⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 427
🕐 Son Güncelleme: 07.11.2026 16:53
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Ankara’da gerçekleştirdiği toplantıda kamuoyunda merak edilen “yeni süreç” tartışmalarına açıklık getirdi.
- Bakırhan, sürecin tıkandığı iddialarını reddederek, somut adımların atılmaması durumunda toplumsal kaygıların artabileceği uyarısında bulundu.
- Sürecin sadece iki aktörle sınırlı kalmaması gerektiğini savunan Bakırhan, tüm toplumsal dinamiklerin sorumluluk alması gerektiğini vurguladı.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, parti genel merkezinde düzenlenen Merkez Yürütme Kurulu ve Parti Meclisi toplantısının açılışında önemli açıklamalarda bulundu. Türkiye’nin gündemini uzun süredir meşgul eden “yeni süreç” ve “demokratikleşme” başlıklarına değinen Bakırhan, sürecin geleceğine dair spekülasyonlara net bir yanıt verdi.
“Süreç Tıkandı İddiaları Gerçeği Yansıtmıyor”
Kamuoyunda sürecin durma noktasına geldiğine dair iddiaların gerçeği yansıtmadığını ifade eden Tuncer Bakırhan, “Bu sürecin ağırlığına uygun bir pratik içerisinde olmamız gerektiğini belirtmek istiyorum. Yani süreç tıkandı falan değil, onu söyleyeyim. Süreç bir biçimiyle ilerliyor,” ifadelerini kullandı. Bakırhan, sürecin devam ettiğini belirtmekle birlikte, iktidarın atacağı adımların hızı konusunda daha dikkatli olunması gerektiğini vurguladı.
Ülke genelindeki gelişmeleri yakından takip eden vatandaşlar, güncel haberleri Bakan Bak: Dört Büyük Kulüp KKTC’ye Destek Verdi haberi gibi farklı platformlardan da yakından izliyor. Siyasi atmosferin yanı sıra toplumsal duyarlılık gerektiren konuların da gündemdeki yerini koruduğu görülüyor.
Kürt Meselesinde Konsept Değişikliği Çağrısı
Kürt meselesinin sadece askeri veya bürokratik bir “güvenlik dosyası” olarak ele alınmasının büyük bir hata olduğunu savunan Bakırhan, sorunun temelinde yatanın “demokratikleşme noksanlığı” olduğunu belirtti. Türkiye’nin önündeki bu dönemi tarihi bir fırsat olarak nitelendiren Bakırhan, ekonomiden hukuka kadar pek çok alanda iyileşme sağlanabileceğine dikkat çekti.
Bakırhan ayrıca, ülke gündemindeki diğer önemli gelişmelere de dolaylı olarak atıfta bulunarak toplumsal huzurun önemini vurguladı. Bu süreçte sadece siyasetin değil, sivil toplumun da aktif olması gerektiğini belirten Bakırhan, “Pedalı sadece Kürtlere ve iktidara bırakmayalım. Toplumsal dinamikler de bu sürecin ilerlemesi için sorumluluk almalıdır,” şeklinde konuştu. Öte yandan, benzer sosyal ve toplumsal meselelere dikkat çeken SGK’dan Lösemili Çocukların Tedavi Süreçlerine 7 Milyar Liralık Destek gibi haberler, toplumsal dayanışmanın önemini bir kez daha hatırlatıyor.
Toplumsal Sorumluluk ve Gelecek Vizyonu
Sürecin sadece iki aktörün insiyatifine sıkışmış bir diyalog zemininden kurtarılması gerektiğini savunan Bakırhan, muhalefet partileri ve sivil toplum kuruluşlarını da sürece katkı sunmaya davet etti. İktidarın atacağı somut adımların, halkın sürece olan güvenini pekiştireceğini belirten Bakırhan, kaygıları gidermenin tek yolunun şeffaf ve kararlı bir demokratikleşme programı olduğunu sözlerine ekledi.
Benzer şekilde, yerel ve genel olayların takibi konusunda kamuoyunun hassasiyetinin devam ettiği, özellikle Diyarbakır’ın Kulp ilçesinde kaybolan 21 yaşındaki genç bulundu gibi haberlerin de yakından takip edildiği görülüyor.




