Dünya

İsrail Batı Şeria’da 15 Bin Dönüm Araziyi İlhak Etti

İsrail, Batı Şeria'da 15 bin 813 dönüm araziyi "devlet arazisi" ilan ederek ilhak hamlesini genişletti. Kararın bölgedeki yerleşimlere etkisi büyük.

OKUMA AYARLARI
İsrail Batı Şeria'da 15 Bin Dönüm Araziyi İlhak Etti
İsrail Batı Şeria'da 15 Bin Dönüm Araziyi İlhak Etti
📍 Konum: Batı Şeria, Filistin
⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 489
🕐 Son Güncelleme: 07.11.2026 03:04

📌 Öne Çıkan Başlıklar

  • İsrail, Batı Şeria’daki “Mavi Hat Ekibi” incelemesi sonucunda 15 bin 813 dönüm araziyi “devlet arazisi” olarak sınıflandırdı.
  • Bu hamleyle Beyttilu ve el-Mezraa el-Kıbliyye bölgelerindeki toplam devlet arazisi alanı 79 bin 823 dönüme ulaştı.
  • Kararın, 2030 yılına kadar C Bölgesi’nin %15’inin ilhak edilmesi hedefinin bir parçası olduğu belirtiliyor.

İsrail hükümeti, Batı Şeria’daki toprak kontrolünü genişletmek amacıyla yeni bir ilhak hamlesi başlattı. Yapılan resmi açıklamaya göre, 15 bin 813 dönüm arazi “devlet arazisi” olarak tescil edilerek İsrail kontrolü altına alındı. Karar, “Mavi Hat Ekibi” olarak bilinen birimin, 1983 yılına ait eski bir arazi ilanının sınırlarını yeniden incelemesi sonucunda alındı.

İlhak Süreci ve Arazi Detayları

Düzenleme kapsamında toplamda 19 bin 451 dönümlük bir alan sınırların dahil edilmesi için incelenirken, 3 bin 638 dönümlük kısım kapsam dışında bırakıldı. Bu işlem sonucunda, İsrail’in “devlet arazisi” olarak sınıflandırdığı alanlarda net bir artış yaşandı. Özellikle Beyttilu ve el-Mezraa el-Kıbliyye beldelerindeki toplam devlet arazisi miktarı 79 bin 823 dönüme yükselmiş durumda.

Uzmanlar, bölgedeki jeopolitik gerilimin arttığına dikkat çekerken, bu tür kararların İsrail ordusunun Batı Şeria’daki güvenlik koordinasyonunu durdurması gibi kritik askeri süreçlerle eş zamanlı ilerlediğini vurguluyor. Bu durum, bölgedeki istikrarsızlığı daha da derinleştiriyor.

Yerleşim Blokları ve Coğrafi Bütünlük Hedefi

İsrail konseyinden yapılan uyarılara göre, bu genişletme kararı belirli bir stratejik amaca hizmet ediyor. Karar; Filistin toprakları üzerinde kurulan Nahliel, Neriya ve Kerem Reim yerleşimlerini kapsayan “Talmon” yerleşim bloğuna gelecekte kullanılmak üzere yeni alanlar sağlamayı hedefliyor. Bu adımın temel amacı, bölgedeki mevcut yerleşim noktaları arasında kesintisiz bir coğrafi bütünlük oluşturmak olarak açıklandı.

Ancak bu stratejik genişleme, bölgedeki insani durumu doğrudan etkiliyor. Filistinlilere ait tarım arazileri üzerindeki baskı artarken, köyler arasındaki coğrafi parçalanma da derinleşiyor. Bölge sakinlerinin tarımsal faaliyetlerini sürdürebilecekleri alanlar hızla daralıyor. Benzer şekilde, bölgedeki insani kriz, Gazze’de yerinden edilen Filistinlilerin yaşadığı zorluklar gibi geniş bir coğrafyaya yayılan bir mağduriyet zincirinin parçası haline geliyor.

Oslo Anlaşması ve C Bölgesi’nin Geleceği

Söz konusu hamle, İsrail’in uzun vadeli bir planının parçası olarak görülüyor. Yisrael Hayom gazetesinin haberine göre, İsrail’in 2030 yılına kadar Batı Şeria’nın “C Bölgesi”nin yüzde 15’ini kademeli olarak ilhak etmesi hedefleniyor. 1995 yılında imzalanan İkinci Oslo Anlaşması ile Batı Şeria; A, B ve C bölgeleri olarak üç parçaya ayrılmıştı.

  • A Bölgesi: İdari ve güvenlik kontrolü Filistin yönetiminde.
  • B Bölgesi: İdari kontrol Filistin’de, güvenlik İsrail’de.
  • C Bölgesi: Hem idari hem de güvenlik kontrolü tamamen İsrail’de bulunuyor ve bölgenin %60’ından fazlasını oluşturuyor.

İsrail hükümetinin 15 Şubat 2026 tarihinde başlatmayı öngördüğü “devlet mülkü” tescil süreci, Filistin yönetimi tarafından Batı Şeria’nın tamamen ilhak edilmesine yönelik bir hazırlık olarak değerlendiriliyor. Orta Doğu’daki bu gerilim, Etiyopya’nın Kızıldeniz arayışı gibi diğer bölgesel jeopolitik hareketliliklerle birlikte bölge dinamiklerini yeniden şekillendiriyor.

REKLAMŞipŞakMedya – Görev yap para kazan

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yapımcı: eritir.com.tr