📝 636 kelime
🕐 Son Güncelleme: 22:39
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) gözde liman kenti Girne‘den hareket ederek Türkiye’nin Mersin iline bağlı Taşucu limanına gitmekte olan katamaran tipi yolcu gemisinin alabora olması sonucu yaşanan büyük facianın ardındaki ihmaller zinciri her geçen gün daha da derinleşiyor. Deniz ortasında meydana gelen ve tüm ülkeyi yasa boğan kazada ne yazık ki 8 vatandaşımız hayatını kaybederken, kayıp olan 20 kişinin arama ve kurtarma çalışmaları ise kararlılıkla devam ediyor. Acılı ailelerin limandaki umutlu ve gözü yaşlı bekleyişi sürerken, kazanın göz göre göre geldiğini kanıtlayan sarsıcı görüntülere ulaşıldı.
Kazadan sağ olarak kurtulmayı başaran ancak yaşadıkları korku dolu anları hafızalarından silemeyen bazı yolcular, televizyon ekranlarına bağlanarak adeta yardım çığlıkları attı. Mürettebatın skandal umursamazlığına ve güvenlik tedbirlerinin yetersizliğine dikkati çeken bir kazazede o dehşet anlarını şu sözlerle anlattı: “Seyir halindeyken geminin su aldığını fark ettik ve hemen mürettebata seslenerek ‘Su alıyoruz, sürati azaltın’ dedik. Bize verdikleri yanıt ise ‘Azalırsa daha kötü olur’ şeklinde oldu. Gemiyi geri çekmelerini istedik ancak bizi tamamen görmezden geldiler. Acil bir durumda ne yapmamız gerektiği konusunda bize hiçbir bilgilendirme yapılmamıştı. Can yeleklerine saldırdık ama onları nasıl kullanacağımızı bile bilmiyorduk.” Bu vahim iddialar, deniz taşımacılığındaki denetimsizlikleri bir kez daha gözler önüne serdi.
3 Ay Önce de Su Almış: “Gelen Giden Olmadı”
Facianın ardından ortaya çıkan yeni deliller, felaketin habercisi niteliğinde. KKTC’de üniversite eğitimi gören öğrencilerin, olaydan tam 3 ay önce aynı katamaran tipi gemiyle seyahat ederken cep telefonlarıyla kaydettikleri görüntüler ortaya çıktı. Görüntülerde geminin seyrüsefer sırasında ciddi şekilde su aldığı açıkça görülüyor. Bu tehlikeyi fark ederek durumu derhal mürettebata bildiren öğrencilerden Alperen Çakır ve Sercan Ulutaş, yaşanan skandal diyarlığını gözler önüne serdi.
O dönem gemide bulunan Alperen Çakır, “Oradaki personele geminin su aldığını açıkça bildirdik. Ancak ne gelen oldu ne de durumu kontrol eden bir yetkili gördük. Geminin arka tarafında seyahat edenler durumu henüz fark etmemişti, biz ön tarafta olduğumuz için içeri su dolduğunu net bir şekilde gördük. Bize bunun gayet normal olduğu söylendi ve sadece başka bir yere geçmemiz istendi” diyerek yaşanan ihmali özetledi. Sercan Ulutaş ise “Geminin teknik olarak kontrol edilmesi gerekiyordu fakat hiçbir şey yapılmadı. Hatta içeri su gelmesinin normal bir durum olduğu savunuldu. Şimdi polis ekipleri bize o gün kime bilgi verdiğimizi ve hangi mürettebatla iletişime geçtiğimizi soruyor” ifadelerini kullandı.
Deniz Ulaşımında Güvenlik Tartışmaları
Öte yandan, gündemi sarsan bu gelişmelerin yanı sıra farklı sektörlerdeki gelişmeler de dikkat çekiyor. Örneğin, geçtiğimiz günlerde gündeme gelen Zelenski’nin tehdidi sonrası Türk uçakları Moskova’dan dönüyor haberi uluslararası diplomaside geniş yankı uyandırmıştı. Benzer şekilde, ulaşım ve lojistik alanındaki teknolojik yenilikler de yakından takip ediliyor; tıpkı Yeni Renault Scenic E-Tech LFP Batarya ile Menzilini Artırdı haberinde olduğu gibi sektörler sürekli bir dönüşüm geçiriyor. Ancak deniz yollarındaki güvenlik protokolleri ve denetim eksiklikleri, bu tür teknolojik ilerlemelerin insan hayatı söz konusu olduğunda ne kadar ikincil kaldığını acı bir şekilde hatırlatıyor.
Gemi faciasıyla ilgili soruşturma çok yönlü olarak devam ederken, 3 ay önce çekilen videolarda açıkça belgelenen su alma sorununa rağmen işletmeci firma veya ilgili yetkililer tarafından herhangi bir bakım, onarım veya kapsamlı bir denetim yapılıp yapılmadığı soruları hâlâ yanıt arıyor. Aileler adalet yerini bulana ve tüm sorumlular hesap verene kadar adli sürecin takipçisi olacaklarını belirtiyor.
Spor dünyasında da hareketli saatler yaşanırken, futbolseverlerin ilgisini çeken Trabzonspor’da Fatih Terim İddiası! Süper Lig’e mi Dönüyor? gelişmeleri gündemdeki yerini koruyor. Ancak tüm bu gündem maddelerine rağmen, Akdeniz’in serin sularında hayatını kaybedenlerin acısı ve kayıp yolcuların yakınlarının umutlu bekleyişi, ülkenin en öncelikli meselesi olmaya devam ediyor.



