⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 463
🕐 Son Güncelleme: 08.11.2026 20:12
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- İstanbul İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Abdullah Emre Güner, kent genelinde toplam 8 bin 372 hastanın organ nakli için sıra beklediğini duyurdu.
- Nakil bekleyen hastaların çoğunluğunu böbrek hastaları oluştururken, vefat sonrası organ bağışı oranlarının hedeflenen düzeyin altında kaldığı vurgulandı.
- Uzmanlar, vatandaşların e-Devlet veya e-Nabız sistemi üzerinden kolayca organ bağışı beyanında bulunabileceğini hatırlattı.
İstanbul İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Abdullah Emre Güner, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı güncel paylaşımlarla organ bağışının hayati önemine dikkat çekti. Türkiye’nin en kalabalık kenti İstanbul’da, sağlığına yeniden kavuşmak için umutla bekleyen binlerce insan olduğunun altını çizen Güner, kamuoyuna çağrıda bulundu.
Sağlık alanındaki gelişmelerin yanı sıra toplumsal farkındalık çalışmalarının da aralıksız sürdüğünü belirten yetkililer, Türkiye genelinde olduğu gibi metropolde de organ nakli bekleyen hasta sayısının her geçen gün arttığına işaret ediyor. Bu durum, benzer şekilde Konya’da Sınav Sırasında Fırın Parlaması: 5 Yaralı olayında olduğu gibi ani ve kritik sağlık müdahalelerinin toplum sağlığı açısından ne denli kritik olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.
İstanbul’da 8 Bin 372 Hasta Organ Nakli Bekliyor
İstanbul İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Abdullah Emre Güner’in paylaştığı verilere göre, şehirdeki hastanelerin nakil listelerinde toplam 8 bin 372 hasta şifa bulmayı bekliyor. Bu rakam, organ bağışının ne kadar hayati bir toplumsal sorumluluk olduğunu açıkça ortaya koyuyor.
Nakil bekleyen hastaların organ türlerine göre dağılımı ise şu şekilde sıralanıyor:
- Böbrek: 7.129 hasta
- Karaciğer: 612 hasta
- Kalp: 493 hasta
- Pankreas: 79 hasta
- Akciğer: 59 hasta
Açıklanan verilere göre, 2026 yılı içerisinde İstanbul genelinde 10’u kalp nakli olmak üzere toplam bin 890 organ nakli gerçekleştirildi. Bu başarılı operasyonlar pek çok hastaya yeniden yaşam sevinci aşılarken, listelerdeki yoğunluğun azaltılması için bağış oranlarının artırılması gerektiği vurgulandı.
Vefat Sonrası Bağış Oranları Yetersiz
Gerçekleştirilen nakillerde bağışçı profiline dikkat çeken Doç. Dr. Güner, vefat sonrasındaki organ bağışı oranlarının düşük kalmasından yakındı. 2026 yılındaki veriler incelendiğinde, organ bağışçılarının yalnızca yüzde 13’ünü vefat eden bağışçıların oluşturduğu görüldü. Toplumda bu bilincin daha fazla yerleşmesi gerektiği, tıpkı Prof. Dr. Osman Bektaş’tan Doğu Karadeniz Kıyı Dolguları Uyarısı haberinde olduğu gibi yaşamsal risklere karşı erken ve doğru önlemler alınmasının önemini hatırlatıyor.
Organ bağışının sadece bir tıbbi süreç olmadığını, aynı zamanda hayat kurtaran büyük bir insani adım olduğunu belirten Güner, “Organ bağışı, nakil bekleyen bir insanın sevdikleriyle daha nice anı biriktirmesini mümkün kılabilir” ifadelerini kullandı. Vatandaşların bu konuda daha duyarlı olması bekleniyor.
e-Devlet ve e-Nabız Üzerinden Kolayca Bağış Yapılabilir
Organ bağışında bulunmak isteyen vatandaşların karmaşık bürokratik süreçlerle uğraşmasına gerek kalmadığını hatırlatan yetkililer, sürecin dijital ortamda saniyeler içinde tamamlanabileceğini belirtti. İsteyen her vatandaş, e-Devlet kapısı veya e-Nabız sistemi üzerinden kolayca organ bağışı beyanında bulunabiliyor ve bu kutsal zincirin bir halkası olabiliyor.




