⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 334
🕐 Son Güncelleme: 07.11.2026 19:30
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Kahramanmaraş’ta yaşayan 62 yaşındaki Mustafa Özata, 8 yaşında başladığı kalaycılık mesleğinde 54 yılı geride bıraktı.
- Babasından öğrendiği ve yaklaşık 1 centuryadır ailesi tarafından sürdürülen mesleği yaşatan Özata, çevre illerden de müşteri kabul ediyor.
- Zanaatın son temsilcilerinden olan usta, arkasından bu işi devam ettirecek kalifiye eleman ve çırak bulamamaktan endişe duyuyor.
Türkiye’nin köklü geleneksel zanaatları arasında yer alan ve sağlığa olan katkılarıyla bilinen kalaycılık mesleği, teknolojiye ve değişen tüketim alışkanlıklarına direnmeye çalışıyor. Bu tarihi zanaatı ayakta tutmaya çalışan isimlerden biri olan 62 yaşındaki Mustafa Özata, Kahramanmaraş’taki küçük dükkanında yarım asrı aşan bir tecrübeyle çalışmalarını sürdürüyor.
8 Yaşında Başladığı Zanaatta 54 Yılı Geride Bıraktı
Kahramanmaraş’ın Onikişubat ilçesinde faaliyet gösteren Mustafa Özata, mesleğe henüz 8 yaşındayken babasının yanında adım attı. Ailesinin yaklaşık 100 yıldır bu meslekle ilgilendiğini belirten Özata, babasının da 50 yılı aşkın süre kalaycılık yaptığını ifade etti. Çocukluk yaşlarından itibaren ocağın başında ter döken usta, bakır kapların kalaylanarak sağlıklı bir şekilde yeniden mutfaklara kazandırılmasını sağlıyor.
Bakır ve kalay birleştiğinde ortaya son derece sağlıklı ürünler çıktığını vurgulayan Özata, kentteki hanelerin önemli bir bölümünde hâlâ bakır kap kullanıldığını belirtti. Günlük işlerinde talebin oldukça iyi olduğunu, hatta Adana ve Osmaniye gibi çevre illerden bile müşterilerin kalay yaptırmak için kendi iş yerini tercih ettiğini dile getirdi.
“Benden Sonra Bu İşi Kim Yapacak Bilmiyorum”
Zanaatın geleceğiyle ilgili kaygılarını dile getiren deneyimli kalaycı, günümüzde gençlerin bu tür geleneksel ve zahmetli el sanatlarına ilgi göstermediğinden yakındı. Yetişecek kalifiye eleman bulamamaktan dert yanan Özata, “Benim yaşım 62, benden sonra bu işi kim yapacak bilmiyorum. Yetkililerin bu geleneksel mesleklerin canlandırılması ve yeni ustaların yetiştirilmesi için adım atmasını bekliyorum” dedi.
Geleneksel üretimlerin ve yerel zanaatların korunması gerektiğine dikkat çeken uzmanlar, Türkiye genelinde ustaların çırak bulamaması nedeniyle birçok el sanatının yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kaldığını belirtiyor. Tıpkı yerel üretimi destekleyen kurumsal hayatı bırakıp çiftçi olanlar gibi zanaatkarların da desteklenmesi gerektiği vurgulanıyor. Öte yandan, bölgedeki ekonomik gelişmeler ve tarımsal faaliyetlerin yanı sıra esnafın yaşadığı bu tür sorunlar bölgesel iş birliği ve kalkınma planlarının önemini bir kez daha gözler önüne seriyor.




