⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 369
🕐 Son Güncelleme: 07.11.2026 12:18
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Antalya’nın Kemer ilçesinde bulunan İdyros Antik Kenti’nde, uzmanların “inşaatı durdurun” uyarılarına rağmen otel projesi çalışmaları hız kesmeden devam ediyor.
- İki ayrı bilirkişi raporu, bölgenin arkeolojik sit statüsünün genişletilmesi gerektiğini ve mevcut inşaat faaliyetlerinin kültürel mirasa zarar verdiğini ortaya koydu.
- Mahkeme süreci devam ederken, yürütmeyi durdurma kararı çıkmaması üzerine sivil toplum örgütleri ve uzmanlar alanın bütünüyle korunması için çağrılarını yineliyor.
Antalya’nın Kemer ilçesinde yer alan tarihi İdyros Antik Kenti, bölgede yürütülen otel projesi nedeniyle ciddi bir koruma kriziyle karşı karşıya. Arkeolojik değerlerin yoğun olduğu arazide sürdürülen inşai faaliyetler, bilim çevreleri ve sivil toplum kuruluşları tarafından tepkiyle karşılanıyor. Tıpkı Gürer’den Niğde Müzesi ve Kapadokya İçin Kritik Uyarılar haberinde olduğu gibi, kültürel mirasın korunması konusu Türkiye’nin gündemindeki yerini koruyor.
Bilimsel Raporlar İnşaatın Durdurulmasını İstiyor
Bölgede yapılan iki ayrı bilirkişi incelemesi, mevcut otel projesinin antik kentin dokusuna zarar verdiğini tescilledi. Arkeoloji, sanat tarihi ve şehir planlama uzmanlarından oluşan heyet, Ayışığı Koyu’ndan Çalıştepe’ye kadar uzanan alanın, 1. ve 2. derece arkeolojik sit statüsüyle bütüncül olarak korunması gerektiğini raporladı. Heyet, bilimsel kazı süreçleri tamamlanana kadar tüm inşai faaliyetlerin durdurulması gerektiğinin altını çizdi.
Antalya Müze Müdürlüğü’nün 2026 yılında gerçekleştirdiği 191 sondaj çalışması, alanın önemini bir kez daha kanıtladı. Çalışmalar kapsamında yerden ısıtma sistemli bir Roma hamamı, su künkleri ve çeşitli mimari kalıntılar gün yüzüne çıkarıldı. Toplamda 150’nin üzerinde envanterlik eserin koruma altına alındığı bölgede, uzmanlar mevcut yapıların kaldırılması ve kapsamlı bir bilimsel kazı yapılması gerektiğini belirtiyor.
Hukuki Süreç ve Şehircilik İlkeleri
Projenin imar planlarına karşı açılan davalarda hazırlanan bilirkişi raporları, 1/25.000, 1/5000 ve 1/1000 ölçekli koruma amaçlı imar planlarının şehircilik ve koruma ilkelerine aykırı olduğunu ortaya koydu. Kıyı Kanunu’na vurgu yapılan raporlarda, sahil şeridinin kamuya açık olması gerektiği hatırlatıldı. Benzer şekilde, toplumsal fayda odaklı projelerin tartışıldığı günlerde, Antalya’da COP31 Öncesi Eğitim ve İdari İzin Kararı gibi yerel yönetim kararları da bölgedeki hareketliliği artırıyor.
Kültürel Mirasın Geleceği Ne Olacak?
Mahkeme süreci devam etse de, yürütmeyi durdurma kararı henüz verilmemiş olması inşaatın hızla ilerlemesine olanak tanıyor. İdyros Antik Kentine Dokunma Hareketi, binlerce yıllık mirasın telafisi imkansız şekilde yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu belirterek kamuoyunu duyarlılığa davet ediyor. Bölgedeki arkeolojik katmanların geri döndürülemez şekilde zarar görmemesi için yerel ve merkezi otoritelerden acil bir koruma planı bekleniyor.




