Dünya

İngiltere’de Ankara Antlaşması Oturum Başvurularında Keskin Düşüş

İngiltere'de Ankara Antlaşması kapsamında yapılan süresiz oturum başvurularında kabul oranları %78 düştü. Türk vatandaşları oturum kriziyle karşı karşıya.

OKUMA AYARLARI
İngiltere'de Ankara Antlaşması Oturum Başvurularında Keskin Düşüş
İngiltere'de Ankara Antlaşması Oturum Başvurularında Keskin Düşüş
📍 Konum: Londra, Birleşik Krallık
⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 406
🕐 Son Güncelleme: 08.11.2026 15:22

📌 Öne Çıkan Başlıklar

  • İngiltere’de Ankara Antlaşması kapsamında yapılan süresiz oturum başvurularının kabul oranlarında bir yıl içerisinde %78’lik dramatik bir düşüş yaşandı.
  • İçişleri Bakanlığı’nın ret kararlarında, mevzuatta yer almayan gerekçeler ve ciddi hesaplama hataları tespit edildi.
  • Hükümetin oturum şartlarını ağırlaştırma yönündeki siyasi söylemleri, Türk vatandaşlarının sınır dışı edilme riskini artırıyor.

İngiltere’de yaşayan Türk vatandaşlarını derinden sarsan bir oturum izni krizi yaşanıyor. Yapılan son araştırmalar, Ankara Antlaşması (ECAA) kapsamında süresiz oturum izni almak için başvuran Türk vatandaşlarının ret kararlarıyla karşı karşıya kaldığını ve bu durumun ciddi bir sınır dışı edilme riski yarattığını ortaya koydu. İngiltere İçişleri Bakanlığı (Home Office) tarafından verilen kararlardaki artan ret oranları, hükümetin geçmişteki hatalardan ders çıkarmadığı yönündeki eleştirileri de beraberinde getiriyor.

Başvuru Kabul Sayılarında %78’lik Kayıp

İçişleri Bakanlığı’nın paylaştığı resmi veriler, krizin boyutlarını rakamlarla gözler önüne seriyor. 2025 yılının Ocak-Haziran döneminde Ankara Antlaşması kapsamında yapılan 3 bin 378 süresiz oturum başvurusu kabul edilirken, 2026 yılının aynı döneminde bu sayı sadece 745’e kadar geriledi. Bir yıl gibi kısa bir sürede kabul edilen başvurulardaki bu %78’lik düşüş, İngiltere’deki Türk toplumu için büyük bir belirsizlik oluşturdu. Küresel ölçekte birçok ülkede yasal düzenlemeler sıkça değişse de, İngiltere’deki bu sert politika değişikliği doğrudan yerleşik düzeni hedef alıyor.

Hatalı Ret Kararları ve Mevzuat Çelişkileri

Yapılan incelemeler, bakanlığın ret mektuplarında ciddi usul hataları yapıldığını gösteriyor. Özellikle işletme sahibi Türk vatandaşlarına yönelik kararlarda, mevzuatta açıkça belirtilmeyen şartların dayanak gösterildiği saptandı. Örneğin, İngiltere’de başarılı bir cam temizleme işletmesi kuran bir vatandaşın başvurusu, “işletmenin web sitesinin veya sosyal medya hesabının bulunmaması” gerekçesiyle reddedildi. Oysa mevcut yasal düzenlemelerde böyle bir zorunluluk bulunmuyor. Benzer şekilde, bazı dosyalarda başvuru sahibinin ülke dışında geçirdiği günlerin yanlış hesaplandığı ve hatalı verilerle 180 gün sınırının aşıldığı iddia edilerek başvuruların reddedildiği görüldü.

Hukukçular, bu durumun sadece teknik bir hata değil, sistemli bir daralma olduğunu savunuyor. Tıpkı sosyal politikalardaki ekonomik düzenlemeler gibi, oturum şartlarının da daha katı bir zemine oturtulmaya çalışıldığı belirtiliyor. Eylül 2025’ten itibaren ret kararlarındaki bu sertleşme, İçişleri Bakanı Shabana Mahmood’un kalıcı oturum şartlarını ağırlaştırmaya yönelik tartışmalı önerileriyle paralellik gösteriyor.

Siyasi Söylemler ve Gelecek Belirsizliği

İşçi Partisi tarafından açıklanan yeni politikalarda, mevcut hukuki sınırlamaların ve varsayımların sorgulanacağı ifade edilmişti. Bakan Mahmood, kriz çözümü sürecinde bazı geleneksel hakların gözden geçirilebileceğinin sinyalini vermişti. Bu durum, İngiltere’de yıllardır iş kurarak topluma katkı sağlayan ve başarılı işletmeler yöneten Türk vatandaşlarının geleceğini doğrudan tehdit ediyor. Uzmanlar, insani durumların ve geçmişteki başarılı ticari faaliyetlerin artık değerlendirme süreçlerinde yeterince dikkate alınmadığı konusunda uyarıyor.

REKLAMŞipŞakMedya – Görev yap para kazan

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yapımcı: eritir.com.tr