⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 337
🕐 Son Güncelleme: 08.11.2026 09:48
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- 1970 yılının Şubat ayında İstanbul’un Bebek semtinde emekli yargıç Mahmut Nedim Bey ve eşi Melahat Hanım evlerinde ölü bulundu.
- Olay yerinde kapı ve pencerelerde zorlama izine rastlanmazken, evdeki yabancılara saldıran köpeğin hiç havlamaması dedektiflerin dikkatini çekti.
- Cinayet Masası’nın evdeki plastik malzemeler ve diğer deliller üzerinde yürüttüğü derinlemesine soruşturma katillerin izine ulaşılmasını sağladı.
Türkiye’nin kriminal tarihinde iz bıkan olaylardan biri olan ve yıllar geçse de hafızalardan silinmeyen Bebek çifte cinayeti, Türk polisiyesinin en ilginç vakaları arasında yer alıyor. Tarih yaprakları 3 Şubat 1970’i gösterdiğinde, tarihi olaylar listesinde yerini alacak korkunç bir olay İstanbul’un sakin semtlerinden Bebek’te meydana geldi. Emekli yargıç Mahmut Nedim Bey (57) ile Hayvanları Koruma Derneğinde görev yapan eşi Melahat Hanım (52), evlerinde başlarına sert cisimlerle vurularak öldürülmüş halde bulundu.
Komşuların Şüphesiyle Ortaya Çıkan Vaka
İki gün boyunca kendilerinden haber alınamayan çiftin durumundan endişelenen komşuları, evin birinci katındaki pencereye merdiven dayayarak içeri baktı. Karşılaştıkları manzara karşısında şoke olan komşuların ihbarı üzerine olay yerine çok sayıda polis ekibi sevk edildi. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Cinayet Masası dedektifleri, olay mahallinde geniş çaplı bir inceleme başlattı. Yapılan ilk otopsi ve olay yeri inceleme raporlarında, çiftin başlarına sert cisimlerle defalarca vurularak katledildiği ve cinayetin yaklaşık iki gün önce işlendiği tespit edildi.
Köpeğin Sessizliği ve Zorlama Olmayan Giriş
Soruşturmayı derinleştiren dedektiflerin dikkatini çeken en çarpıcı detay, evin kapı ve pencerelerinde herhangi bir zorlama izinin bulunmamasıydı. Ne kapılar kırılmıştı ne de pencerelerde bir zorlanma emare vardı. Evde belirgin bir dağınıklık bulunmazken, mutfaktaki çaydanlığın dolu olması ve çay içildiğini gösteren emareler polisin kafasını karıştırdı. Ancak soruşturmanın seyrini değiştiren en büyük ipucu, evde yaşayan ve yabancılara karşı aşırı saldırgan olduğu bilinen köpeğin cinayet gecesi hiç havlamamış olmasıydı. Bu durum, katillerin hane halkı tarafından bilinen, tanıdık kişiler ya da köpeğin çok iyi tanıdığı biri olabileceği ihtimalini güçlendirdi.
Geçmişin tozlu raflarında kalan bu trajik olay, tarihi sırlar ve kimlik tespitleri gibi modern kriminal incelemelerin temelini oluşturan detaylı delil toplama yöntemlerinin o dönemde de ne kadar hayati olduğunu göstermiştir. Evdeki plastik malzemeler ve parmak izleri üzerinde yoğunlaşan emniyet güçleri, cinayetin ardındaki gizli planı adım adım çözmüştür.




