⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 386
🕐 Son Güncelleme: 07.11.2026 14:00
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Yunanistan, Güney Kıbrıs ile elektrik bağlantısını sağlayacak Great Sea Interconnector (GSI) projesi kapsamında deniz araştırmaları için NAVTEX yayımladı.
- Fransız bayraklı Abeille Marengo gemisinin yürüteceği çalışmalar, Türkiye’nin kıta sahanlığı sınırlarını kapsayan bölgelerde gerilime neden oldu.
- Ankara, söz konusu girişimin Türkiye’nin deniz yetki alanlarına yönelik izinsiz bir araştırma faaliyeti olduğunu belirterek tepkisini ortaya koydu.
Yunanistan, Güney Kıbrıs ile elektrik bağlantısını sağlamayı hedefleyen Great Sea Interconnector (GSI) projesi kapsamında yeni bir adım attı. Yunan makamları, deniz altı kablo güzergahında araştırma yapılması amacıyla resmi bir NAVTEX (denizcilik duyurusu) yayımladı. Bu gelişme, Doğu Akdeniz’deki deniz yetki alanları tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.
Projenin Kapsamı ve Araştırma Faaliyetleri
Proje kapsamında yürütülecek deniz altı araştırmalarının, Fransız bayraklı “Abeille Marengo” isimli araştırma gemisi tarafından gerçekleştirilmesi planlanıyor. İraklio Limanı’nda bulunan geminin, rotası üzerindeki teknik incelemeleri tamamlamak üzere bölgeye intikal etmesi bekleniyor. 6 Kasım tarihinde yayımlanan ve 6 Mart 2026 tarihine kadar geçerli olacak NAVTEX, projenin teknik altyapısının oluşturulması adına kritik bir aşama olarak görülüyor.
Yapılan planlamaya göre araştırma güzergahı, Güney Kıbrıs’ın Münhasır Ekonomik Bölgesi (MEB) sınırlarına kadar uzanıyor. Çalışmaların yoğunlaştığı bir diğer bölge ise Kasos Adası’nın doğusu olarak belirlendi. Benzer şekilde, küresel enerji dönüşümü süreçleri COP31 Antalya Zirvesi gibi platformlarda da tartışılırken, bölgesel projelerin jeopolitik yansımaları dikkat çekiyor.
Ankara’dan Kıta Sahanlığı Vurgusu
Yunanistan’ın tek taraflı olarak yayımladığı NAVTEX’e Ankara’dan sert tepki geldi. Türk makamları, söz konusu araştırma sahalarının bir kısmının Türkiye’nin kıta sahanlığı içerisinde kaldığını belirterek, izinsiz hiçbir faaliyete müsaade edilmeyeceğinin altını çizdi. Türkiye, bölgedeki faaliyetlerin uluslararası hukuk ve ikili mutabakatlar çerçevesinde yürütülmesi gerektiğini savunuyor.
Öte yandan, bölgedeki hareketlilik yalnızca enerji projeleriyle sınırlı değil. Uluslararası arenada yaşanan diğer gelişmeler de dikkatle takip ediliyor; örneğin ABD Başkanı Trump yönetimi altında gerçekleşen idari değişiklikler ve küresel siyasi dengeler, Doğu Akdeniz’deki stratejik hamleleri dolaylı yoldan etkileyebilecek bir potansiyel taşıyor.
Ruhsatlandırma ve Koordinasyon Süreci
Yunanistan Dışişleri Bakanlığı, projenin yürütülmesi için gerekli tüm hukuki ve idari süreçlerin tamamlandığını duyurdu. Bakanlıklararası Deniz Araştırmaları Ruhsatlandırma Komitesi (EXAETH) tarafından verilen olumlu görüşün ardından, Fransız NEXANS şirketinin faaliyetlerine onay verildi. Yunan makamları, bu kararın teknik bir zorunluluk olduğunu savunurken, Ankara’nın itirazları bölgedeki deniz hukuku tartışmalarının uzun süre gündemde kalacağını gösteriyor.
Doğu Akdeniz’deki enerji koridorları ve deniz yetki alanları, Türkiye’nin “Mavi Vatan” doktrini çerçevesinde stratejik bir öneme sahip olmaya devam ediyor. Taraflar arasındaki diplomasi trafiğinin önümüzdeki günlerde hız kazanması bekleniyor.




