⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 416
🕐 Son Güncelleme: 07.11.2026 17:41
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Iğdır’da daha önce 12,5 liradan satılan 200 gram ekmeğin fiyatı artan maliyetler gerekçesiyle 15 liraya çıkarıldı.
- Fırıncı esnafı; un, enerji, nakliye, poşet ve yüksek işçilik giderleri yüzünden mevcut fiyatların bile kendilerini kurtarmadığını ifade ediyor.
- Üretim sürecinde karşılaşılan yüksek elektrik ve doğal gaz faturaları, hem üreticiyi hem de bütçesi sarsılan tüketiciyi zor durumda bırakıyor.
Türkiye genelinde artan enflasyon ve girdi maliyetleri temel gıda maddelerini doğrudan etkilemeye devam ediyor. Ekonomik dengelerin sarsıldığı bu dönemde, yerel esnaf ve vatandaşlar geçim sıkıntısıyla karşı karşıya kalıyor. Bu durumun son örneklerinden biri Doğu Anadolu Bölgesi’nde yer alan Iğdır’da yaşandı.
Iğdır’da temel tüketim maddelerinin başında gelen ekmek fiyatlarında yeni bir tarifeye geçildi. Kent genelinde daha önce 12,5 liradan tezgahlarda yerini alan 200 gram ekmek, yapılan son zamla birlikte 15 liraya yükseltildi. Fiyat artışı dar gelirli vatandaşların bütçesini zorlarken, fırıncı esnafı da artan maliyetler karşısında ayakta durmakta zorlandıklarını dile getirdi.
Artan Girdi Maliyetleri Esnafı Zorluyor
Fırıncı esnafı Talip Eren, yaptığı açıklamada sektörün içinde bulunduğu ekonomik çıkmazı gözler önüne serdi. Un, nakliye, elektrik, doğal gaz, poşet ve işçilik giderlerindeki önlenemez artışların maliyetleri katladığını belirten Eren, mevcut ekonomik koşullarda üretim yapmanın her geçen gün daha da zorlaştığını vurguladı.
Girdi maliyetlerinin sürekli tırmandığına dikkat çeken Eren, “Maliyetler yüksek. Bu şekilde devam ederse 15 lira da, 25 lira da bizi kurtarmaz. Un ve diğer malzemelerin fiyatları almış başını gidiyor. Bu maliyetlerin bedelini fırıncı ödüyor” diyerek sektörün yaşadığı sıkıntıları özetledi.
Yüksek Enerji Faturaları Üretimi Baskılıyor
Fırın işletmelerinin en büyük gider kalemleri arasında yer alan enerji maliyetleri de esnafın belini büküyor. Üretim sürecinde kullanılan elektrik ve doğal gaz faturalarının astronomik rakamlara ulaştığını belirten fırıncılar, bu yükün sürdürülebilir olmadığını ifade ediyor.
Günlük üretimde karşılaştıkları fatura yüküne değinen Talip Eren, “200 gram ekmek üretiyoruz. Doğal gaz faturası 60 bin, elektrik faturası da 50 bin lira geliyor. Nereye kadar gidecek?” sözleriyle yaşanan maliyet krizinin boyutunu gözler önüne serdi. Enerji tüketiminin yanı sıra, fırın işletmeciliğinde kullanılan diğer yan malzemelerin de bütçeleri sarstığı belirtiliyor.
Çiftçi ile Fiyat Makası Tartışma Konusu
Üretim zincirindeki dengesizliklere de dikkat çeken esnaf, buğday ile un fiyatları arasındaki makasın açılmasından şikayetçi. Çiftçinin alın teriyle ürettiği buğdayı düşük fiyatlara satmak zorunda kalırken, fırıncıların unu çok daha yüksek maliyetlerle temin etmek zorunda kaldığını belirten Eren, “Çiftçi buğdayı 7-8 liraya satarken, bize un 20 liraya veriliyor. Nasıl olacak? Vatandaş da mağdur, fırıncı da mağdur. Herkes mağdur” ifadelerini kullandı.
Gıda sektöründeki bu zincirleme maliyet artışlarının önlenmesi için yetkililerden kalıcı çözümler bekleyen esnaf ve vatandaşlar, piyasadaki dengesizliklerin bir an önce giderilmesini talep ediyor.




