⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 380
🕐 Son Güncelleme: 08.11.2026 21:09
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- İsrail hapishanelerinde tutulan 9 bin 300’den fazla Filistinli esirin, ciddi sağlık sorunları ve kötü yaşam koşullarıyla karşı karşıya olduğu açıklandı.
- Esirlerin yaklaşık yüzde 80’inin uyuz hastalığına yakalandığı, ancak gerekli tıbbi müdahalenin ve hijyen koşullarının sağlanmadığı belirtildi.
- Filistin Esirler Cemiyeti, hapishanelerdeki durumun münferit olmadığını, sistematik bir baskı ve işkence politikasının parçası olduğunu vurgulayarak uluslararası topluma çağrıda bulundu.
İsrail hapishanelerinde tutulan Filistinli esirlerin içinde bulunduğu ağır insani koşullar ve yaygınlaşan sağlık sorunları, uluslararası kamuoyunun gündemine taşındı. Filistin Esirler Cemiyeti tarafından yapılan son açıklamada, hapishanelerdeki mevcut durumun bir insani kriz boyutuna ulaştığı ifade edildi. Verilere göre, İsrail cezaevlerinde 90’ı kadın olmak üzere toplamda 9 bin 300’den fazla Filistinli esir tutuluyor.
Hapishanelerde Uyuz Salgını ve Sağlık Krizi
Son dönemde avukatlar ve gözlemci ekipler tarafından gerçekleştirilen ziyaretler, esirlerin yaşam koşullarının ne denli ağır olduğunu ortaya koydu. Esirlerin ifadelerine dayanarak hazırlanan raporda, hapishanelerde uyuz hastalığının kontrolsüz bir şekilde yayıldığı vurgulandı. Özellikle çocuklar da dahil olmak üzere kadın ve erkek esirlerin yaklaşık yüzde 80’inin bu hastalıktan etkilendiği belirtiliyor.
Hastalığın bu denli hızlı yayılmasının temel nedenlerinden biri olarak, binlerce esirin yaşadığı ciddi kıyafet ve hijyen sıkıntısı gösteriliyor. Esirlerin temel ihtiyaçlarının karşılanmaması, Filistin’deki sağlık hizmetleri genelinde yaşanan zorluklarla benzer bir tablo çizse de, cezaevlerindeki durumun tamamen sistematik bir ihmal olduğu savunuluyor. Hastalığa yakalanan esirlere yönelik gerçek bir tedavi uygulanmadığı ve hijyen koşullarının iyileştirilmediği kaydedildi.
Sistematik İşkence ve Şiddet İddiaları
Açıklamada, hapishane koşullarının sadece bir ihmal değil, aynı zamanda bir işkence aracı olarak kullanıldığına dikkat çekildi. Esirlerin ifadeleri, İsrail hapishane idaresine bağlı birimlerin koğuşlara polis köpekleri ve çeşitli silahlarla baskın düzenlediğini gösteriyor. Son aylarda yapılan bu baskınlarda, plastik mermi ve türü henüz belirlenemeyen silahların kullanıldığı, bu durumun onlarca esirin yaralanmasına yol açtığı bildirildi.
Yaralanmaların boyutları ise oldukça ciddi. Bazı esirlerin kullandılan silahlar nedeniyle ağır yanıklar yaşadığı, bazılarının ise hareket kabiliyetini tamamen kaybettiği belirtiliyor. Negev Hapishanesi’nde de benzer şekilde koğuşlara yapılan baskınlarda esirlerin darbedildiği bilgisi paylaşıldı. Bölgedeki gerilimin bir yansıması olan İsrail’in bölgedeki askeri hareketliliği, hapishane içindeki bu baskı ortamını da tetikleyen unsurlar arasında gösteriliyor.
Uluslararası Topluma Çağrı
Filistin Esirler Cemiyeti, çok sayıda esirin acil ameliyatlara ve tıbbi cihazlara ihtiyaç duyduğunu belirterek, İsrail yönetimini insan hakları ihlallerini durdurmaya davet etti. Hapishanelerdeki durumun sistematik bir politikanın parçası olduğu vurgulanırken, uluslararası insan hakları kuruluşlarının bu duruma karşı sessiz kalmaması ve acil eyleme geçmesi talep edildi.




