⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 442
🕐 Son Güncelleme: 07.11.2026 18:26
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, banka kanalıyla verilen ve WhatsApp üzerinden istenen borçlarla ilgili emsal niteliğinde bir karara imza attı.
- Yerel mahkeme alacaklıyı haklı bulurken, Bölge Adliye Mahkemesi resmi ihtar yapılmadığı gerekçesiyle davayı reddetmişti.
- Yüksek Mahkeme, WhatsApp yazışmalarının resmi ihtarname niteliği taşıdığına ve 6 haftalık yasal süreyi başlattığına hükmetti.
Türkiye genelinde milyonlarca vatandaşı ve borç-alacak ilişkilerini yakından ilgilendiren emsal niteliğinde bir yargı kararı, Ankara’da üst mahkemeden çıktı. Günlük hayatımızın vazgeçilmez bir parçası haline gelen dijital mesajlaşma uygulamaları, artık hukuki süreçlerde resmi birer delil ve bildirim aracı olarak kabul ediliyor. Özellikle dijital platformlar üzerinden gerçekleştirilen borç alacak ilişkilerinde yaşanan anlaşmazlıklar yargı taşınırken, Yargıtay’ın son kararı içtihat niteliği taşıyor.
Yaşanan hukuki sürecin temeli, bir vatandaşın banka kanalıyla arkadaşına ödünç para vermesiyle atıldı. Borcun vadesinin dolmasının ardından alacaklı, popüler mesajlaşma uygulaması WhatsApp üzerinden birden fazla kez parasını talep etti. Ancak borçlunun ödeme yapmaması üzerine alacaklı taraf, kanuni sürelerin geçmesini bekleyerek icra takibi başlattı. Borçlu tarafın icra takibine itiraz etmesiyle birlikte dosya yargıya intikal etti.
Yerel Mahkeme ile Bölge Adliye Mahkemesi Arasındaki Görüş Ayrılığı
İcra takibine yapılan itirazın ardından açılan davada yerel mahkeme, alacaklı tarafı haklı buldu ve takibin devamına karar verdi. Ancak dosyanın taşındığı Bölge Adliye Mahkemesi (BAM), yerel mahkemenin kararını bozdu. BAM, takipten önce noter aracılığıyla veya resmi yollarla yapılmış yazılı bir ihtar bulunmadığı ve alacaklının hukuki yararı olmadığını gerekçe göstererek davayı tümden reddetti. Bu gelişme üzerine alacaklı avukatları dosyayı Yargıtay’a taşıdı.
Dosyayı inceleyen Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararını eksik inceleme yaptığı gerekçesiyle bozarak ortadan kaldırdı. Yüksek Mahkeme’nin kararı, dijital yazışmaların hukuki geçerliliği açısından yeni bir dönemi başlattı.
Yargıtay’dan Dijital İhtarname Vurgusu
Yargıtay kararında, iade günü veya bildirim süresi açıkça kararlaştırılmamış olan ödünç borçlarında, borcun ödenebilir (muaccel) hale gelmesi için ilk istem tarihinden itibaren 6 haftalık yasal sürenin geçmesi gerektiği hatırlatıldı. Taraflar arasında karşılıklı olarak kabul edilen WhatsApp yazışmalarının, borcun ilk istenildiği tarihi net bir şekilde ortaya koyduğuna dikkat çekildi.
Kararda, icra takibine geçilmeden önce geçen sürede 6 haftalık yasal sürenin fazlasıyla dolduğu vurgulandı. Yüksek Mahkeme, teknolojik imkanlarla gerçekleştirilen WhatsApp mesajlarının tıpkı yazılı ve resmi bir ihtarname gibi borcun istendiğini ispata yeterli olduğuna ve başlatılan icra takibinin tamamen geçerli sayılmasına hükmetti. Bu karar, daha önce ekonomik ve finansal uyuşmazlıklar yaşayan pek çok vatandaş için yol gösterici nitelik taşıyor.
Hukukçular, sosyal medya ve mesajlaşma programları üzerinden yapılan para alışverişlerinde ve borç hatırlatmalarında artık çok daha dikkatli olunması gerektiğinin altını çiziyor. Dijital ortamdaki yazışmaların doğrudan bağlayıcı delil olması, gelecekteki olası hukuki uyuşmazlıkların çözümünü hızlandıracak gibi görünüyor. Benzer şekilde, toplumsal yaşamı ilgilendiren yerel olaylar ve hukuki ihtilaflar da yargı mercilerinin titiz incelemelerine konu olmaya devam ediyor.




