⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 397
🕐 Son Güncelleme: 08.11.2026 12:59
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- BM İnsan Hakları Konseyi’ndeki Evrensel Periyodik İnceleme toplantısında, Yunanistan’ın Batı Trakya Türk azınlığına yönelik hak ihlalleri Türkiye tarafından masaya yatırıldı.
- Türkiye, Türk kimliğinin tanınması, seçilmiş müftülerin hakları ve eğitimde yaşanan kısıtlamaların kaldırılmasını talep ederken Azerbaycan da bu taleplere destek verdi.
- İki ülkenin sergilediği ortak duruş, uluslararası arenada “Tek millet, iki devlet” stratejik iş birliğinin en güncel yansıması olarak değerlendirildi.
Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Konseyi bünyesinde gerçekleştirilen Evrensel Periyodik İnceleme toplantısı, Yunanistan’ın Batı Trakya’daki Türk azınlığa yönelik uzun süredir devam eden kısıtlayıcı politikalarının uluslararası düzeyde yeniden sorgulanmasına sahne oldu. Türkiye, toplantıda azınlık haklarının korunması ve evrensel insan hakları standartlarına uyum sağlanması noktasında kararlı bir duruş sergiledi.
Eğitim ve Dini Özgürlüklerde İhlal Vurgusu
Toplantıda Türkiye heyeti, Batı Trakya Türklerinin karşılaştığı en temel sorunları detaylı bir şekilde raporladı. Özellikle Türk azınlığın etnik kimliğinin tanınması, dini işlere devlet müdahalesinin son bulması ve seçilmiş müftülerin resmi statülerinin iade edilmesi gerektiği vurgulandı. Eğitim alanında ise Türk azınlık okullarının kapatılmasına son verilmesi, Yunanca-Türkçe çift dilli anaokullarının açılması ve azınlık okullarının özerk yönetimi gibi kritik talepler dile getirildi.
Bu süreçte, Türkiye’nin dış politikadaki hassasiyetleri sadece bölgesel değil, uluslararası platformlarda da karşılık buluyor. Dünya genelindeki diplomatik gelişmelerin yanı sıra, Mekke Anlaşması Lübnan ve Orta Doğu’da Güvenlik İstikrarı İçin Kritik bir öneme sahipken, Türkiye’nin insan hakları konusundaki ısrarlı tutumu da bölgesel istikrarın bir parçası olarak görülüyor.
Azerbaycan ile “Tek Millet, İki Devlet” Dayanışması
Toplantıya damga vuran en önemli gelişme, Azerbaycan’ın Türkiye ile tam bir uyum içinde hareket etmesi oldu. Azerbaycan heyeti, Yunanistan’daki etnik ve etno-dini azınlıkların eğitim, din ve kültürel miras haklarının korunması gerektiğini ifade ederek, özellikle Türk toplumuna yönelik nefret söylemi ve ayrımcılıkla mücadele edilmesini tavsiye etti. Bu hamle, iki ülke arasındaki kardeşlik bağının siyasi ve diplomatik arenada nasıl bir güç birliğine dönüştüğünü bir kez daha gözler önüne serdi.
Uluslararası Hukuk ve AİHM Kararları
Türkiye’nin BM nezdindeki talepleri arasında, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarının uygulanması da başı çekiyor. Türk derneklerinin hukuki statülerinin korunması ve vakıf yönetimlerindeki keyfi uygulamaların durdurulması, Türkiye’nin ısrarla takip ettiği konular arasında yer alıyor. Diğer yandan, dünya genelinde yaşanan Türkiye’den Polonya’daki Terör Saldırısı İçin Taziye Mesajı gibi diplomatik nezaket ve dayanışma örnekleri, Türkiye’nin uluslararası arenada aktif bir oyuncu olduğunu teyit ediyor.
BM’deki bu oturum, Yunanistan’ın azınlık politikalarının uluslararası kamuoyunda daha fazla tartışılacağını ve Türkiye’nin bu konuda Azerbaycan ile kurduğu stratejik ittifakın, hak arama mücadelesinde yeni bir dönemi başlattığını işaret ediyor.




