⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 488
🕐 Son Güncelleme: 08.11.2026 10:25
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Kırklareli Üniversitesi öğrencileri, iklim krizi ve sürdürülebilirlik odaklı hazırladıkları projelerle Antalya’da yapılacak olan COP31’e katılmaya hak kazandı.
- Sağlık Bilimleri Fakültesi öğrencisi Ali Ekber Nas, sağlık kuruluşlarında israfı önlemeyi amaçlayan “İklim Krizine Karşı Tıbbi Müdahale” projesini hazırladı.
- Hukuk Fakültesi öğrencisi Gaye Başaran ve ekibi ise “COP31 için 31 Fidan” ile “Öğrenciden İşletmeye” projeleriyle yeşil dönüşüm ve üniversite-sanayi işbirliğine katkı sundu.
Kırklareli Üniversitesi (KLÜ) öğrencileri, küresel iklim krizi, sürdürülebilirlik ve çevre bilinci konularında geliştirdikleri yenilikçi projelerle uluslararası alanda dikkat çekici bir başarıya imza attı. Genç akademisyen adayları, iklim değişikliğinin olumsuz etkilerine karşı somut ve uygulanabilir çözümler sunarak Antalya’da düzenlenecek olan Birleşmiş Milletler (BM) İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı’nda (COP31) yer almaya hak kazandı.
Dünya genelinde ekolojik dengenin korunması ve karbon ayak izinin azaltılması yönündeki çalışmalar hız kazanırken, Türkiye’deki üniversite gençliği de bu sürece aktif olarak katkı sunuyor. KLÜ öğrencileri, hem sağlık hem de hukuk ve sanayi entegrasyonu alanında hazırladıkları projelerle geleceğin çevre politikalarına yön vermeyi hedefliyor.
Sağlık Sektöründe Karbon Ayak İzini Azaltma Hedefi
Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümü öğrencisi Ali Ekber Nas, hazırladığı “İklim Krizine Karşı Tıbbi Müdahale” projesiyle sağlık kuruluşlarındaki operasyonel israfın önüne geçmeyi amaçlıyor. İklim değişikliğinin insan sağlığı üzerindeki dolaylı ve doğrudan etkilerine karşı somut adımlar atmak istediğini belirten Nas, projeksiyonlarını şu sözlerle aktardı:
“İlaç kutuları ve gereksiz malzeme kullanımının acilen sınırlandırılması gerekiyor. Özellikle yoğun eldiven tüketimi gibi alışkanlıklarımızı yeniden gözden geçirmeliyiz. Karbon ayak izimiz günlük hayatımızda en çok ulaşım ve enerji kullanımıyla karşımıza çıkıyor. Projemin kabul edilmesi beni son derece mutlu etti. İklim krizi sınır tanımayan küresel bir sorun ve her bir bireyin bu süreçte ufak da olsa sorumluluk alması şart.”
Uzmanlar, modern yaşamın getirdiği tüketim alışkanlıklarının ekosistem üzerindeki baskısını azaltmak için benzer girişimlerin artması gerektiğini vurguluyor. Özellikle küresel ölçekte sağlıklı yaşam ve beslenme alışkanlıkları ile çevre bilincinin ortak bir paydada buluşturulması, sürdürülebilir bir gelecek açısından kritik önem taşıyor.
Üniversite-Sanayi İşbirliğiyle Yeşil Dönüşüm Hamlesi
Öte yandan Hukuk Fakültesi 3. sınıf öğrencisi Gaye Başaran, altı kişilik ekibiyle birlikte geliştirdiği “COP31 için 31 Fidan” ve “Öğrenciden İşletmeye” başlıklı iki projeyle organizasyonda temsil hakkı kazandı. “COP31 için 31 Fidan” girişimi kapsamında üniversitenin Kayalı, Kavaklı ve Karahıdır yerleşkelerine iklim adaleti temasıyla fidanlar dikildi. Alana yerleştirilen bilgi panolarındaki QR kodlar sayesinde öğrenciler, BM iklim çalışmaları ve çevre hukuku hakkında dijital kaynaklara yönlendiriliyor.
“Öğrenciden İşletmeye” projesiyle ise Kırklareli Organize Sanayi Bölgesi (OSB) işbirliğinde Yeşil Dönüşüm Çalıştayı hayata geçirildi. Mühendislik, hukuk ve genel kültür temalarını içeren yeşil dönüşüm katalogları sanayi kuruluşlarına dağıtılarak üretim süreçlerinde sürdürülebilirlik ilkesinin benimsenmesi teşvik edildi. Bu kapsamda hazırlanan öneriler doğrultusunda resmi bir deklarasyon yayımlandı.
Çocukluk yıllarından bu yana uluslararası örgütlerin faaliyetlerini yakından takip ettiğini belirten Başaran, memleketi Antalya’da gerçekleştirilecek bu devasa küresel zirvede yer almaktan duyduğu gururu dile getirdi. Başaran ayrıca, üniversite bünyesinde kurdukları “Sürdürülebilir Gelecek Kulübü” çatısı altında çevre hukuku farkındalık çalışmalarını kararlılıkla sürdüreceklerini ifade etti.
Türkiye genelinde yerel kalkınma ve ekolojik farkındalık projelerinin artması, tıpkı tarihi ve doğal mirasın koruma altına alınması gibi gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakılması adına umut vadediyor.




