📝 701 kelime
🕐 Son Güncelleme: 22:38
İstanbul Havalimanı işletmecisi İGA, küresel havacılık sektöründe örnek teşkil edecek adımlarına bir yenisini daha ekleyerek merakla beklenen 2025 Sürdürülebilirlik Raporunu kamuoyu ile paylaştı. Türkiye’nin küresel havacılık alanındaki en önemli merkezi olan İstanbul Havalimanı, çevresel, sosyal ve operasyonel alanlardaki kararlı ilerleyişini bu kapsamlı raporla tescilledi. Küresel iklim krizinin ve ekolojik dengelerin hayati önem taşıdığı günümüzde, havacılık sektörünün yeşil dönüşüm hamleleri dünya genelinde yakından takip ediliyor. Benzer şekilde küresel ölçekte yaşanan Orta Doğu’da şiddetli çatışma ortamları ve enerji krizleri, enerji arz güvenliği ile sürdürülebilirliğin stratejik önemini bir kez daha gözler önüne seriyor.
İGA’nın faaliyet raporunda öne çıkan ana başlıklar; “Mobilitenin Geleceği”, “Çevrenin Bütünselliği” ve “İnsana Değer Katma” olarak belirlendi. Şirket, operasyonel dayanıklılık, dijitalleşme ve insan odaklı dönüşüm vizyonuyla çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Avrupa Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları (ESRS) çerçevesinde güncellenen “çifte önemlilik” analizi doğrultusunda; çalışanlar, yolcular ve tüm paydaşların kıymetli görüşleri alınarak toplam 9 kritik öncelikli konu saptandı. Bu kapsamda atılan adımlar, sadece bugünün operasyonel başarısını değil, geleceğin akıllı ve yeşil havacılık ekosistemini de şekillendiriyor.
Yenilenebilir Enerjide Büyük Atılım: Eskişehir GES Devrede
Çevrenin bütünselliği ilkesi doğrultusunda en dikkat çekici hamlelerden biri yenilenebilir enerji alanında gerçekleşti. İGA tarafından Ağustos 2025 tarihinde hayata geçirilen ve 240 megavat kurulu güce sahip olan Eskişehir Güneş Enerjisi Santrali (GES), havalimanının enerji ihtiyacını karşılama noktasında devrim yarattı. Tesiste üretilen elektrik, yılın son beş aylık diliminde İstanbul Havalimanı’nın 2025 yılında ihtiyaç duyduğu elektriğin yüzde 54’lük kısmını tek başına karşıladı. Tam kapasiteyle çalıştığında yıllık elektrik ihtiyacının tamamını karşılaması beklenen bu dev tesis sayesinde, yılda ortalama 105 bin ton karbon salımının engellenmesi öngörülüyor.
Karbon ayak izini azaltmak ve iklim kriziyle mücadele etmek amacıyla İGA, 2050 yılına kadar net sıfır emisyon hedefine ulaşmayı amaçlıyor. 2019 baz yılı referans alınarak hazırlanan yol haritasına göre; 2030 yılına kadar mutlak emisyonda yüzde 45, 2040 yılına kadar ise yüzde 73 oranında azaltım yapılması planlanıyor. Öte yandan, sadece enerji alanında değil, doğal kaynakların korunmasında da büyük başarılar elde edildi. Geçtiğimiz yıl 1 milyon 66 bin 892 metreküp geri kazanılmış su kullanan işletme, toplam su tüketiminin yüzde 42’sini bu kaynaktan sağladı. Üstelik havalimanındaki tüm peyzaj ve bahçe sulama ihtiyaçları tamamen geri kazanılmış sularla karşılanarak su tasarrufunda rekor kırıldı.
Devasa Operasyonel Kapasite ve Yapay Zeka Destekli Güvenlik
Ekonomik büyüklüğü, devasa yolcu kapasitesi ve teknolojik altyapısıyla göz dolduran İstanbul Havalimanı, 2025 yılında kırılması güç rekorlara imza attı. Açıklanan verilere göre havalimanı, geçtiğimiz yıl toplam 84,4 milyon yolcuya ev sahipliği yaptı. Bu süreçte 549 bin 300 uçuş gerçekleştirilirken, kargo taşımacılığında da 2 milyon ton hacme ulaşıldı. Dünyanın dört bir yanına köprü olan merkezden 344 farklı noktaya uçuş düzenlenirken, kargo ağında ise 150’den fazla destinasyona bağlantı sağlandı. Küresel tedarik zincirlerinde ve ekolojik dengelerde yaşanan değişimler, Türkiye Plastik Atık Çalıştayı gibi platformlarda da ele alındığı üzere çevre dostu endüstriyel politikaların aciliyetini artırıyor.
Operasyonel verimliliği en üst seviyeye çıkarmak adına Nisan 2025’te bağımsız üçlü pist operasyonu başlatıldı. Hava trafik yönetimini daha akıllı hale getiren HERON projesi kapsamında hayata geçirilen ROCAT çözümü, uçakların pist kullanım sürelerini optimize ederek trafik akışını hızlandırdı. Bu sayede pist kapasitesi artırılırken, uçakların yaklaşma süreleri ile uçuş mesafeleri minimuma indirildi. Ayrıca KAIROS projesiyle yapay zeka tabanlı meteorolojik tahmin modelleri operasyonlara entegre edildi. Pist ve apronlarda uçuş güvenliğini tehlikeye atabilecek yabancı maddelerin tespit edilmesi için yapay zeka destekli A-FOD sistemi aktif olarak kullanılırken, teknolojik inovasyonlar havacılık sektörünün geleceğine yön veriyor.
Son olarak, otomotiv dünyasındaki yeşil dönüşüm ve alternatif enerji teknolojileri de tıpkı havacılıkta olduğu gibi hız kesmeden ilerliyor. Elektrikli araç pazarındaki gelişmeler ve batarya teknolojilerindeki yenilikler, Yeni Renault Scenic E-Tech LFP Batarya ile menzilini artırdı haberinde olduğu gibi sürdürülebilir yaşam tarzının hayatımızın her alanına entegre olduğunu bir kez daha kanıtlıyor. İGA’nın yayımladığı 2025 raporu, Türkiye’nin yeşil ekonomi vizyonunun uluslararası standartlarda başarıyla uygulandığını açıkça ortaya koyuyor.



