplumun huzurunu bozen bu gelişmeler karşısında vatandaşlar, günlük yaşamlarında güvenli konut alternatifleri ararken kentsel altyapı ve ulaşım güvenliğine de büyük önem veriyor. Örneğin, megakentteki İstanbul Bakırköy’de İncirli Köprüsü için güçlendirme çalışması gibi kamusal güvenlik yatırımları, vatandaşların genel güvenlik algısını doğrudan etkileyen unsurlar arasında yer alıyor.
Haksız Rekabet ve Vergi Kaybı
Yasal yükümlülüklerini eksiksiz yerine getiren, gerekli izin belgelerini alarak vergi ödeyen dürüst işletmeler ise bu kayıt dışı yapılar karşısında büyük bir haksız rekabetle karşı karşıya kalıyor. Beyan edilmeyen ve kayıt altına alınmayan yüksek kira gelirleri, kamuda milyarlarca liralık vergi kaybına yol açıyor. Ekonomi ve güvenlik uzmanları, konunun yalnızca mali bir problem olarak değerlendirilmemesi gerektiğini, doğrudan toplumsal bir güvenlik meselesi haline geldiğini vurgulayarak yetkililerin sosyal medya üzerindeki bu yasa dışı ağlara karşı daha etkin mücadele başlatması gerektiğini belirtiyor.




